Hava Durumu

#Barış

Gürsu Haber - Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Amsterdam Dam Meydanı’ndan Gazze İçin Güçlü Mesaj Haber

Amsterdam Dam Meydanı’ndan Gazze İçin Güçlü Mesaj

BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı: “Mazlumların Sesi Olmaya Devam Edeceğiz” Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da bulunan Dam Meydanı, Gazze’de yaşanan insani krize dikkat çekmek amacıyla düzenlenen anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı’nın da katıldığı programda, Filistin halkının yaşadığı dram uluslararası kamuoyuna bir kez daha hatırlatıldı. Programda konuşan Alfatlı, Gazze’de yaşanan olaylara sessiz kalmanın insanlık vicdanıyla bağdaşmadığını belirterek, yaşananların sadece bölgesel bir kriz değil, küresel ölçekte bir insanlık meselesi olduğunu vurguladı. Dam Meydanı’nda yapılan açıklamada, sivillerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğu ifade edilirken, uluslararası toplumun daha etkin ve somut adımlar atması gerektiğine dikkat çekildi. Ekrem Alfatlı, yaptığı açıklamada, “Amsterdam Dam Meydanı’ndan tüm dünyaya sesleniyoruz; Gazze’de yaşanan insanlık dramına sessiz kalmayacağız. Masum sivillerin hayatını kaybettiği bu trajedi karşısında susmak, bu acıya ortak olmaktır” ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, Filistin halkının yaşadığı zorlukların görmezden gelinmemesi gerektiği belirtilerek, insani yardımların artırılması ve kalıcı bir barış için uluslararası mekanizmaların devreye alınması çağrısında bulunuldu. Farklı ülkelerden katılımcıların da destek verdiği etkinlikte, Gazze’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla çeşitli pankartlar taşındı ve sloganlar atıldı. Program, küresel ölçekte farkındalık oluşturma çağrısıyla sona erdi. BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, konuşmasının sonunda mazlum coğrafyalarda yaşanan acılara karşı durmaya devam edeceklerini belirterek, “Nerede bir haksızlık, nerede bir zulüm varsa, orada olmaya ve mazlumların sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.

Şehreküstü Meydanı’nda Sert Mesajlar: “Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek” Haber

Şehreküstü Meydanı’nda Sert Mesajlar: “Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek”

