Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Basın Açıklaması

Gürsu Haber - Basın Açıklaması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Basın Açıklaması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!” Haber

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!”

İYİ Parti İznik İlçe Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen kapsamlı bir basın açıklaması ve saha programında, İznik Gölü’nün içinde bulunduğu kritik durum ve bölgedeki ekonomik sıkıntılar gündeme taşındı. İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız tarafından düzenlenen etkinliğe, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDP üyesi Mustafa Küçük, geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ve il ile ilçe yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen açıklamada, gölün yıllardır devam eden kuruma tehlikesine dikkat çekildi. İznik Gölü’nün Alarm Veren Durumu İYİ Parti yetkilileri, İznik Gölü’nden yapılan yıllık su çekimi ile göle doğal olarak gelen su miktarı arasındaki dramatik farkı kamuoyuna duyurdu. Açıklamada öne çıkan veriler şöyle: Gemlik Gübre (Azot Sanayi) tesisi , gölden tek başına, 16 kilometrelik boru hattı üzerinden yıllık 10 milyon metreküp su çekiyor. Gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküp , buna karşılık göle yıllık doğal su girişi yalnızca 23,28 milyon metreküp . İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, gölün bu hızla kurumasının, bölgedeki tarım, hayvancılık ve zeytin üretimi için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Yıldız, sert bir tonla şu soruyu yöneltti: “Her yıl 56 milyon metreküplük devasa bir su açığı varsa, bu göl kurumaz mı?” Bu uyarı, İznik Gölü’nün ve çevresindeki tarım arazilerinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi endişeleri gündeme taşıdı. Esnaf ve Tarım Çalışmaları İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, İznik Teşkilatı’nın ilçedeki programları kapsamında esnaf ziyaretlerinde bulundu. Türkoğlu, küçük işletmelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları dinleyerek, ticaret hayatının can damarı olan esnafın sorunlarını kamuoyuna aktardı. Program kapsamında ayrıca, İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDK Üyesi Av. Mustafa Küçük ve geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ile birlikte İznik Ziraat Odası ziyaret edildi. Ziyarette, çiftçilerin, hayvancıların ve özellikle zeytin üreticilerinin karşılaştığı sorunlar ele alındı. İznik Gölü’nün tarımdaki rolü ve mevcut su yönetimi ile ilgili sorunlar detaylı bir şekilde değerlendirildi. Oda Başkanı Vedat Çakar ve yönetimi, İYİ Parti heyetini nazikçe ağırlarken, programda artan maliyetler, düşen alım gücü ve ekonomik belirsizlikler gibi konular da gündeme geldi. Ekrem Yıldız, esnafın sıkıntılarını ve taleplerini kamuoyuna aktarmaya devam edeceklerini vurguladı. Ekonomik Kriz ve Tarım Uyarısı İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız ve beraberindeki heyet, program boyunca ekonomik kriz ve İznik Gölü’nün kurumasının birbirine bağlı olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, esnafın nefes alamadığı bir ekonomide ülke genelinde refahın sürdürülemeyeceği uyarısı yapıldı: “Esnafın nefes alamadığı yerde, ülke ekonomisi ayakta kalamaz.” İYİ Parti’nin İznik programı, sadece bir basın açıklaması değil, aynı zamanda bölgede saha çalışmalarıyla ekonomik ve çevresel sorunların yerinde tespit edildiği bir platform olarak öne çıktı. İYİ Parti’nin İznik Vurgusu Ekrem Yıldız ve İYİ Parti heyeti, hem gölün korunması hem de ekonomik istikrarın sağlanması için bölge yetkililerine çözüm çağrısı yaptı. Yıldız, İznik Gölü’nün kurumasına izin verilmemesi gerektiğini ve bölge halkının çıkarlarının her zaman öncelikli olduğunu belirtti. Program, halkın ve üreticinin sesi olma misyonunu bir kez daha pekiştiren kapsamlı bir etkinlik olarak tamamlandı.

İYİ Parti’nde Bursa Depremi Derinleşiyor: Hüseyin Bozkurt Kaplan’dan Sert İstifa ve İhraç Tepkisi Haber

İYİ Parti’nde Bursa Depremi Derinleşiyor: Hüseyin Bozkurt Kaplan’dan Sert İstifa ve İhraç Tepkisi

