Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Atatürk

Gürsu Haber - Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir Asırlık Deneyim, Çocukların Hayalleriyle Buluştu Haber

Bir Asırlık Deneyim, Çocukların Hayalleriyle Buluştu

Ekol Koleji, kuşaklar arasında anlamlı bir köprü kuran ve çocukların hayal dünyalarını zenginleştiren özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Okulun 2/A sınıfı öğrencileri Alya Taşcı ve Neslişah Eser tarafından hazırlanan “Renklerle Dünya Yolculuğu” adlı sergi, 101 yaşındaki Köy Enstitüsü öğretmeni Nurten Ceyhan’ın katılımıyla açıldı. Etkinlik, okulun kurucu başkanı Nebi Taşcı ve genel müdür Türkan Sedef Taşcı’nın Ceyhan’ı okul kapısında karşıladığı anlamlı bir törenle başladı. Geçmişin Birikimi, Geleceğin Çocuklarıyla Buluştu Etkinlikte, Nurten Ceyhan’ın öğrencilerle gerçekleştirdiği söyleşi büyük ilgiyle dinlendi. Ceyhan, deneyimlerini paylaşırken, öğrencilerle birlikte uçurtma yapıp uçurarak etkinliğe renk kattı. Ceyhan, konuşmasında geçmişin birikimini bugünün çocuklarıyla buluşturmanın önemine dikkat çekerken, bu organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Ekol Koleji kurucusu Nebi Taşcı, çocuklara geçmişten gelen deneyimleri aktarmanın eğitimin bir parçası olduğunu belirterek, Türk Eğitim Vakfı (TEV) bursu önceki dönem başkanı Sayın Mehmet Çalışkan’a katkılarından dolayı teşekkürlerini iletti. Köy Enstitüsü Eğitiminden Öğrencilere İlham Söyleşisinde, Köy Enstitülerindeki üretim temelli eğitim anlayışını aktaran Nurten Ceyhan, Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının ardından ortaokul üçüncü sınıf öğrencisi olduğunu ve o döneme ait anılarını öğrencilerle paylaştı. Ceyhan, Köy Enstitüsü ruhunun Ekol Koleji’nde yaşatılmasını büyük bir mutlulukla gözlemlediğini belirterek, okulun doğaya, yeşile ve canlılara verdiği önemin, mutlu çocuklar yetiştirme anlayışıyla birleştiğini vurguladı. “Bu okulda, eğitimin en güzel haline tanıklık ediyorum,” dedi Ceyhan. Ayrıca, sağlıklı ve uzun bir yaşamın sırrını “üretkenlik, çalışkanlık ve hayata bağlı kalmak” olarak tanımlayan Ceyhan, bu yaklaşımın yaşam boyu öğrenmenin en önemli anahtarı olduğunu söyledi. Sanat ve Yaratıcılıkta Başarı Öğrenciler tarafından hazırlanan sanat eserleri büyük beğeni toplarken, etkinlikte düzenlenen resim yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. İlkokul kategorisinde, Deniz Ilgın Sünney birinci, Sıla Yıldız ikinci, Kayra Ege Maltepe ise üçüncü oldu. Ortaokul kategorisinde ise, Helin Evliyaoğlu birinci, Elif Acar ikinci ve Neval Akın üçüncü oldu. Ödül töreninde, dereceye giren öğrencilere madalyalarını Nurten Ceyhan takdim etti. Ayrıca, Buğlem Atıcı’nın büyük beğeni toplayan eseri, Ceyhan’a özel bir hediye olarak kendisi tarafından sunuldu. İlham Veren Bir Gün Etkinliğin sonunda, Nurten Ceyhan öğrencilerine kendi yazdığı “Çılgın Babaanne” adlı kitabını armağan etti. Öğrenciler için bu özel gün, ilham verici ve unutulmaz bir deneyim olarak hafızalarda kaldı. Ekol Koleji, 101 yaşındaki Nurten Ceyhan’ın katılımıyla hayata geçirdiği bu anlamlı etkinlikle, geçmişin bilgi ve deneyimlerini bugünün genç nesline aktararak, eğitimde ne kadar önemli bir role sahip olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Bursa’da Emeklilerden LÖSEV'e 23 Nisan Hediyesi Haber