Bursa’da Şehreküstü Meydanı, Saadet Partisi’nin düzenlediği basın açıklamasına sahne oldu. İl Başkanı Hamza Gürsel öncülüğünde gerçekleştirilen programda, Gazze’deki gelişmeler ve bölgesel gerilimler sert ifadelerle eleştirildi. Açıklamaya Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca da katılarak destek verdi. “Gazze İnsanlık Onurunun Simgesidir” Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları “tarihin en vahşi katliamlarından biri” olarak nitelendirildi. İl Başkanı Hamza Gürsel, Gazze’nin yalnızca bir coğrafi alan değil, aynı zamanda insanlık onurunun sembolü olduğunu vurguladı. Kudüs ve Mescid-i Aksa Vurgusu Açıklamada, Mescid-i Aksa’nın işgal altında olduğu ifade edilerek, Kudüs’ün özgürlüğünün İslam dünyası açısından hayati öneme sahip olduğu belirtildi. “Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz” sözleri, açıklamanın en dikkat çeken mesajları arasında yer aldı. Bölgesel Gerilim Uyarısı Basın açıklamasında yalnızca Gazze değil, bölgedeki genel güvenlik durumu da ele alındı. İran’a yönelik saldırılar ve Lübnan’daki sivil kayıpların, Orta Doğu’da daha geniş çaplı bir çatışma riskini artırdığı ifade edildi. Açıklamada, küresel güçlerin bölge üzerindeki politikalarının istikrarsızlığı derinleştirdiği savunuldu. “Türkiye Somut Adım Atmalı” Saadet Partisi yetkilileri, Türkiye’ye yönelik çağrılarında yalnızca kınama mesajlarıyla yetinilmemesi gerektiğini belirtti. Siyasi, ekonomik ve diplomatik adımların atılması gerektiği ifade edilerek, “İsrail ancak güçten anlar” vurgusu yapıldı. Sloganlarla Sona Erdi Programa katılan Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca da partililerle birlikte meydanda yer aldı. Açıklama, “Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur” mesajıyla tamamlanırken, toplanan kalabalık sloganlar eşliğinde alandan ayrıldı. Bursa’da Şehreküstü Meydanı, Saadet Partisi’nin öncülüğünde düzenlenen ve Gazze ile Orta Doğu’daki gelişmelerin merkez alındığı kapsamlı bir basın açıklamasına sahne oldu. Açıklamada, Hamza Gürsel ve Mehmet Atmaca birlikte yer alarak bölgedeki insan hakları ihlallerine ve Türkiye’nin uluslararası rolüne dair güçlü mesajlar verdi. Gazze’ye “Tarihin En Vahşi Katliamı” Tepkisi İl Başkanı Hamza Gürsel, açıklamasında Gazze’de yaşanan saldırıları sert biçimde ele aldı. Gürsel, “Gazze sadece bir coğrafya değil, insanlık onurunun simgesidir. Tarihin en vahşi katliamlarından birinin yaşandığı bu bölgede, masum insanların hayatları hiçe sayılmaktadır” dedi. Saldırılarda özellikle çocukların ve sivillerin hedef alındığını vurgulayan Gürsel, bölgedeki trajedinin uluslararası toplum tarafından ciddiyetle ele alınması gerektiğini ifade etti. Kudüs ve Mescid-i Aksa Mesajı Gürsel, açıklamasında Mescid-i Aksa ve Kudüs’ün önemine de dikkat çekti. İl Başkanı, “Mescid-i Aksa işgal altındadır. Kudüs’ün özgürlüğü tüm İslam dünyası için hayati öneme sahiptir. Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz” sözleriyle, Türkiye ve Müslüman ülkelerin ortak duyarlılığına çağrı yaptı. Bölgesel Gerilime ve İran’a Dair Uyarılar Basın açıklamasında Orta Doğu’daki genel güvenlik tablosuna da dikkat çekildi. Özellikle İran’a yönelik saldırılar ve Lübnan’daki sivil kayıpların bölgeyi daha büyük bir çatışmaya sürükleyebileceği ifade edildi. Gürsel, emperyalist müdahalelerin istikrarı bozduğunu ve bölge halklarının mağduriyetini artırdığını belirtti. Türkiye’ye Somut Adım Çağrısı Açıklamada, Türkiye’nin yalnızca kınama mesajlarıyla yetinmemesi gerektiği vurgulandı. Gürsel, “Siyasi, ekonomik ve diplomatik adımlar atılmalı, İsrail ve diğer güçler karşısında güçlü durulmalıdır. İsrail ancak güçten anlar” ifadelerini kullandı. Milletvekili Mehmet Atmaca da açıklamada partililerle birlikte yer aldı. Atmaca, bölgedeki zulümlere karşı Türkiye’nin insani ve diplomatik sorumluluklarını hatırlatarak, Türkiye’nin vicdanının bölgedeki mazlumlar için harekete geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Zulüm ile Abad Olanın Ahiri Berbat Olur” Basın açıklaması, Gürsel ve Atmaca’nın yaptığı konuşmaların ardından katılımcılar tarafından “Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur” sloganlarıyla sona erdi. Toplanan kalabalık, meydanda güçlü bir dayanışma mesajı verdi. Gazze ve Orta Doğu’da Adalet Vurgusu Etkinlik boyunca, Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, Gazze’deki sivillere yönelik şiddetin durdurulması, Kudüs’ün özgürlüğünün güvence altına alınması ve bölgesel barış için Türkiye’nin daha aktif bir diplomasi yürütmesi gerektiğini belirtti. İl Başkanı Hamza Gürsel ve Milletvekili Mehmet Atmaca, katılımcılara bölgedeki insani krize karşı Türkiye’nin sorumluluklarının altını çizerek, Saadet Partisi’nin bu konuda net bir duruş sergilediğini vurguladı. Bu etkinlik, Bursa’da Saadet Partisi’nin hem yurttaşlara hem de bölgesel sorunlara ilişkin duyarlılığını gösteren önemli bir sosyal ve siyasi mesaj olarak kayıtlara geçti.