İYİ Parti Bursa teşkilatlarında son günlerde yaşanan kriz giderek büyürken, Osmangazi’de başlayan istifa ve ihraç tartışmaları parti içinde yeni bir kırılmayı daha beraberinde getirdi. İYİ Parti Osmangazi’nin seçilmiş son ilçe başkanı Avukat Hüseyin Bozkurt Kaplan, hakkında başlatılan ihraç talebinin ardından partisinden istifa ettiğini açıkladı. Kaplan’ın kamuoyuyla paylaştığı açıklama, parti yönetimine yönelik sert eleştiriler ve dikkat çeken ifadeler içerdi. Özellikle “Şeref Nişanem” sözleriyle tanımladığı ihraç talebi, Bursa siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Kaplan, açıklamasında, İl Başkanlığı önünde gerçekleştirilen basın açıklamasının gerekçe gösterilerek ihracının talep edildiğini belirterek, bunun yalnızca şahsına değil, parti içi demokrasiye ve muhalif iradeye yönelik bir hamle olduğunu savundu. Açıklamasında, “Zulme karşı mukavemet gösterdiğim, Cumhuriyet değerlerimizi, parti değerlerimizi, davamızı ve dava arkadaşlarımızı satmadığım için; İl Başkanlığı önünde yaptığımız basın açıklaması gerekçe gösterilerek ihracımın talep edildiği ‘Şeref Nişanem’ tarafıma ulaştırılmıştır” ifadelerine yer veren Kaplan, süreç boyunca yaşananların hukuka uygun olmadığını ileri sürdü. Kaplan, daha önce gerçekleşen İl Başkanlığı seçimleri ile görevden alınma sürecinin de hukuki zeminden uzak olduğunu savunarak, tüm bu gelişmelere rağmen yargı yoluna başvurmayacağını açıkladı. Bu kararının gerekçesini ise Türkiye’de muhalefet partileri üzerinde oluşabilecek yeni siyasi kriz ihtimallerine bağladı. Açıklamasında dikkat çeken “mutlak butlan” göndermesiyle Kaplan, başka muhalif partilerde yaşanan siyasi ve hukuki tartışmaların benzerinin İYİ Parti’de yaşanmasının ülkeye zarar vereceğini düşündüğünü ifade etti. Kaplan, “Sırf başka muhalif partilere uygulanan siyasi ‘mutlak butlan’ tarifesinin bir muhalefet partisine daha uygulanması ve bunun ülkemize zarar vermesi ihtimaline dair taşıdığım endişe sebebiyle; bu talebe karşı hukuki yollara başvurmuyor, kurulduğu ilk günden beri emek sarf ettiğim İYİ Parti üyeliğimden istifa ediyorum” dedi. İstifasının siyasi mücadeleden geri çekileceği anlamına gelmediğini özellikle vurgulayan Kaplan, Cumhuriyet değerleri ve meşru siyaset anlayışına bağlılığının süreceğini ifade etti. Kaplan açıklamasının sonunda, “Bu kararım, vatanımızı müdafaa etme aşkımı söndürmeyecek ve tarafımda meşru siyaset yoluna karşı herhangi bir küskünlük oluşturmayacaktır. Tüm gerçek dava arkadaşlarımdan haklarını helal etmelerini diliyorum. Allah’a emanet olun” ifadelerini kullandı. “Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!” sözleriyle açıklamasını tamamlayan Kaplan’ın istifası, Bursa teşkilatlarında süregelen iç tartışmaların daha da derinleştiği yorumlarına neden oldu. Özellikle Osmangazi ve Mudanya’da peş peşe gelen istifalar sonrası gözler şimdi İYİ Parti Bursa İl Teşkilatı’na çevrilirken, parti yönetiminin yaşanan gelişmelere ilişkin nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu oldu.

“SAĞLIK HAKKI SATIŞA ÇIKARILAMAZ” Haber

“SAĞLIK HAKKI SATIŞA ÇIKARILAMAZ”

