Hava Durumu

#Bereket

Gürsu Haber - Bereket haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bereket haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu'dan Kadir Gecesi mesajı Haber

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu'dan Kadir Gecesi mesajı

Anahtar Parti enel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ramazan ayının manevi iklimini taçlandıran Kadir Gecesi münasebetiyle bir kutlama mesajı yayımladı. Siyasi liderlerin geleneksel olarak dini günlerde yaptığı paylaşımlara bir yenisini ekleyen Ağıralioğlu, mesajında birlik, beraberlik ve maneviyat vurgusu yaptı . Genel Başkan Ağıralioğlu mesajında, Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı ve bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen Kadir Gecesi'nin önemine dikkat çekti. Ağıralioğlu, bu gecenin sadece Müslümanlar için değil, tüm insanlık için bir kurtuluş ve esenlik vesilesi olmasını diledi. Ağıralioğlu mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa rahmet, huzur ve bereket getirmesini diliyorum." Ağıralioğlu'nun mesajı, dileklerini geniş bir perspektife yayarak sadece ülke ve İslam dünyasıyla sınırlı kalmayıp tüm insanlığı kapsaması yönüyle dikkat çekti . Anahtar Parti lideri, mesajını bu mübarek gecenin hayırlara vesile olması temennisiyle sonlandırdı. Bu açıklama, kısa sürede basın yayın organlarında yer bularak siyasi liderlerin dini ve toplumsal günlere ilişkin geleneksel mesajları arasında yerini aldı Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa rahmet, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. pic.twitter.com/MKEgVraalp — Yavuz Ağıralioğlu (@yavuzagiraliog) March 16, 2026

Gürsu Samsunlular Derneği’nden Birlik ve Dayanışma İftarı: Başkan Faruk Çetin’den Teşekkür ve Kardeşlik Vurgusu Haber

Gürsu Samsunlular Derneği’nden Birlik ve Dayanışma İftarı: Başkan Faruk Çetin’den Teşekkür ve Kardeşlik Vurgusu

Bursa’nın Gürsu ilçesinde faaliyet gösteren Gürsu Samsunlular Derneği tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, yoğun katılım ve güçlü birlik mesajlarıyla gerçekleşti. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen program, yalnızca bir iftar buluşması olmanın ötesine geçerek hemşehri dayanışmasının, toplumsal birlikteliğin ve gönül bağlarının güçlendiği anlamlı bir buluşma olarak dikkat çekti. Gürsu Samsunlular Derneği Başkanı Faruk Çetin ve yönetim kurulunun ev sahipliğinde düzenlenen iftar programına kamu yöneticilerinden yerel yönetim temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarından mahalle muhtarlarına kadar çok sayıda davetli katıldı. Program, Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhunu yansıtan sıcak ve samimi görüntülere sahne oldu. Protokol ve sivil toplumdan geniş katılım Düzenlenen iftar programına Bursa protokolünden önemli isimler katılarak geceye anlam kattı. Programda; Bursa Vali Yardımcısı, Gürsu Belediye Başkanı, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili, çeşitli siyasi partilerin ilçe başkanları ve yönetimleri, belediye meclis üyeleri, SAMDEF Federasyonu Başkan Vekili, mahalle muhtarları, dernek başkanları ve yönetimleri, çok sayıda davetli ve dernek üyesi aynı sofrada buluşarak iftarını açtı. Yoğun katılımın gerçekleştiği program, Gürsu’da hemşehri derneklerinin toplumsal dayanışmadaki rolünü bir kez daha ortaya koydu. Başkan Faruk Çetin: “Bu sofralar kardeşliğin en güzel göstergesidir” Programın ardından açıklamalarda bulunan Gürsu Samsunlular Derneği Başkanı Faruk Çetin, iftar programına gösterilen yoğun ilginin kendilerini son derece memnun ettiğini belirterek Ramazan ayının birleştirici ruhuna dikkat çekti. Çetin, bu tür organizasyonların toplumun farklı kesimlerini bir araya getirerek güçlü bir dayanışma ortamı oluşturduğunu vurguladı. Başkan Çetin açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Düzenlemiş olduğumuz iftar programımıza katılım sağlayarak bizleri onurlandıran başta sayın vali yardımcımıza, Gürsu Belediye Başkanımıza, Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimize, siyasi partilerimizin kıymetli ilçe başkanlarına ve yönetimlerine, belediye meclis üyelerimize, SAMDEF Federasyonu Başkan Vekilimize, mahalle muhtarlarımıza, dernek başkanlarımıza ve yönetimlerine, çok değerli misafirlerimize ve kıymetli dernek üyelerimize gönülden teşekkür ediyoruz.” “Bu birliktelik bizim en büyük gücümüz” Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çeken Çetin, Gürsu’daki hemşehri dayanışmasının her geçen yıl daha da güçlendiğini ifade etti. Dernek olarak toplumsal birlikteliği güçlendiren çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini belirten Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu güzel akşamda aynı sofrayı paylaşarak gönüllerimizi birleştiren tüm dostlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Böylesine anlamlı bir organizasyonda emeği geçen yönetim kurulu üyelerimize, gönüllülerimize ve katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun.” Ramazan mesajı Başkan Faruk Çetin, açıklamasının sonunda Ramazan ayının tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını temenni ederek şu mesajı verdi: “Ramazan ayı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği mübarek bir zaman dilimidir. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimizin ve vatandaşlarımızın Ramazan-ı Şerif’ini kutluyor, sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum.” Dayanışma ruhu pekişti Gürsu Samsunlular Derneği’nin düzenlediği iftar programı, farklı kesimlerden davetlileri aynı sofrada buluşturarak toplumsal birlik ve hemşehri dayanışmasının güçlü bir örneğini ortaya koydu. Program, davetlilerin sohbetleri ve hatıra fotoğraflarıyla sona ererken, katılımcılar Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen bu anlamlı buluşmadan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ TÜRK SİYASETİNİN YENİ UMUDU Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ TÜRK SİYASETİNİN YENİ UMUDU