Bursa’da Emeklilerden LÖSEV'e 23 Nisan Hediyesi

Türkiye Emekliler Derneği Uludağ Şubesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle LÖSEV’de anlamlı bir etkinliğe imza attı. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla anlamlı bir sosyal sorumluluk etkinlik gerçekleştirdi. Özel gün vesilesiyle ziyaret edilen Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) Bursa İl Koordinatörlüğü bünyesinde hem bayram sevinci paylaşıldı, hem de çocuklara destek olundu. 100 KİTAP BAĞIŞI YAPILDI TÜED Uludağ Şubesinin özel etkinliğinde Mutlular Mahallesindeki Bursa Lösemili Çocuklar Bilim ve Doğa Köyü Enstitüsünde bulunan çocukların kütüphanelerine katkı sağlamak amacıyla 100 adet kitap bağışı yapıldı. Bunun yanı sıra, 23 Nisan kutlamalarında kullanılmak üzere Türk Bayrağı, çeşitli etkinlik malzemeleri ve hediyeler de LÖSEV’e teslim edildi. TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan; sadece çocuklarımızın bayramı değil, aynı zamanda geleceğimize olan inancımızın da en güçlü sembollerinden biridir. Bizler de Türkiye Emekliler Derneği Uludağ Şubesi olarak bu anlamlı günde, lösemiyle mücadele eden evlatlarımızın yanında olmak istedik. Onların yüzlerinde bir tebessüm oluşturabilmek, bizler için en büyük mutluluktur. Kitap bağışlarımızla onların eğitimine katkı sunmayı, bayramlık malzeme desteklerimizle de 23 Nisan coşkusunu doyasıya yaşamalarını amaçladık.” diye konuştu. SOSYAL SORUMLULUK ÇAĞRISI Kenan Pars, dayanışma ve sosyal sorumluluk bilincinin önemine dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplum olarak en büyük gücümüz, birlik ve beraberlik içinde hareket edebilme kabiliyetimizdir. Özellikle çocuklarımız söz konusu olduğunda, her birimizin sorumluluğu daha da artmaktadır. Bu vesileyle devletimizin ilgili tüm birimlerini, tüm vatandaşlarımızı LÖSEV'e sahip çıkmaya, bu tür sosyal sorumluluk çalışmalarına katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Türkiye Emekliler Derneği Uludağ Şubesi olarak bu anlamlı organizasyonla hem 23 Nisan’ın ruhuna uygun bir dayanışma örneği sergiledik, hem de toplumda farkındalık yolunda katkı sağladık. Bu tür anlamlı etkinliklere imza atmaya devam edeceğiz.” LÖSEV’DEN TÜED ULUDAĞ’A TEŞEKKÜR LÖSEV Bursa İl Koordinatörlüğü Halkla İlişkiler Yöneticisi Onur Dönmez dr “TÜED Uludağ Şubesi’ne örnek duyarlılıkları için çok teşekkür ediyoruz. Sayın Kenan Pars Başkanlığındaki heyetin ziyareti, jestleri hepimizi çok mutlu etti. Sivil toplum kuruluşlarının bu tür destekleri çok değerli ve anlamlı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle yapılan ziyaret, çocuklarımızın bayram coşkusunu ikiye katladı. Böyle etkinlikler, çocuklarımızın moralini yükseltiyor. TÜED Uludağ’ın faaliyetinin örnek olmasını diliyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