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Bursa İl Başkanı Halil Ağırgöl, özelleştirme kapsamına alınan kamu hastaneleriyle ilgili son gelişmelere yönelik son derece sert ifadeler içeren kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, iktidarın sağlık alanındaki politikaları ağır sözlerle eleştirilirken, söz konusu satış girişimleri “halkın en temel hakkına doğrudan müdahale” olarak nitelendirildi. Ağırgöl, açıklamasında iktidarı “kamu varlıklarını sistematik biçimde tasfiye etmekle” suçlayarak, Türkiye’de yıllardır sürdürülen özelleştirme politikalarının ülkenin ekonomik ve sosyal yapısında derin tahribat yarattığını savundu. “Halk düşmanı, talancı ve vurguncu anlayış; halkımızın alın teriyle kurulan Cumhuriyet değerlerini bir bir elden çıkarmaktadır” ifadeleriyle tepkisini dile getiren Ağırgöl, sağlık kurumlarının satışa çıkarılmasını ise “kabul edilemez bir kırılma noktası” olarak tanımladı. “KAMU VARLIKLARI TEK TEK ELDEN ÇIKARILIYOR” Açıklamada, bugüne kadar gerçekleştirilen özelleştirmelere de değinilerek, doğal kaynaklardan altyapı yatırımlarına kadar pek çok stratejik alanın özel sermayeye devredildiği belirtildi. Ağırgöl, “Derelerden ormanlara, madenlerden köprülere kadar her şey satıldı. Şimdi sıra halkın en temel hakkı olan sağlığa gelmiştir” diyerek sürecin geldiği noktaya dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı kararıyla Bursa’da bazı taşınmazların satışa çıkarıldığını hatırlatan Ağırgöl, özellikle sağlık alanındaki bu adımların toplum açısından ağır sonuçlar doğuracağını ifade etti. BURSA’DA SATIŞ LİSTESİNE GİREN SAĞLIK KURUMLARI HKP’nin açıklamasında, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satış planına dahil edildiği belirtilen sağlık kuruluşları da tek tek sıralandı: Eski Bursa Devlet Hastanesi Bursa Ağız ve Diş Hastanesi Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği Mustafakemalpaşa Tepecik 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi Ağırgöl, bu kurumların yalnızca birer bina değil, halkın sağlık güvencesinin somut karşılığı olduğunu vurgulayarak, “Bu kurumlar satılamaz; çünkü bunlar ticari meta değil, kamusal haktır” dedi. “HALKIN SAĞLIK HAKKI HEDEFTE” Basın açıklamasında, mevcut ekonomik koşullarda vatandaşların zaten ciddi bir geçim krizi yaşadığına dikkat çekilerek, sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin yoksulluğu daha da derinleştireceği ifade edildi. Ağırgöl, “İşsizlik, pahalılık ve yoksullukla mücadele eden halkımızın şimdi de sağlık hakkı elinden alınmak istenmektedir. Bu, sosyal devlet ilkesinin açıkça yok sayılmasıdır” değerlendirmesinde bulundu. “ÇÖZÜM ÖRGÜTLÜ MÜCADELEDİR” Ağırgöl, açıklamasının devamında bu sürecin ancak toplumsal örgütlenme ve ortak mücadeleyle durdurulabileceğini savundu. Halkı mücadeleye çağıran HKP Bursa İl Başkanı, “Bu karanlık tabloyu değiştirecek olan güç, örgütlü halkın kendisidir” dedi. HKP’NİN SAĞLIK VİZYONU: PARASIZ VE KAMUSAL SİSTEM Açıklamada ayrıca Halkın Kurtuluş Partisi’nin programında yer alan sağlık politikalarına da geniş yer verildi. Buna göre; Sağlık hizmetlerinin tamamen kamusal bir hak olarak yeniden yapılandırılacağı, Tüm sağlık hizmetlerinin parasız olacağı, Sağlıktan kâr elde edilmesinin yasaklanacağı, Koruyucu hekimliğin esas alınacağı ve aile hekimliği sisteminin yaygınlaştırılacağı, Hastanelerin halkın ve sağlık emekçilerinin söz sahibi olduğu demokratik bir yapıyla yönetileceği vurgulandı. “HASTANELER HALKINDIR” Ağırgöl, açıklamasını güçlü sloganlarla tamamladı: “Sağlık haktır, satılamaz! Hastaneler halkındır, satılamaz!” HKP Bursa İl Örgütü tarafından yapılan bu açıklama, Bursa’da sağlık alanındaki özelleştirme tartışmalarını yeniden alevlendirirken, konunun önümüzdeki günlerde siyasi gündemin üst sıralarında yer alacağını gösteriyor.

İYİ Parti Bursa’da Kriz Derinleşiyor: Peş Peşe Görevden Almalar Sonrası İstifa Depremi Haber

İYİ Parti Bursa’da Kriz Derinleşiyor: Peş Peşe Görevden Almalar Sonrası İstifa Depremi

