Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anayasa

Gürsu Haber - Anayasa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Öz Sağlık-İş Bursa 2 No'lu Şube'den Başhekim Tepkisi: "Çalışan Annelerin Onuru Korunmalıdır" Haber

Öz Sağlık-İş Bursa 2 No'lu Şube'den Başhekim Tepkisi: "Çalışan Annelerin Onuru Korunmalıdır"

Öz Sağlık-İş Sendikası Bursa 2 No'lu Şube Başkanlığı, bir kamu sağlık kurumunda görev yapan başhekimin, analık izni sonrası ücretsiz izin talebinde bulunan çalışan annelere yönelik kullandığı iddia edilen ifadeler nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Sendika, çalışan annelerin yasal haklarını kullanırken küçümseyici ve rencide edici söylemlere maruz bırakıldığını belirterek, olayın sadece bireysel bir sorun değil, tüm sağlık çalışanlarını ilgilendiren ciddi bir hak ihlali olduğunu ifade etti. Açıklamada, başhekimin çalışan annelere yönelik, "Çocuk yaparken bana mı sordunuz?" ve "Doğum yaparken bana mı güvendiniz?" şeklinde ifadeler kullandığının öne sürüldüğü, ayrıca kamuoyuyla paylaşılması uygun görülmeyen daha ağır söylemlerin de dile getirildiği iddia edildi. Sendika, olayla ilgili hukuki ve idari mercilere başvuruların yapıldığını, soruşturma sürecinin ise devam ettiğini belirtti. Buna rağmen hakkında soruşturma yürütülen başhekimin görev süresinin uzatılmasının çalışanlar ve kamuoyunda soru işaretlerine neden olduğu vurgulandı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından aile kurumunun güçlendirilmesi ve doğum oranlarının artırılmasına yönelik politikalar kapsamında 2025 yılının Aile Yılı ilan edildiği hatırlatılarak, çalışan anneleri incitecek söylemlerin bu anlayışla bağdaşmadığı ifade edildi. Öz Sağlık-İş Bursa 2 No'lu Şube Başkanlığı, annelik hakkının Anayasa ve ilgili mevzuatla güvence altına alındığını belirterek, hiçbir kamu yöneticisinin çalışanların yasal haklarını kullanmaları nedeniyle baskılayıcı veya aşağılayıcı ifadeler kullanamayacağını kaydetti. Sendika açıklamasında şu soruların yanıtlanması istendi: * Çalışan anneleri rencide ettiği iddia edilen ifadeler nedeniyle neden herhangi bir idari yaptırım uygulanmadı? * Hakkında soruşturma devam eden bir yöneticinin görev süresi hangi gerekçeyle uzatıldı? * Bu karar, çalışan anneler ve kamu personeline nasıl bir mesaj veriyor? Öz Sağlık-İş Sendikası Bursa 2 No'lu Şube Başkanlığı, çalışan annelerin haklarını ve onurunu korumak adına hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirterek, soruşturmanın şeffaf şekilde yürütülmesini ve kamu vicdanını rahatlatacak adımların atılmasını istedi.

MHP Bursa Teşkilatından Güç Gösterisi: Haber

MHP Bursa Teşkilatından Güç Gösterisi:

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Geleneksel Kurban Bayramı Bayramlaşma Programı, yoğun katılım ve sert siyasi mesajlarla gerçekleştirildi. Merinos Atatürk Kültür Merkezi Yıldırım Bayezid Salonu’nda düzenlenen programda, hem Türkiye’nin siyasi gündemine ilişkin dikkat çeken açıklamalar yapıldı hem de MHP’nin “devletin bekası” konusundaki kararlı duruşu vurgulandı. Bayramın ikinci gününde gerçekleştirilen programa partililer büyük ilgi gösterirken, salonun tamamen dolması dikkat çekti. Program boyunca sık sık “Lider Devlet Bahçeli”, “Ne mutlu Türküm diyene” ve “Ülkücü hareket engellenemez” sloganları atıldı. MHP teşkilatları, birlik ve kararlılık mesajı verirken, konuşmalarda özellikle “Terörsüz Türkiye” vurgusu ön plana çıktı. MHP’nin Bursa Kadroları Tam Kadro Katıldı MHP Bursa İl Başkanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen programa MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, il ve ilçe teşkilatları, ülkü ocakları temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. Programda teşkilat mensuplarının yoğun ilgisi dikkat çekerken, özellikle genç ülkücülerin salondaki coşkulu atmosferi öne çıktı. Bayramlaşma programı adeta siyasi bir gövde gösterisine dönüşürken, MHP’nin Bursa teşkilatlarının saha gücü bir kez daha gözler önüne serildi. İsmet Büyükataman’dan Sert ve Net Mesajlar Programın en dikkat çeken konuşmasını MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman yaptı. Konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin selamlarını ileterek başlayan Büyükataman, ülkücü hareketin yalnızca siyasi bir yapı değil, tarihi bir dava hareketi olduğunu söyledi. “Bin yıllık kardeşlik bağlarımızın perçinlendiği bu güzel bayram gününde sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyor, her birinize Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin selamlarını ve bayram tebriklerini iletiyorum.” Konuşmasında MHP’nin Türkiye’nin geleceği açısından üstlendiği role dikkat çeken Büyükataman, partinin siyasi çizgisinin hiçbir dönem değişmediğini belirtti. “Milliyetçi Hareket Partisi yalnızca bir siyasi parti olmanın çok ötesinde Türklük davasının merkezidir.” “MHP, 19 Mayıs Ruhunun Taşıyıcısıdır” Büyükataman, MHP’nin tarihsel misyonuna vurgu yaparak partiyi Türkiye’nin milli direniş geleneğinin devamı olarak tanımladı. “Milliyetçi Hareket Partisi, 19 Mayıs 1919’da yanan bağımsızlık meşalesinin taşıyıcısı, 3 Mayıs 1944’te direnen milli ruhun temsilcisidir.” Bu sözlerle MHP’nin yalnızca seçim odaklı bir siyasi hareket olmadığını ifade eden Büyükataman, partinin Türk milliyetçiliğinin siyasi ve ideolojik merkezi olduğunu savundu. Konuşma sırasında salonda sık sık alkışlar yükselirken, partililerin “Bozkurtlar burada” sloganları dikkat çekti. 27 Mayıs ve Ülkücü Şehitler Vurgusu Konuşmasının önemli bir bölümünü ülkücü şehitlere ayıran Büyükataman, 27 Mayıs sürecine ve ülkücü hareketin verdiği kayıplara değindi. “Başta Gümrük ve Tekel Bakanımız Gün Sazak Bey olmak üzere ebediyete intikal eden bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla bir kez daha yad etmek istiyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun inşallah.” MHP’nin tarih boyunca baskılara, suikastlara ve siyasi operasyonlara rağmen geri adım atmadığını söyleyen Büyükataman, ülkücü hareketin “bedel ödeyerek büyüdüğünü” ifade etti. “Önce Ülkem ve Milletim” MHP’nin siyasi anlayışını özetleyen en önemli ilkenin “Önce ülkem ve milletim” olduğunu belirten Büyükataman, partinin Türkiye’nin çıkarları konusunda tavizsiz bir çizgi izlediğini söyledi. “Partimiz ‘önce ülkem ve milletim’ duruşunu son nefese kadar sürdürmeye kararlıdır. Milliyetçi Hareket Partisi dün olduğu gibi bugün de Türkiye’nin sigortası olmaya devam edecektir.” Büyükataman’ın bu sözleri salonda uzun süre alkışlanırken, MHP’nin Cumhur İttifakı içerisindeki rolüne ilişkin de güçlü bir mesaj olarak değerlendirildi. “Terörsüz Türkiye Teslimiyet Değildir” Konuşmanın en sert bölümlerinden biri ise “Terörsüz Türkiye” hedefiyle ilgili değerlendirmeler oldu. Son dönemde kamuoyunda yürütülen tartışmalara değinen Büyükataman, MHP’nin terörle mücadele konusundaki tavrının net olduğunu söyledi. “Terörsüz Türkiye teslimiyet değildir, taviz değildir. Terörsüz Türkiye tarihi bir dönüm noktasıdır.” MHP’nin etnik ayrımcılığa ve mezhep temelli siyaset anlayışına karşı olduğunu vurgulayan Büyükataman, milli birlik mesajı verdi. “Terörsüz Türkiye; etnik ve mezhep kökenli ayrılıkların karşısında milli birliğimizi ve bin yıllık kardeşliğimizi koruma iradesidir.” Bu açıklamalar, özellikle son dönemde terörle mücadele politikaları üzerinden yürütülen tartışmalara doğrudan yanıt olarak yorumlandı. “MHP Devletin Kırmızı Çizgisidir” Mesajı Program boyunca yapılan konuşmalarda MHP’nin yalnızca bir siyasi parti değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini savunan bir “devlet refleksi” olduğu vurgusu dikkat çekti. Özellikle milli güvenlik, üniter yapı ve Türk milliyetçiliği konularında tavizsiz duruş mesajları verildi. Parti kaynakları, MHP’nin önümüzdeki süreçte özellikle güvenlik politikaları, göç meselesi, anayasa tartışmaları ve terörle mücadele konularında daha sert ve belirleyici bir siyasi dil kullanacağını ifade ediyor. Bayramlaşma Programı Güçlü Birlik Mesajıyla Sona Erdi Konuşmaların ardından partililer tek tek bayramlaşırken, program yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla sona erdi. Salondaki birlik görüntüsü, MHP Bursa teşkilatlarının seçim sürecine yönelik hazırlıklarını hızlandırdığı şeklinde yorumlandı. MHP cephesinde verilen en net mesaj ise şu oldu: “Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin milli birliğinin teminatıdır. Bedel ödeyen ama asla teslim olmayan bir harekettir.”