BURSA SİYASETİNDE KRİZ: ERDOĞAN KAÇAR’DAN İL YÖNETİMİNE AĞIR SUÇLAMALAR Haber

BURSA SİYASETİNDE KRİZ: ERDOĞAN KAÇAR’DAN İL YÖNETİMİNE AĞIR SUÇLAMALAR

Bursa’da parti içi tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Osmangazi’de ilçe başkan adaylığı sürecinde öne çıkan isimlerden Erdoğan Kaçar, hazırladığı kapsamlı ihbar ve disiplin savunma raporunu genel merkeze sunarak il yönetimine yönelik dikkat çeken iddialarda bulundu. Kaçar, Bursa İl Örgütü’nde “tüzük ihlalleri, belediye vesayeti, liyakatsiz kadrolaşma ve ideolojik savrulma” yaşandığını öne sürdü. “SANDIK İRADESİ GASP EDİLDİ” İDDİASI Kaçar, Osmangazi İlçe Başkanlığı sürecinde üye iradesinin yok sayıldığını iddia ederek, 4 Şubat 2024 tarihli ön seçimde 764 oy almasına rağmen liste sıralamasında geriye düşürüldüğünü belirtti. Bu durumu “açık bir yetki gaspı” olarak nitelendiren Kaçar, il yönetiminin ilçe örgütünü devre dışı bıraktığını savundu. OLAĞANÜSTÜ KONGREYE “BASKI VE ŞANTAJ” SUÇLAMASI 2 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirilen Osmangazi Olağanüstü İlçe Kongresi’ne de değinen Kaçar, süreçte belediye etkisinin belirleyici olduğunu iddia etti. Kaçar’ın raporunda, Erkan Aydın ve bazı yerel yöneticilerin taraf olduğu, delegeler üzerinde baskı kurulduğu ve iş vaadi ya da işten çıkarma tehdidiyle oy yönlendirmesi yapıldığı öne sürüldü. Ayrıca mevcut ilçe yönetiminin belediye imkanlarıyla desteklendiğini savunan Kaçar, adaylık sürecinde tehdit edildiğini de iddia etti. DİSİPLİN KURULUNA “TARAFSIZLIK” ELEŞTİRİSİ Kaçar, Bursa İl Disiplin Kurulu’nda verdiği savunma sırasında kendisine yöneltilen “Kimin adamısınız?” sorusunun kurulun tarafsızlığına gölge düşürdüğünü belirtti. İl Disiplin Kurulu Başkanı Adil Öztürk’ü de eleştiren Kaçar, kurulun hukuki değil siyasi saiklerle hareket ettiğini iddia etti. MİLLETVEKİLİNE YÖNELİK TUTUM TARTIŞMA YARATTI Raporda ayrıca, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’a yönelik tutum da eleştirildi. Kaçar, bir ziyaret üzerinden milletvekiline yönelik “kınama” ifadeleri kullanıldığını öne sürerek, bunun parti hiyerarşisine aykırı olduğunu savundu. “AKRABA VE HEMŞEHRİ KADROLAŞMASI” İDDİASI Kaçar’ın en dikkat çekici iddialarından biri de il yönetimindeki kadrolaşma üzerine oldu. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş başta olmak üzere bazı yöneticilerin hemşehrilik ve akrabalık ilişkileri üzerinden görevlendirildiğini öne süren Kaçar, liyakat ilkesinin ortadan kalktığını iddia etti. “BELEDİYE ÜZERİNDEN SİYASİ İKBAL” SUÇLAMASI Raporda, bazı il yöneticilerinin belediye iştiraklerinde görev aldığı ve bunun etik dışı olduğu ileri sürüldü. Kaçar, bu durumu “maaşlı örgüt” olarak nitelendirerek, parti emekçilerinin dışlandığını savundu. İDEOLOJİK ELEŞTİRİLER VE “SAVRULMA” VURGUSU Kaçar, il yönetiminin partinin temel ilkelerinden uzaklaştığını da öne sürerek, özellikle laiklik ve parti ideolojisi konusunda eleştirilerde bulundu. Açıklamasında, partinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün eleştiri ve iç denetim konusundaki sözlerine atıfta bulundu. “İNTİKAM AMAÇLI DİSİPLİN SÜRECİ” İDDİASI Kendisi hakkında başlatılan disiplin sürecinin “intikam amacı taşıdığını” savunan Kaçar, eleştirilerinin ardından hedef alındığını ileri sürdü. Kaçar, Bursa’daki bazı isimlerin disipline sevk edilmezken kendisinin hedef alınmasının “çifte standart” olduğunu iddia etti. SONUÇ VE TALEP 10 Nisan 2026 tarihli raporunda Kaçar, hakkında yürütülen ihraç talebinin reddedilmesini isterken; başta İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve İl Disiplin Kurulu Başkanı Adil Öztürk olmak üzere bazı yöneticiler hakkında kesin ihraç talebiyle soruşturma başlatılmasını talep etti. Bursa siyasetinde yankı uyandıran bu kapsamlı raporun ardından gözler genel merkezin atacağı adımlara çevrildi. Parti içindeki bu gerilimin önümüzdeki günlerde daha da derinleşebileceği değerlendiriliyor.

