Hava Durumu

#Anayasa

Gürsu Haber - Anayasa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Memur Emeklilerinden Sert Tepki: “Haklarımız Gasp Ediliyor, Bu Düzen Sürdürülemez” Haber

Memur Emeklilerinden Sert Tepki: “Haklarımız Gasp Ediliyor, Bu Düzen Sürdürülemez”

Memur Emeklilerinden Sert Tepki: “Haklarımız Gasp Ediliyor, Bu Düzen Sürdürülemez” Memur emeklileri, maaş artışlarına ilişkin son uygulamalara karşı tepkilerini sert bir dille dile getirdi. Yapılan açıklamalarda, memur maaşları ile memur emekli aylıkları arasındaki bağın “hukuki ve yapısal olarak ayrıştırılamaz” olduğu vurgulanarak, mevcut uygulamaların Anayasa ve ilgili mevzuata aykırı olduğu ifade edildi. “Maaş Bağı Koparılamaz” Açıklamada, memur maaşları ile emekli aylıkları arasındaki ilişkinin açık bir şekilde tanımlandığı belirtilerek, memurlara yapılan toplu sözleşme zamlarının ve artışların emekli maaşlarına da otomatik olarak yansıtılması gerektiği kaydedildi. Bu durumun yalnızca bir beklenti değil, aynı zamanda anayasal güvence altındaki bir hak olduğu ifade edildi. “Seyyanen Artışta Hukuksuzluk İddiası” Memur emeklileri, son yıllarda memurlara yapılan seyyanen ilave ödemelerin emekli aylıklarına yansıtılmamasını “tarihi bir kırılma” olarak nitelendirdi. 76 yıllık uygulama geleneğinin dışına çıkıldığı belirtilen açıklamada, bu düzenlemenin hukukun arkasından dolanılarak hayata geçirildiği ve adalet duygusunu zedelediği savunuldu. “Emeklilik Sistemi Tıkanıyor” Söz konusu uygulamanın yalnızca mevcut emeklileri değil, aktif çalışan memurları da etkilediği ifade edildi. Emeklilik hakkı kazanmasına rağmen maaş kaybı endişesiyle görevde kalmayı tercih eden kamu çalışanlarının, sistemde ciddi bir tıkanmaya yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun aynı zamanda gençler için yeni istihdam alanlarının açılmasını da engellediği vurgulandı. “Milyonlarca Kişiyi İlgilendiriyor” Yaklaşık 2,5 milyon memur emeklisi ve 4 milyon aktif memurun doğrudan etkilendiği belirtilen açıklamada, ailelerle birlikte geniş bir toplumsal kesimin mağduriyet yaşadığı ifade edildi. Emekliler, bu sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir adaletsizlik yarattığını savundu. “Ya Hakkımızı Verin, Ya Yol Açın” Açıklamada en dikkat çeken bölüm ise hükümete yönelik çağrı oldu. Memur emeklileri, yıllarca ödedikleri primlerin karşılığını alamadıklarını belirterek şu talepleri dile getirdi: Emekli maaşlarının yasal çerçevede yeniden düzenlenmesi Eksik ödemelerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesi Üç yıla yaklaşan mağduriyetin sona erdirilmesi Aksi halde siyasi sorumluluğun sandıkta sorulacağı vurgulandı. “Sabır Tükendi” Memur emeklileri, mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Ya hakkımızı verin ya da bu işi yapabileceklerin önünü açın” ifadeleriyle tepkilerini net bir şekilde ortaya koydu. Açıklama, kamuoyuna ve yetkililere yönelik güçlü bir uyarı niteliği taşıdı.

“Memur Emeklisi Çöküşte: Seyyanen Zam Oyunu, Hak Kayıpları ve Derinleşen Adaletsizlik” Haber

“Memur Emeklisi Çöküşte: Seyyanen Zam Oyunu, Hak Kayıpları ve Derinleşen Adaletsizlik”