İYİ Parti Bursa teşkilatında son günlerde yaşanan görevden almalar, parti içinde ciddi bir krize dönüştü. Peş peşe gelen kararların ardından çok sayıda ilçe yönetimi istifa hazırlığına girerken, parti tabanında da büyük rahatsızlık yaşandığı belirtiliyor. Gözler şimdi cumartesi günü yapılması beklenen toplu açıklamaya çevrildi. Görevden Almalar Tartışma Yarattı Parti kulislerinde tansiyonu yükselten süreç, il yönetimine muhalefetiyle bilinen Mudanya İlçe Başkanı Erdönmez’in görevden alınmasıyla başladı. Ardından Osmangazi İlçe Başkanı Hüseyin Bozkurt Kaplan’ın da genel merkez kararıyla görevden uzaklaştırılması, teşkilatlarda adeta deprem etkisi yarattı. Seçimle göreve gelen ilçe başkanlarının görevden alınmasına birçok teşkilat sert tepki gösterdi. Altı İlçeden İstifa Kararı Bugün gerçekleştirilen toplantının ardından çok sayıda ilçe yönetiminin ortak tavır aldığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre; Orhaneli Nilüfer Mustafakemalpaşa Keles Büyükorhan Harmancık ilçe yönetimleri, alınan görevden alma kararlarını protesto etmek amacıyla istifa kararı aldı. Bu ilçelerdeki yöneticilerin, demokratik iradeyle seçilmiş kadrolara yönelik müdahaleleri kabul etmedikleri ve parti içi işleyişe zarar verildiğini düşündükleri ifade ediliyor. “Operasyonun Arkasında Kim Var?” İddiaları Bursa siyaset kulislerinde en çok konuşulan başlıklardan biri ise görevden alma sürecinin arkasında kimlerin olduğu iddiası oldu. Parti içerisinde yürütülen operasyonun arkasında İYİ Parti Bursa Milletvekilleri Hasan Toktaş ve Selçuk Türkoğlu’nun bulunduğu öne sürülüyor. Söz konusu iddialar henüz resmî olarak doğrulanmazken, yaşanan gelişmeler teşkilat içinde kutuplaşmayı daha da artırmış durumda. Kurucu Kadrolarda Büyük Kopuş Beklentisi İstifa sürecinin yalnızca ilçe yönetimleriyle sınırlı kalmayacağı da konuşuluyor. Partiye kuruluş döneminde emek veren çok sayıda ismin de ayrılık hazırlığında olduğu belirtilirken, istifa edecek kurucu kadroların sayısının binleri aşabileceği iddia ediliyor. Bu gelişme gerçekleşirse, Bursa teşkilatında bugüne kadar yaşanan en büyük kopuşlardan biri olarak kayıtlara geçebilir. Cumartesi Günü Kritik Açıklama İstifa eden veya etmeye hazırlanan ilçe yönetimlerinin cumartesi günü ortak bir basın açıklaması yapması bekleniyor. Açıklamada hem görevden almalara tepki gösterilmesi hem de teşkilatların bundan sonraki yol haritasının paylaşılması öngörülüyor. Bursa’da Siyasi Dengeler Değişebilir İYİ Parti Bursa teşkilatında yaşanan bu sarsıntının yerel siyasete de yansımaları olabileceği değerlendiriliyor. Özellikle yerel seçimler sonrası teşkilat yapısını korumaya çalışan partide, yaşanacak kitlesel istifaların hem saha çalışmalarını hem de seçmen motivasyonunu etkilemesi bekleniyor. Parti yönetiminin kriz karşısında nasıl bir adım atacağı ve cumartesi günü yapılacak açıklamanın ardından sürecin nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

A Parti Bursa’dan okullarda şiddete karşı sert çıkış: “Artık yeter!” Haber

A Parti Bursa’dan okullarda şiddete karşı sert çıkış: “Artık yeter!”

Anahtar Parti Genel Merkez Eğitim Politikaları Başkanlığı tarafından 81 ilde organize edilen basın açıklaması, Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleşti. Açıklamaya Eğitim Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Kemal Karakaya, ilçe başkanları ve il-ilçe yöneticileri ile parti mensupları katıldı. “Her Çocuk Devlete Emanet” Toplumun derin bir endişe içinde olduğunu vurgulayan Aslan, velilerin çocuklarını okula gönderirken artık tedirginlik yaşadığını ifade etti. Okulların güvenli alanlar olması gerektiğinin altını çizen Aslan, “Okul kapısından giren her çocuk bizlere emanettir. Ancak bugün bu emaneti korumakta ciddi zafiyetler yaşandığı ortadadır” diye konuştu. “Sadece Kınamak Yetmez” Yaşanan olayların ardından yalnızca kınama mesajlarıyla ilerlemenin yetersiz olduğunu dile getiren Aslan, somut ve profesyonel adımlar atılması gerektiğini belirtti. Güvenlik meselesinin temennilerle değil, sistemli çözümlerle ele alınması gerektiğini vurguladı. 3 Maddelik Güvenlik Çağrısı Aslan, eğitim kurumlarında uygulanması gereken üç temel öneriyi kamuoyuyla paylaştı: 1-Özel eğitimli güvenlik personeli: Çocuk psikolojisi, kriz yönetimi ve öfke kontrolü alanlarında eğitim almış uzmanların okullarda görev yapması 2-Akıllı kartlı giriş sistemleri: Okullara giriş-çıkışların kontrol altına alınması *3-Yapay zekâ destekli güvenlik: Şüpheli hareketlerin önceden tespit edilerek emniyet birimlerine anlık bildirilmesi “Güvenli Okul, Güvenli Gelecek” Eğitimde şiddetin sadece kınanarak sona ermeyeceğini vurgulayan Aslan, “Çocuklarımızın korkmadan teneffüse çıkabildiği, öğretmenlerimizin can güvenliği endişesi taşımadığı bir eğitim ortamı istiyoruz” dedi. Açıklamasında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için rahmet dileyen Aslan, yetkililere çağrıda bulunarak okulların birer “güven adasına” dönüştürülmesi için önerilerinin hızla hayata geçirilmesini istedi. Basın açıklaması, “Çocuklarını koruyamayanların koruyacak başka hiçbir şeyi kalmaz. Çocuklarımızı korumak, geleceğimizi korumaktır” sözleriyle sona erdi.