Konya’da düzenlenen iftar programına katılan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Anahtar Parti, Türk siyasetinin yeni umudu. Alevinin de partisi, Sünninin de partisi. Dindarın partisi, modernin partisi. Kürt’ün, Türkmen’in; koca bir memleketin umut partisidir Anahtar Parti” diye konuştu. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Konya İl Başkanlığı tarafından organize edilen iftar programına katıldı. Konyalılarla sohbet eden ve dertlerini dinleyen Ağıralioğlu, “Anahtar Parti, Türk siyasetinin yeni umudu. Kırmadan, dökmeden 86 milyonu ailesi gibi sarıp sarmalayacak bir hareket. Alevinin de partisi, Sünninin de partisi. Dindarın partisi, modernin partisi; memleketine bağlı sağcının, solcunun partisi. Kısaca ‘Bu topraklara aitim’ diyen herkesin partisi” dedi. Ağıralioğlu, yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemin siyasi mesuliyetini, önümüzdeki dönem Türk milletinin yönetimini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hizmetini görmek için çıktığımız yola her geçen gün kuvvetlene kuvvetlene, her geçen gün bir önceki günden daha ümitli olarak yürüyerek; bazen adımlarımızı hızlı atarak, bazen koşarak Türk milletinin istikbaline bileyleniyoruz. Siyaset yordu memleketi. Siyasetçiler yorgunluk sebebi oldu memlekette. Bereket olsunlar diye desteklediklerimiz bereketimizi kaçırdılar. Umut olsun diye beklediklerimiz umudumuzu kırdılar. Huzurumuzu, güvenliğimizi sağlasınlar diye desteklediklerimiz bizi huzursuz ve güvenliksiz bıraktılar. “ANAHTAR PARTİ NE YAPACAĞINI BİLENLERİN PARTİSİDİR” Cumhurbaşkanımıza Mevlana diyarından sesleneyim… Yaptıklarınızı beğenmiyoruz ama “Devletimizin başı soframıza buyursun” desek, devletimizin başı “Onlar muhalefettedir” diye bizim soframıza gelmez. O yüzden biz devletimizin başını partili-partisiz ayırırken görmek istemiyoruz. İstiyoruz ki Cumhurbaşkanımız; cumhurun başı olarak burada kendisine oy vermemiş olsalar da, yaptıklarına itiraz ediyor olsalar da, daha iyisini yapacağız diye parti kurup rekabet ediyor olsalar da başı olduğu cumhurla buluşsun. Devlet Bey’imiz Türk milletinin bilge lideri… Türk milleti burada. Bilge lideri olduğunuz Türk milletinin evlatlarıyla burada buluşabilirsiniz. Muhalefet-iktidar demeden gelip burada sizin yaptıklarınızı hedef koyup ulaşamadıklarınızı, vaat edip yapamadıklarınızı kendileri için mesuliyet bilen kardeşleriniz var. Onların sofralarına gelip onları dinleseniz mesela ne kaybedersiniz? Zaman zaman siyasetin ihtiyaçlarını toplumun talepleri belirliyor. Mesela bu ara rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun adı çok anılıyor. İlkeli siyaset deyince Muhsin Yazıcıoğlu’nu anıyorsanız… Bir gün öyle, bir gün böyle siyaset yormuş milleti. “Recep Yazıcıoğlu diye iyi bir vali vardı” deniliyor. Duyardı, dinlerdi, giderdi. Protokol demezdi. Herkese dokunabilirdi. Özlenen vali profili demek ki… Yine diyorlar ki eskiden siyasetçiler, liderler ekranlarda oturup birbirleriyle kırıp dökmeden konuşurlardı. Erbakan Hoca’nın nezaketini anıyorlar. En sert muhalefeti bile tebessümle söyleyebilen siyaseti özlüyor millet. Milletiniz size diyor ki: “Yahu kardeşim, birbirinize muhalefet edin ama hakaret etmeyin. Hakaret etmeden konuşamıyor musunuz?” Dolayısıyla toplum; ilke sahibi, duyabilen, dinleyebilen, anlayabilen, birbirine nezaket gösterebilen, devleti devlet, milleti millet gibi sayabilen bir siyaset özlüyor. İşte biz bu yüzden Anahtar Parti’yi kurduk. Anahtar Parti ne yapacağını