ABD-İsrail-İran savaşı demir-çelik ihracatında dengeler bozdu! Haber

ABD-İsrail-İran savaşı demir-çelik ihracatında dengeler bozdu!

Küresel ticarette jeopolitik gelişmelerin etkisinin giderek arttığını belirten ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı, Ortadoğu’daki gerilimin ticarette temkinli bir süreci başlattığını kaydetti. Bu süreçte yeni fırsatların da ortaya çıkabileceğini işaret eden Tosyalı, “Sektör olarak güçlü üretim altyapımız ve pazar çeşitliliğimizle bu süreci yönetebilecek kapasiteye sahibiz.Önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı ve katma değerli ürünlerin payını artırmayı hedefliyoruz.” dedi. Türkiye geneli demir ve demir dışı metaller ihracatışubat ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7 artışla 1,1 milyar dolar, çelik sektörü ihracatı ise yüzde 3,3 düşüşle 1,2 milyar dolar oldu. Bu iki sektör birlikte değerlendirildiğinde, 2,3 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 10,9’unu oluşturdu. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (ADMİB) şubat ayı performansına bakıldığında; demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 5,1 artışla 62 milyon dolar, çelik ihracatı ise yüzde 1,2 artışla 167 milyon dolar oldu. Akdenizli firmalar hedef pazarlarda üç haneli büyüdü Şubat ayında Türkiye geneli demir-çelik ihracatında Almanya ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi sırasıyla İtalya, Romanya, Birleşik Krallık ve ABD izledi. İlk 10 pazar içinde en fazla artışlar yüzde 35 ile Birleşik Krallık, yüzde 32 ile ABD, yüzde 27 ile Romanya’ya yapılan ihracatta kaydedildi. ADMİB’in şubat ayı ihracatında ilk sırada Romanya yer aldı. Bu ülkeyi Fas, İtalya, Almanya ve Ukrayna takip etti. ADMİB’in ihracatında ise en dikkat çekici artışlar yüzde 329 ile ABD, yüzde 156 ile Romanya, yüzde 143 ile Birleşik Krallık, yüzde 125 ile Ukrayna ve yüzde 109 ile Fas’a yapılan ihracatta görüldü. Jeopolitik risklere rağmen ihracatta fırsat doğabilir Şubat ayı ihracat verilerini değerlendiren ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı, küresel ticarette jeopolitik gelişmelerin belirleyici hale geldiğini söyledi. Ortadoğu’da başlayan savaşın bölgesel ticaret ve lojistik akışında belirsizlik yarattığını belirten Tosyalı, “Bölgedeki savaş navlun maliyetlerinden teslim sürelerine kadar baskı oluşturuyor. Bu durum özellikle Ortadoğu ve Körfez hattına yönelik ticarette temkinli bir süreci beraberinde getiriyor. Temennimiz bölgemizdeki tansiyonun düşmesi, barış ve istikrar ortamının yeniden tesis edilmesidir.” dedi. Türk demir-çelik ve metal sektörünün güçlü üretim altyapısı ve pazar çeşitliliği sayesinde bu süreci yönetebilecek kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Tosyalı, “Kuzey Afrika, Avrupa ve ABD pazarlarında elde ettiğimiz güçlü artışlar sektörümüzün esnekliğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı ve katma değerli ürünlerin payını artırmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bursa’da Tarihi Akşam: 14 Yıllık Dernek Geleneği Süleyman Kara İçin Bozuldu Haber