“İfade Özgürlüğüne Ceza Kesildi” Haber

“İfade Özgürlüğüne Ceza Kesildi”

Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel’den Sert Tepki… Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, Anadolu Gençlik Derneği üyesi öğrencilere Osmangazi Belediyesi tarafından “çığırtkanlık” gerekçesiyle kesilen cezaya ilişkin sert bir basın açıklaması yayımladı. Gürsel, söz konusu uygulamanın ifade özgürlüğüne açık bir müdahale olduğunu belirterek belediyeye tepki gösterdi. Gürsel açıklamasında, Bursa’nın tarih boyunca toplumsal itirazların ve kamusal ifadelerin merkezi olduğunu vurgulayarak, özellikle Tophane–Ulu Cami hattının bu anlamda simgesel bir öneme sahip olduğunu hatırlattı. Ancak son yaşanan olayın bu tarihsel mirasa zarar verdiğini savundu. Açıklamaya göre, Anadolu Gençlik Derneği mensubu gençlerin söz konusu bölgede İsrail’i protesto eden sloganlar atması ve tekbir getirmesi, “çığırtkanlık” kapsamında değerlendirilerek cezai işleme tabi tutuldu. Gürsel, cezaya gerekçe olarak gösterilen “ürün tanıtımı” ifadesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, ortada herhangi bir ticari faaliyetin bulunmadığını ifade etti. Gürsel, yapılan nitelendirmenin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal değerler açısından da ciddi bir sorun teşkil ettiğini ileri sürdü. Bursa’nın tarihsel ve kültürel kimliğine atıfta bulunan Gürsel, tekbir ve protesto söylemlerinin cezalandırılmasının şehir hafızasına aykırı olduğunu savundu. Açıklamada ayrıca, benzer alanlarda farklı içerikte sloganlar atıldığında herhangi bir yaptırım uygulanmadığı iddiasına da yer verildi. Bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirten Gürsel, uygulamanın “seçici” bir yaklaşım izlenimi oluşturduğunu ifade etti. Saadet Partisi Bursa İl Başkanı, Osmangazi Belediyesi’nden söz konusu cezanın gerekçesinin kamuoyuna açık şekilde açıklanmasını talep etti. Gürsel ayrıca, cezaya maruz kalan gençlerden özür dilenmesi gerektiğini belirterek, başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı. OSMANGAZİ BELEDİYESİ’NİN ‘ÇIĞIRTKANLIK’ DİYEREK GENÇLERİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE KESTİĞİ CEZAYA DAİR Bursa, tarih boyunca yalnızca bir şehir değil; aynı zamanda sözün, itirazın ve toplumsal hafızanın mekânı olmuştur. Özellikle Tophane-Ulucami-Setbaşı hattı, farklı dönemlerde pek çok sivil ve siyasi duruşun ifade edildiği bir zemin olarak öne çıkmış; kamusal tepkinin ve toplumsal ifadenin doğal bir alanı olagelmiştir. Ancak son günlerde yaşanan bir olay, bu tarihsel sürekliliğin zedelendiğini göstermektedir. Afyonkarahisar Anadolu Gençlik Derneği’mizin gençlerinin, Tophane-Ulucami hattında İsrail’i protesto eden sloganlar atması ve tekbir getirmesi, “çığırtkanlık” gerekçesiyle cezai işleme konu edilmiştir. Cezaya “ürün tanıtımı” başlığı altında konu edilen fiilin mahiyeti, idari tasnif ile fiili gerçeklik arasındaki açık çelişkiyi ortaya koymaktadır. Zira ortada herhangi bir ticari faaliyet bulunmamaktadır. Söz konusu olan; gençlerin İsrail’i telin etmeleri ve Allah’ın büyüklüğünü ifade etmeleridir. Bu yürüyüşün “çığırtkanlık” olarak nitelendirilmesi, yalnızca hukuki bir tartışma değil; aynı zamanda değerler düzeyinde ciddi bir anlam kaymasına işaret etmektedir. Dahası, tekbirlerle kurulmuş bir şehrin insanlarının tekbirden ve İsrail’in telin edilmesinden rahatsız olduğu iddiası, bu şehrin tarihine ve toplumsal hafızasına yöneltilmiş açık bir bühtandır. Öte yandan, aynı hatta farklı içerikte sloganlar atıldığında herhangi bir yaptırım uygulanmazken; söz konusu gençlerin ifadelerinin cezalandırılması, kamusal alanda eşitlik ilkesinin değil, seçici bir müdahale anlayışının devreye girdiğini göstermektedir. Nitekim aynı güzergahta ve mekanda; “Direne direne kazanacağız” veya “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” şeklinde sloganlar atılmış olsaydı, benzer bir cezai işlem uygulanıp uygulanmayacağı sorusunun cevabı ne olacaktır? Bu sorunun varlığı dahi, uygulamanın adalet duygusunu zedelediğini göstermeye yeterlidir. Bu yürüyüşün başlayıp bittiği Tophane’den Ulucami’ye , sıradan mekânlar değildir. Bursayı tekbirlerle kuran iradenin kalbinde yer alan bu mekânlar; Osman Gazi’den Orhan Gazi’ye, Yıldırım Bayezid’den bugüne uzanan bir medeniyet tasavvurunun güzergahıdır. Bu tasavvur; korkuyla değil, inançla, adalet ve ifade serbestisiyle inşa edilmiştir. Bugün ise bu mirasın gölgesinde, gençlerin bir slogan ve tekbir sebebiyle cezalandırılması, yalnızca idari bir işlem olarak değerlendirilemez. Bu durum, aynı zamanda bir zihniyet meselesidir. Eğer Osmangazi Belediyesi bu uygulamanın kendi yönetim anlayışını yansıtmadığını düşünüyorsa, bu durumu kamuoyuna açık ve net bir şekilde izah etmekle yükümlüdür. Aksi halde ortaya çıkan tablo; seçici ve çelişkili bir yaklaşımın kurumsallaştığı yönünde güçlü bir kanaat oluşturacaktır. Bu çerçevede başta Osmangazi Belediye Başkanı Sayın Erkan Aydın olmak üzere ilgili tüm yetkililerden; Bu uygulamanın gerekçesini kamuoyuna açık ve net biçimde izah etmelerini, Ve en önemlisi, cezaya muhatap olan gençlerden özür dilemelerini bekliyoruz. Çünkü Bursa, yalnızca taş ve topraktan ibaret değildir. Bursa; bir ruhun, bir duruşun ve bir adalet anlayışının adıdır. Ve o ruh, seçiciliği değil; hakkaniyeti esas alır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır” Haber