Memur Emeklilerinden Sert Tepki: “Haklarımız Gasp Ediliyor, Bu Düzen Sürdürülemez” Haber

Memur Emeklilerinden Sert Tepki: “Haklarımız Gasp Ediliyor, Bu Düzen Sürdürülemez”

Memur Emeklilerinden Sert Tepki: “Haklarımız Gasp Ediliyor, Bu Düzen Sürdürülemez” Memur emeklileri, maaş artışlarına ilişkin son uygulamalara karşı tepkilerini sert bir dille dile getirdi. Yapılan açıklamalarda, memur maaşları ile memur emekli aylıkları arasındaki bağın “hukuki ve yapısal olarak ayrıştırılamaz” olduğu vurgulanarak, mevcut uygulamaların Anayasa ve ilgili mevzuata aykırı olduğu ifade edildi. “Maaş Bağı Koparılamaz” Açıklamada, memur maaşları ile emekli aylıkları arasındaki ilişkinin açık bir şekilde tanımlandığı belirtilerek, memurlara yapılan toplu sözleşme zamlarının ve artışların emekli maaşlarına da otomatik olarak yansıtılması gerektiği kaydedildi. Bu durumun yalnızca bir beklenti değil, aynı zamanda anayasal güvence altındaki bir hak olduğu ifade edildi. “Seyyanen Artışta Hukuksuzluk İddiası” Memur emeklileri, son yıllarda memurlara yapılan seyyanen ilave ödemelerin emekli aylıklarına yansıtılmamasını “tarihi bir kırılma” olarak nitelendirdi. 76 yıllık uygulama geleneğinin dışına çıkıldığı belirtilen açıklamada, bu düzenlemenin hukukun arkasından dolanılarak hayata geçirildiği ve adalet duygusunu zedelediği savunuldu. “Emeklilik Sistemi Tıkanıyor” Söz konusu uygulamanın yalnızca mevcut emeklileri değil, aktif çalışan memurları da etkilediği ifade edildi. Emeklilik hakkı kazanmasına rağmen maaş kaybı endişesiyle görevde kalmayı tercih eden kamu çalışanlarının, sistemde ciddi bir tıkanmaya yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun aynı zamanda gençler için yeni istihdam alanlarının açılmasını da engellediği vurgulandı. “Milyonlarca Kişiyi İlgilendiriyor” Yaklaşık 2,5 milyon memur emeklisi ve 4 milyon aktif memurun doğrudan etkilendiği belirtilen açıklamada, ailelerle birlikte geniş bir toplumsal kesimin mağduriyet yaşadığı ifade edildi. Emekliler, bu sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir adaletsizlik yarattığını savundu. “Ya Hakkımızı Verin, Ya Yol Açın” Açıklamada en dikkat çeken bölüm ise hükümete yönelik çağrı oldu. Memur emeklileri, yıllarca ödedikleri primlerin karşılığını alamadıklarını belirterek şu talepleri dile getirdi: Emekli maaşlarının yasal çerçevede yeniden düzenlenmesi Eksik ödemelerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesi Üç yıla yaklaşan mağduriyetin sona erdirilmesi Aksi halde siyasi sorumluluğun sandıkta sorulacağı vurgulandı. “Sabır Tükendi” Memur emeklileri, mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Ya hakkımızı verin ya da bu işi yapabileceklerin önünü açın” ifadeleriyle tepkilerini net bir şekilde ortaya koydu. Açıklama, kamuoyuna ve yetkililere yönelik güçlü bir uyarı niteliği taşıdı.