Bursa’da Tarihi Akşam: 14 Yıllık Dernek Geleneği Süleyman Kara İçin Bozuldu

BURSA – Bitlis ve çevresinde barışın sembolü haline gelen, eski Tatvan Belediye Başkanı ve hayırsever iş insanı Süleyman Kara, Bursa’da düzenlenen görkemli bir iftar programında hemşehrileriyle bir araya geldi. Programda, Bursa Bitlisliler Derneği tarafından dernek tarihinde bir ilke imza atıldı. Süleyman Kara Başkanlığında "Barış ve Gönül Sofrası" Ramazan ayının maneviyatına uygun olarak farklı şehirlerde dayanışma köprüleri kuran Süleyman Kara, Bursa’daki programın ana sponsoru ve başkanlığını üstlendi. Çelik Plast tesislerinde gerçekleşen iftarın ev sahipliğini ise Bursa Bitlisliler Derneği Başkanı Mehmet Demir ve Derneğin Danışma Kurulu Başkanı Şazıl Tanyeli yaptı. Kara, kapıda karşıladığı misafirlerine "Hemşehrilerimi çok seviyorum; bu mübarek ayda bir arada olmaktan, bu güzel ortamı paylaşmaktan büyük bir onur duyuyorum" diyerek vefasını dile getirdi. 14 Yıldır Verilmeyen Plaket İlk Kez Sahip Buldu Gecenin en dikkat çekici açıklaması Dernek Başkanı Mehmet Demir ’den geldi. Demir, Süleyman Kara’ya plaket takdim ederken derneğin 14 yıllık geleneğini şu sözlerle açıkladı: "Bursa Bitlisliler Derneği'nin 14 yıllık geçmişinde bugüne dek hiç kimseye plaket vermedik. Biz her önüne gelene plaket dağıtan, bu işin değerini azaltan bir dernek değiliz. Ancak Süleyman Kara gibi toplumsal barışa hayatını adamış, sayısız husumeti çözmüş ve her zaman hemşehrilerinin sorunlarıyla yakından ilgilenmiş bir kanaat önderi söz konusu olduğunda, bu prensibi memnuniyetle gözden geçiriyoruz. Bu plaket, bir minnetin ve büyük bir takdirin ifadesidir." Hemşehrilik Bilinci ve Barış Çağrısı Toplumsal uzlaşıdaki "akil adam" kimliğiyle tanınan hayırsever iş insanı Süleyman Kara, plaketi tüm Bitlisliler adına aldığını belirterek, birlik ve dayanışmanın önemini vurguladı. Program, Bursa’daki Bitlisli iş dünyası ve kanaat önderlerinin barış ve kardeşlik mesajlarıyla sona erdi.

Bahçeli'den "Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili net mesaj! Haber