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır”

Emekli ve emekçilerin hak mücadelesine dikkat çekmek amacıyla Bursa’da düzenlenecek basın açıklaması öncesinde önemli bir çağrı yapıldı. Emekli ve Emekçi Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Genel Başkan Yardımcısı Alper Özüpak, tüm emekli ve emekçi kesimleri yarın gerçekleştirilecek buluşmaya davet etti. Özüpak, organizasyona öncülük eden Mihriban Uğurlu’ya teşekkür ederek, emeklilikte yaşanan sorunların kamuoyuna daha güçlü bir şekilde duyurulması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, özellikle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından ortaya çıkan yeni mağduriyetlere dikkat çekildi. “EYT düzenlemesi sonrasında emeklilik hakkı hâlâ tam anlamıyla sağlanmış değildir” diyen Özüpak, birçok çalışanın emeklilik için uzun yıllar daha beklemek zorunda bırakıldığını ifade etti. Bu durumun sosyal adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Özüpak, “1 dakika, 1 saat, 1 gün farkla insanlara 17-20 yıl ek süre yüklenmesi kabul edilemez” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Basın açıklamasında, emeklilik sistemindeki adaletsizliklere karşı ortak bir duruş sergilenmesi hedefleniyor. “Mezarda emekliliğe hayır” sloganıyla yapılacak buluşmada, hak kaybı yaşayan vatandaşların sesini duyurması bekleniyor. Özüpak ayrıca, yalnızca kendi hakları için değil, gelecek nesillerin sosyal güvencesi için de mücadele ettiklerini belirterek, tüm emekçileri dayanışmaya çağırdı. “Hakkını arayan, ‘hak ettiğim emekliliği istiyorum’ diyen herkesle Bursa’da buluşacağız” ifadelerini kullandı. Gönül başkanın da katılım sağlayacağı basın açıklamasının, emeklilik sistemiyle ilgili taleplerin kamuoyuna taşınmasında önemli bir adım olması bekleniyor. Yetkililere çağrıda bulunan EMEDFED temsilcileri, emeklilikte yaşanan sorunların kalıcı ve adil çözümlerle giderilmesini talep ederken, Bursa’daki buluşmanın bu mücadelenin önemli bir parçası olacağını vurguladı.