“Memur Emeklisi Çöküşte: Seyyanen Zam Oyunu, Hak Kayıpları ve Derinleşen Adaletsizlik” Haber

“Memur Emeklisi Çöküşte: Seyyanen Zam Oyunu, Hak Kayıpları ve Derinleşen Adaletsizlik”

Türkiye’de memur ve memur emeklilerinin içinde bulunduğu ekonomik tablo her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Son üç yılda yaşanan gelişmeler, özellikle memur emeklileri açısından yalnızca bir gelir kaybını değil, açık bir sistemsel adaletsizliği de gözler önüne seriyor. Bugün gelinen noktada tablo net: Memura verilen 22.157 TL’lik seyyanen artış, maaş dengesini kökten bozarken, bu artıştan yararlanamayan memur emeklileri adeta sistemin dışına itilmiş durumda. “Aynı Maaş, Üç Kat Farklı Emeklilik” En dikkat çekici çarpıklık ise aynı gelir seviyesine sahip çalışanlar arasındaki uçurumda ortaya çıkıyor. Bugün aktif bir memur 16.500 TL ile 22.000 TL bandında maaş alırken, aynı seviyedeki bir işçi; tüm kazançlarının emekliliğe yansıması nedeniyle 2,5 ila 3 kat daha yüksek emekli aylığı ve ikramiye hakkı elde ediyor. Bu durum yalnızca ekonomik bir eşitsizlik değil; Anayasa’ya, 5510 sayılı yasaya, uluslararası sözleşmelere ve en temel hukuk ilkelerine açık bir aykırılık olarak değerlendiriliyor. Seyyanen Zam: Kalıcı Çözüm Değil, Geçici Perdeleme Uzmanlara göre seyyanen zam uygulaması, maaşları kısa vadede artırıyor gibi görünse de uzun vadede emeklilik sistemini çökerten bir mekanizmaya dönüşmüş durumda. Çünkü bu artışlar emekli maaşına yansımıyor. Bu da şu sonucu doğuruyor: Çalışan memur ile emekli memur arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor. Memur emeklileri bu durumu tek bir cümleyle özetliyor: “Biz her ay biraz daha eriyoruz.” Sendikalara Sert Eleştiri: “Ortada Temsil Yok” Tepkilerin bir diğer odağı ise memur sendikaları ve konfederasyonlar. Eleştiriler oldukça sert: Sendikaların asli görevlerini yerine getirmediği, Üyelerinin haklarını savunmak yerine gündem dışı konularla meşgul olduğu, “Mış gibi” bir sendikacılık yürütüldüğü iddiaları kamuoyunda giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor. Memur ve emekliler arasında yaygınlaşan görüş ise şu: “Eğer hak aramak sosyal medyaya kaldıysa, sendikalar görevini yapmıyor demektir.” Bu noktada bazı kesimler, memurların sendikalardan toplu şekilde istifa etmesi ve ilgili kurumlara şikayette bulunması gerektiğini savunuyor. “Hukuk Çiğnendi” İddiası Tartışmaların merkezinde ise 2023 Temmuz ayında yapılan seyyanen zam var. İddialara göre bu artışın memur emeklilerine de yansıtılması gerekiyordu. Ancak uygulamada bu gerçekleşmedi. Bu durum, yaklaşık 2,5 milyon memur emeklisinin anayasal hakkının gasp edildiği yönünde yorumlara neden oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce dile getirdiği: “Kanunların arkasından dolanılarak millete hizmet edilmez” sözleri de tartışmaların merkezine taşındı. 34 Aydır Süren Sessizlik Memur emeklileri yaklaşık 34 aydır yaşadıkları kayıpları dile getiriyor. Ancak eleştirilere göre: Siyaset kurumu yeterince güçlü bir refleks göstermiyor Medya bu konuyu gündemde tutmuyor Sendikalar etkili bir mücadele yürütmüyor Bu tablo, “görmezden gelinen bir kriz” eleştirilerini beraberinde getiriyor. Siyasi Tartışma: “Neden Bu Konu Gündem Olmuyor?” Kamuoyunda giderek büyüyen bir diğer soru ise şu: Türkiye’de farklı siyasi konular yoğun şekilde tartışılırken, milyonlarca memur emeklisini ilgilendiren bu meselenin neden güçlü bir şekilde gündeme taşınmadığı sorgulanıyor. Bazı kesimler, muhalefetin de bu konuda yeterince etkili bir politika üretmediğini savunuyor. “Bu Bir Geçim Krizi Değil, Varoluş Meselesi” Memur emeklilerinin kullandığı ifadeler ise durumun vahametini ortaya koyuyor: “Her geçen gün daha da yoksullaşıyoruz” “Haklarımız elimizden alındı” “Adalet yoksa yaşam da yok” Ekonomistler ve sosyal politika uzmanları ise uyarıyor: Bu sorun yalnızca bir maaş meselesi değil; sosyal adalet, hukuk devleti ve kamu dengeleri açısından kritik bir kırılma noktası.