DSP Osmangazi’de Yeni Dönem: Nalan Usta’dan Birlik, Demokrasi ve Cumhuriyet Vurgusu Haber

DSP Osmangazi’de Yeni Dönem: Nalan Usta’dan Birlik, Demokrasi ve Cumhuriyet Vurgusu

Demokratik Sol Parti (DSP) Osmangazi İlçe Başkanlığı’nda yeni bir dönem resmen başladı. Olağan genel kurulun ardından ilçe başkanlığı görevine seçilen Nalan Usta, yaptığı kapsamlı konuşmayla hem parti tabanına hem de kamuoyuna önemli mesajlar verdi. Yoğun katılımın gözlendiği genel kurulda birlik, demokrasi ve Cumhuriyet değerleri ön plana çıktı. “Zor Bir Süreçten Geçiyoruz” Konuşmasına genel kurula katılan partililere ve destekçilere teşekkür ederek başlayan Nalan Usta, Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal ve siyasal sürece dikkat çekti. Ülkenin kritik bir dönemden geçtiğini ifade eden Usta, bu süreçte sorumluluklarının daha da arttığını vurguladı. DSP’nin bu zorlu dönemde ilkeli duruşuyla öne çıkacağını belirten Usta, siyasetin çözüm üretme sorumluluğuna işaret etti. Cumhuriyet ve Ecevit Vurgusu Usta’nın konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri, Cumhuriyet değerlerine yaptığı güçlü vurgu oldu. DSP’nin siyaset anlayışının temelinde Atatürk ilke ve inkılaplarının yer aldığını belirten Usta, merhum Başbakan Bülent Ecevit’i de rahmet ve minnetle andı. “Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden sapmadan, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir anlayışla siyaset yapmaya devam edeceğiz” diyen Usta, DSP’nin ideolojik çizgisinin net ve kararlı olduğunu ortaya koydu. Osmangazi’de “Samimi Siyaset” Dönemi Yeni dönemde Osmangazi’de nasıl bir yönetim anlayışı benimseyeceklerine de değinen Usta, “samimi, ilkeli ve dürüst siyaset” vurgusu yaptı. Vatandaşla iç içe, ulaşılabilir ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışı hedeflediklerini belirten Usta, yerel siyasette güven duygusunun yeniden inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi. Demokrasinin önemine de dikkat çeken Usta, siyasi partilerin halkın iradesini temsil eden temel yapılar olduğunu ifade ederek, katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini söyledi. “Bize İnanın, Bize Güvenin” Konuşmasının sonunda Bursa halkına doğrudan seslenen Nalan Usta, “Bize inanın, bize güvenin” sözleriyle destek çağrısında bulundu. Bu mesaj, yeni yönetimin hem iddialı hem de sorumluluk bilinci yüksek bir yaklaşımla göreve başladığını ortaya koydu. Usta ayrıca, kendisini bu göreve layık gören DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’a ve DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskir’e teşekkür ederek parti içi dayanışmaya vurgu yaptı. DSP Osmangazi’de Yeni Yönetim Kadrosu Açıklandı Genel kurulun ardından yalnızca ilçe başkanı değil, yönetim kadrosu da netlik kazandı. Tek aday olarak seçime giren Nalan Usta’nın liderliğinde oluşturulan yeni yönetim kurulu, farklı meslek gruplarından ve toplumsal kesimlerden isimleri bir araya getirdi. Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Enes Seskir Tayfun Dinçer Hakan Uslu Emine Yılmaz Berrin Torun Çağlar Karagöz Elif Borçbakan Abdul Burak Güler Elif Uslu Ahmet Aslan Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Zekeriya Seskir Mustafa Seskir Cesur Bayram Abdullah Kurt Erhan Özçerçel Yeni yönetim, DSP’nin Osmangazi’deki örgütlenmesini güçlendirmeyi ve yerel siyasette daha etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Yeni Dönemin Mesajı DSP Osmangazi İlçe Başkanlığı’nda Nalan Usta liderliğinde başlayan bu yeni dönem, parti içinde yenilenme ve sahada daha görünür olma hedefiyle şekilleniyor. Cumhuriyet değerlerine bağlılık, demokratik katılım ve halkla doğrudan temas, yeni yönetimin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. Osmangazi gibi Bursa’nın en büyük ve en dinamik ilçelerinden birinde, DSP’nin nasıl bir performans sergileyeceği önümüzdeki süreçte yakından takip edilecek.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TUTARLI OLACAKSINIZ; BİR GÜN ÖYLE, BİR GÜN BÖYLE OLMAYACAKSINIZ! Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TUTARLI OLACAKSINIZ; BİR GÜN ÖYLE, BİR GÜN BÖYLE OLMAYACAKSINIZ!