Şehreküstü Meydanı’nda Sert Mesajlar: “Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek” Haber

Şehreküstü Meydanı’nda Sert Mesajlar: “Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek”

Bursa’da Şehreküstü Meydanı, Saadet Partisi’nin düzenlediği basın açıklamasına sahne oldu. İl Başkanı Hamza Gürsel öncülüğünde gerçekleştirilen programda, Gazze’deki gelişmeler ve bölgesel gerilimler sert ifadelerle eleştirildi. Açıklamaya Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca da katılarak destek verdi. “Gazze İnsanlık Onurunun Simgesidir” Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları “tarihin en vahşi katliamlarından biri” olarak nitelendirildi. İl Başkanı Hamza Gürsel, Gazze’nin yalnızca bir coğrafi alan değil, aynı zamanda insanlık onurunun sembolü olduğunu vurguladı. Kudüs ve Mescid-i Aksa Vurgusu Açıklamada, Mescid-i Aksa’nın işgal altında olduğu ifade edilerek, Kudüs’ün özgürlüğünün İslam dünyası açısından hayati öneme sahip olduğu belirtildi. “Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz” sözleri, açıklamanın en dikkat çeken mesajları arasında yer aldı. Bölgesel Gerilim Uyarısı Basın açıklamasında yalnızca Gazze değil, bölgedeki genel güvenlik durumu da ele alındı. İran’a yönelik saldırılar ve Lübnan’daki sivil kayıpların, Orta Doğu’da daha geniş çaplı bir çatışma riskini artırdığı ifade edildi. Açıklamada, küresel güçlerin bölge üzerindeki politikalarının istikrarsızlığı derinleştirdiği savunuldu. “Türkiye Somut Adım Atmalı” Saadet Partisi yetkilileri, Türkiye’ye yönelik çağrılarında yalnızca kınama mesajlarıyla yetinilmemesi gerektiğini belirtti. Siyasi, ekonomik ve diplomatik adımların atılması gerektiği ifade edilerek, “İsrail ancak güçten anlar” vurgusu yapıldı. Sloganlarla Sona Erdi Programa katılan Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca da partililerle birlikte meydanda yer aldı. Açıklama, “Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur” mesajıyla tamamlanırken, toplanan kalabalık sloganlar eşliğinde alandan ayrıldı. Bursa’da Şehreküstü Meydanı, Saadet Partisi’nin öncülüğünde düzenlenen ve Gazze ile Orta Doğu’daki gelişmelerin merkez alındığı kapsamlı bir basın açıklamasına sahne oldu. Açıklamada, Hamza Gürsel ve Mehmet Atmaca birlikte yer alarak bölgedeki insan hakları ihlallerine ve Türkiye’nin uluslararası rolüne dair güçlü mesajlar verdi. Gazze’ye “Tarihin En Vahşi Katliamı” Tepkisi İl Başkanı Hamza Gürsel, açıklamasında Gazze’de yaşanan saldırıları sert biçimde ele aldı. Gürsel, “Gazze sadece bir coğrafya değil, insanlık onurunun simgesidir. Tarihin en vahşi katliamlarından birinin yaşandığı bu bölgede, masum insanların hayatları hiçe sayılmaktadır” dedi. Saldırılarda özellikle çocukların ve sivillerin hedef alındığını vurgulayan Gürsel, bölgedeki trajedinin uluslararası toplum tarafından ciddiyetle ele alınması gerektiğini ifade etti. Kudüs ve Mescid-i Aksa Mesajı Gürsel, açıklamasında Mescid-i Aksa ve Kudüs’ün önemine de dikkat çekti. İl Başkanı, “Mescid-i Aksa işgal altındadır. Kudüs’ün özgürlüğü tüm İslam dünyası için hayati öneme sahiptir. Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz” sözleriyle, Türkiye ve Müslüman ülkelerin ortak duyarlılığına çağrı yaptı. Bölgesel Gerilime ve İran’a Dair Uyarılar Basın açıklamasında Orta Doğu’daki genel güvenlik tablosuna da dikkat çekildi. Özellikle İran’a yönelik saldırılar ve Lübnan’daki sivil kayıpların bölgeyi daha büyük bir çatışmaya sürükleyebileceği ifade edildi. Gürsel, emperyalist müdahalelerin istikrarı bozduğunu ve bölge halklarının mağduriyetini artırdığını belirtti. Türkiye’ye Somut Adım Çağrısı Açıklamada, Türkiye’nin yalnızca kınama mesajlarıyla yetinmemesi gerektiği vurgulandı. Gürsel, “Siyasi, ekonomik ve diplomatik adımlar atılmalı, İsrail ve diğer güçler karşısında güçlü durulmalıdır. İsrail ancak güçten anlar” ifadelerini kullandı. Milletvekili Mehmet Atmaca da açıklamada partililerle birlikte yer aldı. Atmaca, bölgedeki zulümlere karşı Türkiye’nin insani ve diplomatik sorumluluklarını hatırlatarak, Türkiye’nin vicdanının bölgedeki mazlumlar için harekete geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Zulüm ile Abad Olanın Ahiri Berbat Olur” Basın açıklaması, Gürsel ve Atmaca’nın yaptığı konuşmaların ardından katılımcılar tarafından “Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur” sloganlarıyla sona erdi. Toplanan kalabalık, meydanda güçlü bir dayanışma mesajı verdi. Gazze ve Orta Doğu’da Adalet Vurgusu Etkinlik boyunca, Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, Gazze’deki sivillere yönelik şiddetin durdurulması, Kudüs’ün özgürlüğünün güvence altına alınması ve bölgesel barış için Türkiye’nin daha aktif bir diplomasi yürütmesi gerektiğini belirtti. İl Başkanı Hamza Gürsel ve Milletvekili Mehmet Atmaca, katılımcılara bölgedeki insani krize karşı Türkiye’nin sorumluluklarının altını çizerek, Saadet Partisi’nin bu konuda net bir duruş sergilediğini vurguladı. Bu etkinlik, Bursa’da Saadet Partisi’nin hem yurttaşlara hem de bölgesel sorunlara ilişkin duyarlılığını gösteren önemli bir sosyal ve siyasi mesaj olarak kayıtlara geçti.