Bahçeli'den "Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili net mesaj!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin verdiği mesajında, "Terörsüz Türkiye sürecini sekteye uğratmak isteyenler, Türkiye'nin hasımlarıdır. İhanetlere karşı dikkatli olalım. Terörsüz Türkiye, Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir." ifadelerini kullandı. BAHÇELİ'DEN TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreci ile Suriye'de yaşanan gelişmelere ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Terörsüz Türkiye sürecini sekteye uğratmak isteyenlerin olduğunu belirten Bahçeli, bunların ihanetlerine karşı dikkatli olunmasını gerektiğinin altını çizdi. Bahçeli, şunları söyledi: "Milletimiz ve devletimiz tarihin pek çok virajında uçurumun kenarına itilmiş, ancak feraseti, cesareti ve kimliğinin gücüyle her seferinde insanlık tarihindeki yolculuğunu kuvvetlenerek sürdürmeyi bilmiştir. Ne zaman ve ne şekilde olursa olsun Türk milletini yok etmeye çalışanların ensesinde bozkurtun nefesini her daim hissettirmeye yeminliyiz. "GÜNÜMÜZDE SAVAŞLAR DAHA ÇETREFİLLİDİR" Günümüzdeki savaş ve oyunlar insanlık tarihi boyunca görülen örneklerinden çok daha çetin ve çetrefillidir. Nitekim Türkiye bir yandan terör örgütleri eliyle yıpratılmaya çalışılmış, bir yandan da uluslararası yaptırımlar devreye girmiştir. Dış destekli demokrasi dışı girişimlerle istikrarsızlık oluşturulmuştur. Türkiye'nin şahlanışı her seferinde türlü oyunlarla engellenmeye çalışılmıştır. Partimiz Türk siyasi hayatında yer aldığı dönemde gayri millî her türlü unsurun, Türk ve Türkiye düşmanlarının daima korkulu rüyası olmuştur. Büyük Türk milletini ve devletini yok etmek isteyen dahili veya harici mahfillerin karşısında en önemli caydırıcı güç olarak hep milliyetçi-ülkücü hareket durmuştur. Bu şuurla Partimiz kökeni, anasının dili, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun muhterem vatandaşlarımızı hedef alan her türlü tehdit ve tehlike karşısında milletçe bir ve beraber olabilmek için siyasi mücadelesini sürdürmektedir. "MİLLİ BİRLİĞİ KUVVETLENMİŞ BİR TÜRKİYE, DAHA KOLAY KALKINACAK" Muradımız milli birliğimizi güçlendirmektir. Türkiye'nin ve Türk milletinin ayağındaki tüm prangaları söküp atmaktır. Bin yıllık kardeşliğimizden aldığımız ilhamla bu topraklarda barış ve huzuru baki kılmaktır. Türkiye'yi tehdit eden gelişmelere karşı daha güçlü mukabele edebilmek, hep birlikte Türkiye olabilmektir. Terörsüz Türkiye derken kastettiğimiz budur. Milli birliğini kuvvetlendirmiş bir Türkiye, ekonomik ve sosyal kalkınmasını elbette daha kolay bir şekilde gerçekleştirecektir. Bu cümleden olarak Türkiye'mizin geçtiği tarihi eşik hepimize, ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Geleceğimize sahip çıkmak elimizdedir. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ SEKTEYE UĞRATMAK İSTEYENLER MİLLETİN HASIMLARIDIR" "Terörsüz Türkiye", "Terörsüz, İstikrarlı Bölge" hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir. Kim veya kimler bu hedefleri engellemek istiyorsa maksatlıdır. "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedeflerini sekteye uğratmayı amaçlayanlar Türkiye ve Türk milletinin hasımları yahut onların işbirlikçileridir. Bunlar ülke, millet hatta insanlık için faydalı işleri itibarsızlaştırma, toplumsal güveni aşındırma ve devlet kapasitesini zayıflatmaya memur edilmiş tiplerdir. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE'YE ŞAŞI BAKANLAR AÇIĞA DÜŞTÜ" Türkiye'nin bağımsız, kendi ayakları üzerinde duran, kurumsal olarak güçlenmiş, küresel ölçekte söz sahibi bir aktör hâline gelmesini hazmedemeyen zavallılardır.Ancak terörsüz Türkiye yolunda bir bir aşılan engeller sonucu alınan mesafe karşısında Terörsüz Türkiye'ye şaşı bakanlar, milli birliği sabote etmek için el ovuşturanlar ve İsrail'e kukla olanlar hepsi birden açığa düşmüştür. "SURİYE'DE TERÖRÜN TASALLUTU SONA ERDİ" Kırılganlıklar devam etse de artık Suriye terörden tamamen arındırılma aşamasına gelmiştir. Suriye Cumhuriyeti'nde üniter, tek Suriye yolunda yeni bir denklem, yeni bir yapı oluşmuştur. Terörün tasallutu sona ermiş, Suriye ikinci defa özgürleşmiş, bunun kazananı da tüm Suriye halkı olmuştur. "BARIŞ ORTAMINDA HERKES KAZANACAK" Zira barış ve huzur ortamında herkes kazanacaktır. Suriye'de yaşanan son gelişmeler, Türkiye'nin milli huzur ve güvenliği, "terörsüz Türkiye" hedefi ve bölgesel istikrarın tesisi açısından kritik bir eşik teşkil etmektedir. Bu bağlamda, kapsayıcı, toplumsal uzlaşıyı önceleyen ve terör örgütlerinden arındırılmış "tek Suriye"nin inşası, söz konusu hedeflere doğrudan hizmet edecek stratejik bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır. Partimizin kuruluşunun 57'nci yıl dönümü de "terörsüz Türkiye" hedefinin somutlaştığı, bölgesel istikrarın milli güvenlikle bütünleştiği hayırlı bir döneme rastlamıştır. "BÖLGEMİZ YENİ ÇATIŞMALARA GEBE" Suriye'de olumlu gelişmeler yaşanırken Dünya huzursuz, başta İran olmak üzere bölgemiz yeni çatışmalara gebedir. Küresel sistem, son yıllarda eş zamanlı ve çok katmanlı krizlerin belirlediği istikrarsızlık sürecinden geçmektedir. Benzer şekilde, Ukrayna–Rusya savaşı başta Türkiye'nin çabaları olmak üzere askeri ve diplomatik tüm girişimlere rağmen kalıcı bir barışla sonuçlandırılamamış, Avrupa güvenlik mimarisinde uzun vadeli belirsizlikleri derinleştirmiştir. "GAZZE'DE İNSANİ KRİZ SÜRÜYOR" Gazze'de ilan edilen ateşkese karşın, sivil halkın beslenme, barınma ve temel insani ihtiyaçlara erişiminde yaşanan ciddi yetersizlikler, insani krizin yapısal niteliğini sürdürdüğünü göstermektedir. Küresel adalet yerlerde sürünmekte, mazlumların feryatları her coğrafyadan duyulmaktadır. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yeni bir çatışma iklimi oluşmaması için tüm insani ve diplomatik çabayı iyi niyetle ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Türkiye diplomasinin önemli merkezlerinden birisi haline de gelmiştir. Dileğimiz aklın, izanın ve sağduyunun hâkim olması, bölgemizde huzurun ve barışın tesis edilmesidir. "UZUN VADELİ STRATEJİK HEDEFİMİZ TÜRKİYE YÜZYILI'NI İNŞA ETMEK" Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye'yi ve Türk milletini güvenli müreffeh bir geleceğe taşımaya yeminlidir. Uzun vadeli stratejik hedefimiz Türk ve Türkiye yüzyılını adım adım inşa ederek İstanbul'un fethinin 600. Yıldönümü olan 2053 yılında Türkiye'nin Dünyada süper güç ve lider ülke haline gelmesini sağlamaktır. Bu amaçla 2053 yılına kadar olan "27 yıllık dönem dokuzar yıllık üç aşamalı" bir stratejik planlamayla ihya edilmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2053 yılına kadar küresel alanda güç merkezi haline gelmiş bir Türkiye'yi oluşturmaya kararlıyız. Bu doğrultuda küresel liderlik için bir yol haritası ortaya konulmalıdır. Bize göre "2053 Küresel Liderlik Yol Haritası" üç dönem halinde şu şekilde planlanmalıdır. "BİRİNCİ DÖNEM KALKINMA HAMLESİ DÖİNEM" Birinci dokuz yıllık dönem 2026–2035 yıllarını kapsayan "Milli Birlik, Devlet kapasitesinde Stratejik Dönüşüm ve Kalkınma Hamlesi Dönemi"dir. Bu dönem, demokratik hukuk