Kırıkkale’de düzenlenen Halk Buluşması programına katılan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız” dedi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Kırıkkale İl Başkanlığı açılışı öncesinde düzenlenen Halk Buluşması programına katıldı. Ağıralioğlu, “Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, devletin ve milletin düşmanlarıyla yol yürümeyeceksiniz. Erbakan Hoca’yı anıyorsanız, onun bölgeye dair uyarılarını duyacaksınız. Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız” diye konuştu. Yavuz Ağıralioğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi: “Memleket zor zamanlara düştüğünde, arkamızda bulunan fotoğrafa bakar, talip olduğumuz mesuliyeti oradan alırız. Arkamda kalpaklı bir Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafı var. Devlet zor durumdaysa, millet dara düşmüşse; bu millet başına kalpağını geçirir, iradesini milletine adar. 2026 yılında omuzlarımıza düşen sorumluluk da budur. Ay yıldızlı al bayrağın altında, kalpaklı Atatürk’ün önünde Türk milletinin istikbaline yürümeye söz verilir. Bugün aynı zamanda, ömrünü devleti güçlü, milleti kudretli kılmaya adamış, çileli bir mücadele vermiş Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümü. Zindanlarla, idam sehpalarıyla sınanmış bir iradenin sahibine rahmet olsun. MUHSİN YAZICIOĞLU HER EVDEN BİR FATİHA ALDI! Yakın zamanda kaybettiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu… Her evden oy alamamış olabilir ama her evden bir Fatiha almış bir memleket evladıdır. Ona da rahmet olsun. Çünkü memleket zordadır, dardadır. Bu memleketin ufkuna bela düşmesin diye yıllar önce uyaran, ‘Suriye düşerse Irak gider, Irak yıkılırsa İran hedef olur, sıra Türkiye’ye gelir’ diyen Necmettin Erbakan’ı da bugün hatırlıyoruz. Siyaset bazen eskiyi anar, ‘eskiden böyleydi’ diye konuşur. Nezaketi, siyasi terbiyeyi hatırlar. Aynı kürsülerde rakip olup memleket meselelerini konuşabilen liderleri hatırlar. Bülent Ecevit’i, Süleyman Demirel’i bu yönleriyle anar. Ama ben bunları sadece rahmet dilemek için söylemiyorum. Ölenlerin büyük, kalanların küçük olduğu bir millet olamayız. Aksi halde bu topraklarda tutunamayız. Rahmet dilediğimiz insanların ahlakına, cesaretine, ikazlarına sırt dönerek siyaset yapamayız. Bugün kime rahmet diliyorsak, onun temsil ettiği iradeyi taşımak zorundayız. TERÖRİSTLERLE YAN YANA DURAMAYIZ! Dün ‘kibar’ dediklerimizi anıp bugün kaba olamayız. Dün ‘inançlı’ dediklerimizi anıp bugün inançsız davranamayız. Dün ‘cesur’ dediklerimizi anıp bugün korkak olamayız. Dün ‘ilkeli’ dediklerimizi anıp bugün ilkesiz olamayız. Dün devleti ve milleti korumak için terörle mücadele edenleri överken, bugün teröristlerle yan yana duramayız. Dün ‘aman ha’ diye uyaranları unutup Amerika’nın azgınlığına da, İsrail’in şımarıklığına da sessiz kalamayız. Eğer mezarlara gitmeye hakkımız olsun istiyorsak, o mezarların önünde hangi hakikatle durmamız gerektiğini unutmamalıyız. Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, devletin ve milletin düşmanlarıyla yol yürümeyeceksiniz. Erbakan Hoca’yı anıyorsanız, onun bölgeye dair uyarılarını duyacaksınız. Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız. YAŞADIĞIMIZ HİÇBİR SORUN FAİLİ MEÇHUL DEĞİL! Türkiye’nin ekonomik ve kurumsal sorunları ortadadır. İşsizlik var, enflasyon var, yüksek faiz var. Eğitimde kalite kaybı var, liyakat eksikliği var. Bugün yaşadığımız hiçbir sorun faili meçhul değildir. Yanlış ekonomi politikaları ve plansız yönetim bu memleketi bu hale getirmiştir. Ama bu milletin gücü vardır. Bu milletin toprağı var, suyu var, yetişmiş insanı var. Doğru planlama yapılırsa bu ülke yeniden ayağa kalkar. Millete umut olmanız için size yetki verildi. Ama siz millete umut olmak yerine kabus oldunuz. Millet size umut olun diye yetki verdi; bugün çıkıp terörle ilgili söylem değiştiriyorsunuz. Bu kabul edilemez. TÜRKİYE AYAĞA KALKMAK ZORUNDADIR! Biz bir parti hevesiyle yola çıkmadık. Biz millet iddiasıyla yola çıktık. Bu memlekette millete yük olan değil, millete omuz veren bir siyaset kuracağız. Bu ülkeye aidiyet hisseden, bu bayrağın altında kendini ait hisseden herkes bu yürüyüşün parçasıdır. Türkiye ayağa kalkmak zorundadır. İçinde bulunduğumuz şartlar bunu bir tercih olmaktan çıkarmıştır. Güçlü bir devlet ve planlı bir gelecek artık zorunluluktur. Biz bu yola şerefli bir mücadele için çıktık. Başarırsak da şeref, yolda kalırsak da şeref. Ama bu millet için yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz.”