bilenlerin partisidir. Memleketi kendinin zanneden, kendini memleketin sahibi zanneden siyasetten yoruldu millet. Memleketi emanet bilen, mukaddes bir emanet gibi muhafaza etmeyi milletine borç sayan siyaset geliyor. Anahtar Parti geliyor. “SİYASETİ İLKELİ İNSANLAR YAPMALI” Ben bir gün devletin düşmanlarına gülmedim. Onlarla yolumu kesiştirmedim. Devletin, milletin düşmanlarıyla bir gün bir köşede hasbihal etmedim. Ağırlamadım, uğurlamadım. Devletine, milletine kötülük etmiş hiç kimseye müsamahalı davranmadım, yurt dışından iktidar dilenmedim. Devletimi yurt dışına şikâyet etmedim. Edeni meşru görmedim! Ay yıldızlı al bayrağın altında yaşamayı kendime şeref bildim. Başka bir bayrağın altında gölgelenmedim. Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ay yıldızlı al bayrağın altında bir ve beraber yaşatmayı ülkeme, ülküme, bize bu vatanı bırakıp giden şehitlerime borç bildim. Bu hattan hiç değişmedim. 35 yıldır cemiyetçilik yapıyorum. 35 sene daha yaşarsam, 35 sene önce dediğim her şeyi şimdi dediğim gibi ölene kadar söyleyeceğim. Öcalan o zaman da teröristti, şimdi de terörist. PKK o zaman da terör örgütüydü, şimdi de terör örgütü. Adalet yolun başındayken de adaletti, şimdi de adalet. Siyaset o zaman da nezaketle yapılması gerekiyordu, şimdi de nezaketle yapılması gerekiyor. Siyaset her zaman ilkeli insanların yapması gereken bir şeydi. Ben hâlâ ilkeli insanların yapması gereken bir şey olduğuna inanıyorum. Bugün öyle, bugün böyle, yarın başka türlü olan siyasetin memleketin kaderi olmadığına inanıyorum. O yüzden Anahtar Parti pırıl pırıl bir parti. “BAYRAK ADALETLE, BEREKETLE DALGALANIR…” Rahmetli Muhsin Başkan’ın güzel bir konuşması vardı; Türk ezansız olmaz, Türk bayraksız olmaz… Cumhurbaşkanımız da grup toplantısında güzel bir konuşma yapmış; zaten biz Cumhurbaşkanının güzel konuşmasını eleştirmiyoruz, konuştuklarını yapamamasını eleştiriyoruz. Ama Cumhurbaşkanımızın bir şey bilmesi lazım. Bayrağın dalgalanmasının sebebi rüzgâr değildir. Bayrak adaletle bir ülkenin üstünde dalgalanabilir. Ağzına kadar dolu bir hazine bayrağın rüzgârıdır. Bayrak dalgalansın istiyorsanız; paranızın değeri bayrağınızı dalgalandırır. Bayrak inmez, bayrak mahzun olmaz, bayrak dalgalansın diyorsanız ticaretin bereketi olması lazım. Ticaretinizin bereketi gitmişse, çocuklarınız madde bağımlılığının pençesindeyse, esnafınız batma kuyusuna girmişse, iş adamlarınız konkordato sırasında ise, hazineniz faize teslim edilmişse, siz yurt dışı borçlanmalarınızın faizini bile ödeyemez hâle gelmişseniz, emeklileriniz bu paralarla, asgari ücretlileriniz şu paralarla yaşıyorsa, insanlar evlatlarını evlendiremez, çocuklarına yuva kuramaz hâle gelmişse, babalar evlatlarına harçlık veremediği için utanç duyuyorsa, evlatlar babalarından harçlık alıyorlar diye mahcup oluyorsa, bayrağınız mahzundur, Türk milletini esaret şartlarında yaşatıyorsunuz demektir. “ALEVİNİN DE SÜNNİNİN DE PARTİSİ ANAHTAR PARTİ” Anahtar Parti, Türk siyasetinin yeni umudu, Türk siyasetinin yeni yönetim merkezi. Kırmadan, dökmeden 86 milyonu ailesi gibi sarıp sarmalayacak bir hareket. Alevinin de partisi, Sünninin de partisi. Dindarın partisi, modernin partisi; memleketine bağlı sağcının, solcunun partisi. Kısaca “Bu topraklara aitim” diyen herkesin partisi. O mezhepten, bu meşrepten; Kürt’ün, Türkmen’in, Alevinin, Sünninin neyi varsa koca bir memleketin umut partisidir Anahtar Parti. Umudunuzla yaşayın, umudunuzla milletinize kuvvet olun inşallah.”