devleti ilkelerinin güçlendiği, Türkiye'nin sosyo-ekonomik sorunlarının çözüldüğü, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ile sosyal gelişmenin sağlandığı, milli bütünleşme ve kaynaşmanın tesis edildiği bir dönem olacaktır. Türkiye tüm vatandaşları ile "birlikte yaşama arzusunu" güçlendirerek bütün enerjisini Türkiye'nin kalkınmasına yöneltme başarısını bu dönemde gösterecektir. Bu dönem, ülkemizin milletler camiasında saygınlığı artarken toplumdaki yozlaşmanın önüne geçilerek ahlaki ve iktisadi temelde kalkınma hamleleriyle Türkiye sıçrama yapacaktır. "İKİNCİ DÖNEM MERKEZ ÜLKE TÜRKİYE DÖNEMİ" İkinci dönem 2036–2044 yıllarını kapsayan "Merkez Ülke Türkiye Dönemi"dir. Bu dönem ekonomik ve sosyal kalkınmasında hamle yapmış, küresel rekabette ön almış, hem doğuya hem batıya bakan Selçuklu kartalı anlayışında kutupbaşı olmuş bir Türkiye dönemi olacaktır. Türkiye hem doğu ve batı arasında merkezi güç, hem de tüm jeopolitik ve ekonomik kuşakların merkezinde yer alan bir "merkez ülke" olacaktır. "ÜÇÜNCÜ DÖNEM KÜRESEL LİDERLİK VE MEDENİYET İNŞA DÖNEMİ" Üçüncü dönem 2045–2053 yıllarını kapsayan, "Küresel Liderlik ve Medeniyet İnşa Dönemi" olacaktır. 2053 yılını hedefleyen uzun vadeli stratejimizin temel amacı; ülkemizin, çağdaş dünyayı Türkçe algılama ve değerlendirme yeteneğine sahip, küresel düzeyde etkili ve ekonomide dünyanın ilk sıralarında yer alan ülkelerinden biri olan "lider ülke" konumuna yükseltilmesidir. Böylesi bir Türkiye adalet ve ahlak temelinde insanlığın huzurunu sağlamaya dönük medeniyet telakkisini hayata geçirme imkanı da bulacaktır. Bu stratejik uzun vadeli hedeflerle birlikte güncel meselelere yönelik çalışmalar yapıyor, projeler geliştiriyoruz. Geleceğin Türkiye'sini inşa ediyoruz. 2071 yılında cihan ve uzay hakimiyeti ülkümüzü inşallah gerçekleştireceğiz. Ekonomisiyle, güvenliğiyle, göç ve sosyal politikalarıyla; Türk kuşağı stratejisiyle, Türkiye merkezli bir medeniyet anlayışıyla insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu huzuru hem içeride hem de dışarıda tesis etmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek için kararlılıkla çalışacak milli birlikle gücümüze güç katacağız. Türkiye, bir kutup başı gibi sivrilirken küresel sistemde belirleyici bir aktör haline gelecektir. "CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİYLE UYUMLU HALE GETİRİLECEK DÜZENLEMELER YAPILMALI" Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurumsal yapısını güçlendirmek, devlete kattığı değeri daha ileri taşımak zorundayız. Bu çerçevede demokratik hukuk devleti güçlendirilmeli, devlet ve toplum düzenini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle bütünüyle uyumlu hale getirecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ekonomik ve sosyal politikalar dar gelirli vatandaşlarımızı koruyacak şekilde belirlenmeli ve uygulanmalıdır. Devlete yuvalanarak varlığımızı ve birliğimizi riske atan, hala aktif olan kripto damar FETÖ ile benzeri her türlü yapının kararlılıkla üzerine gidilmelidir. "İHANETLERE KARŞI DİKKATLİ OLMALIYIZ" İhanetlere karşı dikkatli olmalı, zalimlere karşı mazlumların safında buluşmalı, yanlışa karşı doğrunun şemsiyesi altında toplanmalıyız. Amacımız; refahı artıran, ahlak ve istikrar temelli, katılımcı ve kapsayıcı bir kalkınma modelini hayata geçirmektir. Zira Türk siyasetinin bir ahlak reformuna, yeni bir kalkınma hamlesine, istikametini milletimizin hedef ve özlemlerinden alan muhtevalı bir toparlanmaya ihtiyacı vardır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.