“Belediyeler Sarayın Değil, Halkın!” Haber

“Belediyeler Sarayın Değil, Halkın!”

Yaka, konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimci vizyonunu hatırlatarak başladı. “Bugün, Türk kadınına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının tanındığı devrimsel kanunun yıldönümü. Bu, Cumhuriyetimizin kadın-erkek eşitliği yolunda attığı en radikal adımdır. Artvin Kılıçkaya’da Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı Sadiye Hanım’ı, ilk kadın muhtar Gül Esin’i ve eşitlik mücadelesine destek veren tüm kahramanlarımızı saygıyla anıyoruz” dedi. Kadın mücadelesinin CHP için ana omurga olduğunu vurgulayan Yaka, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yazık ki 96 yıl önce kazanılan bu haklar, gericiliğin, vesayet zihniyetinin ve kadını siyasetten dışlamaya çalışan anlayışların hedefi olmaya devam ediyor. Belediyeler, iktidarın keyfi kayyum uygulamalarıyla gasp ediliyor, kadın belediye başkanlarımız hedef alınıyor. Halkın iradesi yok sayılarak atanmış kişilerle yönetilmek isteniyor. Bu, Atatürk’ün halkın doğrudan temsil alanı olarak gördüğü yerel yönetim anlayışıyla tamamen çelişiyor.” Yaka, CHP’nin halk iradesinden asla taviz vermeyeceğini yüksek bir sesle duyurdu: “Belediyeler sarayların değil, halkındır! Biz Cumhuriyet Halk Partisi’li belediyeler olarak bunu gururla haykırıyoruz. Kadınları eve hapseden zihniyete inat, yalnızca 2 yıl içinde tam 801 kreş açtık; çocuklarımızın güvenliğini sağlıyor, kadınların iş gücüne katılımını destekliyoruz. ‘Eğitim, hiçbir gencin maddi durumuna kurban edilemez!’ anlayışıyla 77 öğrenci yurdumuzla gençlerimizin yanındayız. 172 Kent Lokantası ile yoksul vatandaşlarımızın ve öğrencilerimizin sofrasındayız. 173 Halk Market, Halk Mandıra ve Halk Ekmek noktalarımızla hem bütçeyi koruyor hem de yerel üreticiyi destekliyoruz. Ve bunu, tutuklu belediye başkanlarımıza rağmen, kayyuma inat, halkın iradesiyle yaptık.” Asuman Yaka, mesajını netleştirdi: “Oya Tekin’in tutuklandığı yerde biz kreş açarız. İktidarın vesayet hayalleri kurduğu her belediyede halkın sofrasını kurarız. Cumhuriyet kadınları olarak halk için çalışmaktan ve eşitliği savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.” Yaka, açıklamasını CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sözleriyle tamamladı: “Eşitlik olmadan tam demokrasi olmaz. Kadınlar siyasetin öznesidir, karar mekanizmalarının eşit ve vazgeçilmez ortağıdır.”