Modifiye düzenlemesine esnaf isyan etti: Ekmeğimizi savunuyoruz! Haber

Modifiye düzenlemesine esnaf isyan etti: Ekmeğimizi savunuyoruz!

Bursa'da modifiye araçlara yönelik yeni düzenleme ve özellikle araç ses sistemleriyle ilgili kısıtlamalar esnafın tepkisini çekti. Konuyla ilgili olarak Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Fahrettin Bilgit ile Bursa Elektronikçiler Odası Başkanı Erkan Kırcalı basın açıklaması yaptı. MODİFİYE DÜZENLEMESİNE ESNAFTAN TEPKİ! Fahrettin Bilgit yaptığı açıklamada, esnaf ve sanatkârların ahilik kültürüyle hareket ettiğini belirterek yeni düzenlemelerin sektör temsilcileriyle istişare edilmeden yürürlüğe girdiğini söyledi. “YÜZ BİNLERCE ESNAF BU İŞTEN EKMEK YİYOR” Bilgit, modifiye araçlarla ilgili getirilen kısıtlamaların birçok esnafı mağdur ettiğini belirterek şunları söyledi: “Bir anda sizlerin de önüne çıkan bu modifiye araçlarla ilgili kısıtlamalarla karşı karşıya kaldık. Böyle bir uygulama yapılacağı zaman şoförler odaları ve meslek odalarıyla istişare edilmesi gerekir. Birçok esnaf arkadaşımız yedek parça aldı, araçlarını hazırladı. Yüz binlerce esnaf bu işten ekmek yiyor.” Bilgit, vatandaşın can güvenliğini tehlikeye atan ya da gürültüyle toplumu rahatsız eden uygulamalara karşı olmadıklarını da vurgulayarak, yasaların uygulanmasına saygı duyduklarını ifade etti. Ancak hangi cihazın nerede ve nasıl kullanılacağına ilişkin standartların net olmadığını söyleyerek, mevcut uygulamanın esnafı zor durumda bıraktığını dile getirdi. “ESNAF MAĞDUR OLUYOR” Basın toplantısında dağıtılan ve Bursa Elektronikçiler Odası tarafından hazırlanan konuşma metninde ise araç ses sistemi satışı ve montajı yapan esnafın ciddi mağduriyet yaşadığı ifade edildi. Oda Başkanı Erkan Kırcalı imzalı metinde şu değerlendirmeler yer aldı: “Araç ses sistemi montajı yapan esnafın iş yapamaz hale geldiği, yasal şekilde çalışan işletmelerin yok sayıldığı, yıllardır bu alanda emek veren ustaların mağdur olduğu belirtildi. Açıklamada sektörün tamamen yasaklanması yerine düzenlenmesi gerektiği vurgulanarak şu öneriler sıralandı: Gürültü sınırlarının belirlenmesi, trafik güvenliğini etkilemeyecek standartların oluşturulması, yetkili ve belgeli işletmeler aracılığıyla montaj yapılması. “BİZ GÜRÜLTÜYÜ DEĞİL EMEĞİ SAVUNUYORUZ” Açıklamanın sonunda yetkililere çağrıda bulunularak düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi istendi. Kırcalı, “Esnafımızı mağdur eden bu uygulamanın yeniden değerlendirilmesini ve sektör temsilcileriyle birlikte daha dengeli bir düzenleme yapılmasını talep ediyoruz. Biz gürültüyü değil emeği savunuyoruz. Bu sektörde ekmeğini kazanan binlerce esnafın sesi duyulmalıdır.” ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.