Anahtar Gençlik Bursa’dan haklı isyan: CV yerine üyelik kaydı istiyorlar Haber

Anahtar Gençlik Bursa’dan haklı isyan: CV yerine üyelik kaydı istiyorlar

Sezgin, yaptığı yazılı açıklamada, gençlerin iş bulma umuduyla resmî kurumlar yerine siyasi partilerin kapısını aşındırmak zorunda bırakıldığını belirtti. “Maalesef siyasi partilerin il ve ilçe başkanlıkları adeta birer İŞKUR merkezine dönüştü” diyen Sezgin, eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Gençlerden CV yerine üyelik kaydı istendiği, mülakatlarda yeteneğin değil tabiri caizse ‘arkandaki dayının’ sorulduğu bir düzen asla kabul edilemez. ‘Dayın kadar konuş’ devri, bu ülkenin evlatlarına yapılan en büyük haksızlıktır.” “Eğitimle işsizlik erteleniyor” Hükümetin eğitim politikalarını da eleştiren Sezgin, plansızca açılan üniversitelerin gençleri “diplomalı işsiz” haline getirdiğini ifade etti. Sezgin, “Eğitim ile istihdamın ayarını yapamayanlar, her ile üniversite açarak işsizliği 3-5 yıl erteleme hesabı yapıyorlar. Gençliğin hayallerini her ile ve ilçeye açılan tabela üniversiteleriyle erteleyemezsiniz. Gençlere mezun oldukları bölümlerle ilgili hayal kurma alanı bırakmadılar. Üniversiteye gidiş amacı tahsilden ziyade diploma alma meselesine dönüştü.” İfadelerini kullandı. Anayasa’nın 58. maddesine vurgu Devletin gençleri koruma ödevini hatırlatan Sezgin, Anayasa’nın 58. maddesine dikkat çekerek kumar ve bahis tehlikesine işaret etti. Anayasanın 58. Maddesine atıfta bulunan Anahtar Parti Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı, “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden… kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan korumak için gerekli tedbirleri alır.’ Ancak biz ne görüyoruz? Yasal siteler üzerinden bahis adeta teşvik ediliyor. İşsizlik ve liyakatsizlik kıskacındaki gençlik, kumar ve kolay yoldan para kazanma tuzağına itiliyor sanki” diye konuştu. “Gençler hak ettiği yere gelmeli” Gençlerin heyecanı, emeği ve alın teriyle hak ettikleri yere geleceklerine inancını paylaşan Sezgin, Anahtar Parti olarak bu düzeni değiştirmeye kararlı olduklarını vurguladı. “Biz, gençlerin ‘dayı-adam’ bulmak zorunda kalıp iş bulduğu, siyasetin referans kağıtlarını ve 'hamili kart yakınımdır’ anlayışını esas alan değil, gençlerin diplomalarını ve yeteneklerini değerli kılan yönetimle gençlerin buluşturulması gerektiğine inanıyoruz” diyen Sezgin, Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun öncülüğünde çalışmalarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.