CHP Bursa: Milletten korkanlar kaybedecek Haber

CHP Bursa: Milletten korkanlar kaybedecek

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 19 Mart'ın 1. yıl dönümünde bir açıklama yaparak, yaşanan süreci “millet iradesini savunma mücadelesi” olarak nitelendirdi. ↵ İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin adil ve demokratik bir Türkiye hedefi doğrultusunda mücadele verdiğini belirterek, “Bu mücadele; adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği savunmanın ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini korumanın mücadelesidir” dedi. ↵ Yeşiltaş'ın açıklaması şu şekilde: ↵ “Cumhuriyet Halk Partisi, umudun, azmin, adil ve demokratik bir Türkiye’ye olan inancının partisi olarak büyük bir mücadele vermeye devam etmektedir. ↵ Bu mücadele adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini savunmanın mücadelesidir. ↵ Cumhuriyet Halk Partisi, 2019 yılında Ankara ve İstanbul dahil olmak üzere ülkemizin birçok büyükşehir belediyesini yönetmeye hak kazanmış, 2024 yerel seçimlerinde bu başarısını katlamış, Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. 6 Mayıs 2019’da yine yalan, iftira ve hukuk mühendisliğiyle İstanbul seçimlerini iptal edenler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürüyüşünü durdurmak için bu tarihten itibaren sürekli yargı tacizleri ve siyasetin emriyle düzenlenen yargı süreçlerini uygulamaya koymuştur. ↵ Belediyelerimizin önüne idari ve mali engeller konulmuş, fakat halkçılığın kaleleri haline gelen belediyelerimiz bütün imkanlarıyla millete hizmete koşmuştur. Karalamalar, iftiralar ve kumpaslarla yıpratmaya çalıştıkları CHP belediyeciliği, kötü söze kulak asmamış, milletin gözündeki umuda layık olabilmek için var gücüyle çalışmıştır. ↵ Milletin teveccühüne layık olmak, Türkiye’yi içine düşürüldüğü ekonomik kriz, adaletsizlik ve siyasi istikrarsızlıktan kurtarmak için iktidara yürüyen partimiz, bu yolda çok önemli bir adım atmış ve “önce CHP’de, sonra Türkiye’de değişim” yolunu açmıştır. ↵ Değişim yolunun ilk zaferi olan 2024 yerel seçimlerinde milletimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi mertebesine yükseltmiş ve iktidara güçlü bir uyarıda bulunmuştur. Fakat ne yazık ki bugün gelinen noktada, milletin uyarılarını dinleyen değil, onları susturmaya çalışan bir yapıyla karşı karşıyayız. ↵ Partimizin ön seçimlerinde 15,5 milyon insanımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayımız olan Sayın Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki birçok seçilmiş belediye başkanımız, partili