Emekliler Devlet Bankalarında Mahsur! Haber

Emekliler Devlet Bankalarında Mahsur!

Emeklilerin kredi yükü nedeniyle kamu bankalarına mahkûm edildiğini dile getiren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Memura-kamu işçisine gelince bol kepçe verenler, emekliyi çay kaşığına razı etmeye çalışıyor.” dedi. Ramazan öncesi geçim derdiyle boğuşan emeklinin, iftar sofrasına ne koyacağını bilemediğini kaydeden Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, banka promosyonlarında da büyük haksızlık yapıldığını söyledi. “MEMURA BOL KEPÇE, EMEKLİYE ÇAY KAŞIĞI” 101 bin TL’yi aşan yoksulluk ve 31 bin TL’yi aşan açlık sınırı karşısında en düşük emekli aylığının 20 bin TL seviyesinde kaldığını hatırlatan TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Emeklinin kanayan yaralarından biri de promosyon meselesidir. Pek çok özel banka, promosyon tutarlarını 27 bin TL seviyesine kadar yükseltti. Kamu bankalarında da dişe dokunur bir artış yok. Memur ve işçiler için bankaların belirlediği promosyon rakamları ise 120-150 bin TL’yi buluyor. Yani emekli, bu ülkenin vatandaşı değil mi? Neden üvey evlat muamelesi görüyoruz? Biz, yıllarca primlerimizi boşuna mı yatırdık? Memura-kamu işçisine gelince bol kepçe dağıtan bankalar, karşılarında emekliyi görünce çay kaşığına razı etmeye çalışıyor.” diye konuştu. “İFTAR SOFRASINA NASIL OTURACAĞIZ?” Emeklinin iftar sofrasına nasıl oturacağını kara kara düşündüğünü de belirten Kenan Pars, “Ramazan, bereket ve paylaşma ayıdır ancak biz emekliler olarak bunu hissedemiyoruz. Hem maaş olarak memur-kamu işçisinin çok çok altında maaş alıyoruz, hem de banka promosyonu konusunda adeta harçlık niteliğinde bir rakama razı edilmeye çalışılıyoruz. Bu ülkenin temeli, çimentosu olan emeklinin çektiği çile nedir? Emeklimiz, maaş konusunda olduğu gibi promosyon konusunda da hayal kırıklığı yaşıyor. Devlet, banka ile emekliler arasına girmemeli. Bankalar da emekliler için zorlu hayat şartlarına uygun promosyon teklifi ile karşımıza gelmeli. Birçok emekli, kullandığı banka kredileri nedeniyle devlet bankalarında adeta mahsur kalıyor. Haliyle özel bankaların verdikleri yüksek promosyonlardan faydalanamıyorlar.” dedi. “MASADA BİZ DE OLMALIYIZ” Emeklinin kazanılmış haklarından biri olan banka promosyonu konusunun çözüme kavuşturulması için siyasilerle de yoğun temas halinde olduklarını kaydeden Pars, “Kati suretle kamu bankaları, promosyon rakamlarını yükseltmeli. Bu rakamlar, 3 yıllık süreç için belirleniyor. Ancak 3 yıl içinde emekli aylığının 6 kez arttığı ve 6 kez bayram ikramiyesi verildiği unutulmamalıdır. Dolayısıyla masaya konulan rakamlar, çok düşük. Biz TÜED olarak promosyon görüşmelerinin yapıldığı masada mutlaka olmalıyız. Banka promosyonu konusunda emeklilerin elinin daha güçlü olmasını istiyoruz. Bu hakkın bankaların inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemli olduğunu bir kez daha dile getiriyoruz. Bizim sesimizi duymayanlar, milyonlarca emekliye kulağını tıkamış sayılır. Daha önce de dediğimiz gibi; bizimle dalga geçilmesin, milyonlarca emekli olarak asıl dalga biziz!" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Değişimden korkmamalıyız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Değişimden korkmamalıyız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençlerin Türkiye'nin istikbali olduğunu söyledi. Boğaziçi Üniversitesi'ndeki yurt açılışında konuşan Erdoğan, yurt sorununu çözdüklerini ifade etti. Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Öğrenci Yurtları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla açıldı. "DEĞİŞİMDEN ASLA KORKMAMALIYIZ" "Gençlerimizin çehresindeki aydınlığı gördükçe bizler her seferinde güç ve enerji tazeliyoruz." diyen Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nı kuruluşundan bu güne geçen üç yılda gerçekleştirdiği faaliyetler için tebrik etti. Üniversitelerin bilginin üretim ve işleme merkezleri olduğunu kaydeden Erdoğan, "Dünya hızla değişirken yıldızı parlayan bir Türkiye'de üniversiteler de kendini yenilemeli. Değişimden ve dönüşümden asla korkmamalıyız." şeklinde konuştu. "YURT SORUNUNU ÇÖZDÜK" "Üniversiteleri birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz." ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti: "Türkiye'nin kaptan köşküne geçtiğimiz günden beri her zaman eğitim önceliğimiz oldu. İmkanlarımızı seferber ettik. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e çıkardık. Yurt sorununu çözüme kavuşturduk. 2002'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de üniversitelerin kendini yenilemesi gerektiğini belirterek, değişimden korkulmaması çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: "- Gençlerimizin çehresindeki aydınlığı gördükçe bizler her seferinde güç ve enerji tazeliyoruz. Geleceğe olan inancımızı, güçlü Türkiye'ye olan sevdamızı, tutkumuzu, sizlere baktıkça inanın daha da perçinliyoruz. Gençler, ülkemizin istikbali. - Araştırma faaliyetlerinden inovasyon teşviklerine, uluslararası işbirliklerinden akademik destek programlarına oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nın kuruluşundan itibaren üç yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. "IŞIK UZUN YILLAR DOĞUDAN YÜKSELDİ" - Bizim için üniversite bilginin üretim ve işleme merkezidir. Öğrenci ise ilmi talep ettiği için bilgiye talip olduğu için talebedir. Bu topraklar asırlar boyu dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları ağırladı. Bilim insanlarımız ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya kıymetli katkılar yaptı. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık, uzun yıllar doğudan yükseldi. Özellikle İstanbul, ilmin ve bilimin yuvası oldu. Her alanda bir merkez oldu. Geçmişle gelecek arasındaki bağ aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlandı. "İMTİYAZLARINI KAYBETMEK İSTEMİYORLAR" - Dünya hızla değişirken yıldızı parlayan bir Türkiye'de üniversiteler de kendini yenilemeli. Değişimden ve dönüşümden asla korkmamalıyız. Bir yerde hareket varsa, orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hale gelir. Duran pas tutar, yosun bağlar. Biz Boğaziçi dahil tüm üniversitelere böyle bakıyoruz. Bu süreçte önümüzü kesenler oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. "BOĞAZİÇİ TERSİNE BEYİN GÖÇÜNE LİDERLİK EDİYOR" - Üniversiteleri birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar durmadan ilerlemeye devam edeceğiz. Üniversite yönetimimize, Boğaziçi mezunu arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Üniversitemizin dünyanın önde gelen eğitim kurumlarında eğitim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi kayda değerdir. "EĞİTİM ÖNCELİĞİMİZ OLDU" - Türkiye'nin kaptan köşküne geçtiğimiz günden beri her zaman eğitim önceliğimiz oldu. İmknalarımızı seferber ettik. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e çıkardık. Yurt sorununu çözüme kavuşturduk. 2002'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık. BOĞAZİÇİ'NE YENİ KÜTÜPHANE VE LABARATUVAR YAPILACAK - Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi çok yakında yeniden inşa edilecek. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz öğrencilerimiz için şimdiden hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesi'ne modern bir laboratuvar kazandıracağız. Şimdiden hayırlı olsun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.