yol arkadaşlarımız ve çalışma arkadaşlarımız hukuksuzca kurgulanan bir muhalefeti yok etme kumpası sebebiyle bugün cezaevlerindedir. ↵ Milletin yürüyüşünden, CHP’nin mücadelesinden, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun halktaki karşılığından çekinenler; başlığı Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmak, içeriği CHP’yi durdurmak, özü ise millete karşı baş kaldırmak olan operasyonlar silsilesi ile darbe girişimi niteliğinde bir garabeti Türkiye’ye yaşatmıştır. ↵ Aylar boyunca medyada asılsız iddialarla karalama kampanyaları yapılmış, dava kapsamında tutuklu olan bazı kişiler tehdit ve şantaj ile iftiracı olmaya zorlanmış, “görmüştüm, duymuştum”, şeklindeki ifadelerle delilden yoksun bir iddianame oluşturulmuştur. Bu kumpas, yalan ve iftira sürecini yürüten kişiye ödül olarak bu devletin Adalet Bakanlığı makamı verilmiş, adalet ve kamu düzeni yerle bir edilmiştir. ↵ Milletin ve muhalefetin bu hukuksuzluğa dair sorularına ve sorgulamalarına hiçbir iktidar mensubu cevap verememiş, “yaptım, oldu” zihniyetiyle Cumhuriyet’i kuran partiyi durdurabileceklerini zannetmişlerdir. ↵ 9 Mart’tan beri devam eden duruşmalarda ise asıl niyetin adil bir yargılama yapmak değil, milletin Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi etmek için gün saydığı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun gelişini geciktirmek, suyu bulandırmak ve algı oluşturmak olduğunu tüm Türkiye görmüştür. ↵ Türkiye için artık buradan geri dönüş yoktur. Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacaktır. Biz bugün geldiğimiz noktada, dünden bile daha cesur, daha çalışkan ve daha umutluyuz. ↵ Hukuka aykırı olarak düzenlenen CHP’yi durdurma, muhalefeti yok etme ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığını engelleme kumpasına karşı canla başla mücadele etmeye devam edeceğiz. ↵ İktidara hazırlığımızı hız kesmeden sürdürecek, milletin dertlerine, devletin ihtiyaçlarına ve geleceğimiz için yapmamız gerekenlere var gücümüzle odaklanarak milletin iktidarının yolunu açacağız. ↵ Durmayacağız, susmayacağız, bir an bile yorulmayacağız! Yalan ve iftirayla nice vatan evladını ailesinden uzak, özgürlüğünden mahrum bırakanların kumpasına karşı hukukun ve gerçeklerin yanında duracağız. Türkiye’ye sürekli olarak kaos, kriz ve istikrarsızlık yaşatanları durduracağız. ↵ Halkın iradesiyle belirlenen iktidarı kuracağız. ↵ Adaleti, demokrasiyi ve bizlere Atatürk’ün emaneti Cumhuriyeti son nefesimizi verene kadar koruyacağız! ↵

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.