Türkiye’de memur ve memur emeklilerinin içinde bulunduğu ekonomik tablo her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Son üç yılda yaşanan gelişmeler, özellikle memur emeklileri açısından yalnızca bir gelir kaybını değil, açık bir sistemsel adaletsizliği de gözler önüne seriyor. Bugün gelinen noktada tablo net: Memura verilen 22.157 TL’lik seyyanen artış, maaş dengesini kökten bozarken, bu artıştan yararlanamayan memur emeklileri adeta sistemin dışına itilmiş durumda. “Aynı Maaş, Üç Kat Farklı Emeklilik” En dikkat çekici çarpıklık ise aynı gelir seviyesine sahip çalışanlar arasındaki uçurumda ortaya çıkıyor. Bugün aktif bir memur 16.500 TL ile 22.000 TL bandında maaş alırken, aynı seviyedeki bir işçi; tüm kazançlarının emekliliğe yansıması nedeniyle 2,5 ila 3 kat daha yüksek emekli aylığı ve ikramiye hakkı elde ediyor. Bu durum yalnızca ekonomik bir eşitsizlik değil; Anayasa’ya, 5510 sayılı yasaya, uluslararası sözleşmelere ve en temel hukuk ilkelerine açık bir aykırılık olarak değerlendiriliyor. Seyyanen Zam: Kalıcı Çözüm Değil, Geçici Perdeleme Uzmanlara göre seyyanen zam uygulaması, maaşları kısa vadede artırıyor gibi görünse de uzun vadede emeklilik sistemini çökerten bir mekanizmaya dönüşmüş durumda. Çünkü bu artışlar emekli maaşına yansımıyor. Bu da şu sonucu doğuruyor: Çalışan memur ile emekli memur arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor. Memur emeklileri bu durumu tek bir cümleyle özetliyor: “Biz her ay biraz daha eriyoruz.” Sendikalara Sert Eleştiri: “Ortada Temsil Yok” Tepkilerin bir diğer odağı ise memur sendikaları ve konfederasyonlar. Eleştiriler oldukça sert: Sendikaların asli görevlerini yerine getirmediği, Üyelerinin haklarını savunmak yerine gündem dışı konularla meşgul olduğu, “Mış gibi” bir sendikacılık yürütüldüğü iddiaları kamuoyunda giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor. Memur ve emekliler arasında yaygınlaşan görüş ise şu: “Eğer hak aramak sosyal medyaya kaldıysa, sendikalar görevini yapmıyor demektir.” Bu noktada bazı kesimler, memurların sendikalardan toplu şekilde istifa etmesi ve ilgili kurumlara şikayette bulunması gerektiğini savunuyor. “Hukuk Çiğnendi” İddiası Tartışmaların merkezinde ise 2023 Temmuz ayında yapılan seyyanen zam var. İddialara göre bu artışın memur emeklilerine de yansıtılması gerekiyordu. Ancak uygulamada bu gerçekleşmedi. Bu durum, yaklaşık 2,5 milyon memur emeklisinin anayasal hakkının gasp edildiği yönünde yorumlara neden oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce dile getirdiği: “Kanunların arkasından dolanılarak millete hizmet edilmez” sözleri de tartışmaların merkezine taşındı. 34 Aydır Süren Sessizlik Memur emeklileri yaklaşık 34 aydır yaşadıkları kayıpları dile getiriyor. Ancak eleştirilere göre: Siyaset kurumu yeterince güçlü bir refleks göstermiyor Medya bu konuyu gündemde tutmuyor Sendikalar etkili bir mücadele yürütmüyor Bu tablo, “görmezden gelinen bir kriz” eleştirilerini beraberinde getiriyor. Siyasi Tartışma: “Neden Bu Konu Gündem Olmuyor?” Kamuoyunda giderek büyüyen bir diğer soru ise şu: Türkiye’de farklı siyasi konular yoğun şekilde tartışılırken, milyonlarca memur emeklisini ilgilendiren bu meselenin neden güçlü bir şekilde gündeme taşınmadığı sorgulanıyor. Bazı kesimler, muhalefetin de bu konuda yeterince etkili bir politika üretmediğini savunuyor. “Bu Bir Geçim Krizi Değil, Varoluş Meselesi” Memur emeklilerinin kullandığı ifadeler ise durumun vahametini ortaya koyuyor: “Her geçen gün daha da yoksullaşıyoruz” “Haklarımız elimizden alındı” “Adalet yoksa yaşam da yok” Ekonomistler ve sosyal politika uzmanları ise uyarıyor: Bu sorun yalnızca bir maaş meselesi değil; sosyal adalet, hukuk devleti ve kamu dengeleri açısından kritik bir kırılma noktası.

Anahtar Gençlik Bursa’dan haklı isyan: CV yerine üyelik kaydı istiyorlar Haber

Anahtar Gençlik Bursa’dan haklı isyan: CV yerine üyelik kaydı istiyorlar

Sezgin, yaptığı yazılı açıklamada, gençlerin iş bulma umuduyla resmî kurumlar yerine siyasi partilerin kapısını aşındırmak zorunda bırakıldığını belirtti. “Maalesef siyasi partilerin il ve ilçe başkanlıkları adeta birer İŞKUR merkezine dönüştü” diyen Sezgin, eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Gençlerden CV yerine üyelik kaydı istendiği, mülakatlarda yeteneğin değil tabiri caizse ‘arkandaki dayının’ sorulduğu bir düzen asla kabul edilemez. ‘Dayın kadar konuş’ devri, bu ülkenin evlatlarına yapılan en büyük haksızlıktır.” “Eğitimle işsizlik erteleniyor” Hükümetin eğitim politikalarını da eleştiren Sezgin, plansızca açılan üniversitelerin gençleri “diplomalı işsiz” haline getirdiğini ifade etti. Sezgin, “Eğitim ile istihdamın ayarını yapamayanlar, her ile üniversite açarak işsizliği 3-5 yıl erteleme hesabı yapıyorlar. Gençliğin hayallerini her ile ve ilçeye açılan tabela üniversiteleriyle erteleyemezsiniz. Gençlere mezun oldukları bölümlerle ilgili hayal kurma alanı bırakmadılar. Üniversiteye gidiş amacı tahsilden ziyade diploma alma meselesine dönüştü.” İfadelerini kullandı. Anayasa’nın 58. maddesine vurgu Devletin gençleri koruma ödevini hatırlatan Sezgin, Anayasa’nın 58. maddesine dikkat çekerek kumar ve bahis tehlikesine işaret etti. Anayasanın 58. Maddesine atıfta bulunan Anahtar Parti Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı, “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden… kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan korumak için gerekli tedbirleri alır.’ Ancak biz ne görüyoruz? Yasal siteler üzerinden bahis adeta teşvik ediliyor. İşsizlik ve liyakatsizlik kıskacındaki gençlik, kumar ve kolay yoldan para kazanma tuzağına itiliyor sanki” diye konuştu. “Gençler hak ettiği yere gelmeli” Gençlerin heyecanı, emeği ve alın teriyle hak ettikleri yere geleceklerine inancını paylaşan Sezgin, Anahtar Parti olarak bu düzeni değiştirmeye kararlı olduklarını vurguladı. “Biz, gençlerin ‘dayı-adam’ bulmak zorunda kalıp iş bulduğu, siyasetin referans kağıtlarını ve 'hamili kart yakınımdır’ anlayışını esas alan değil, gençlerin diplomalarını ve yeteneklerini değerli kılan yönetimle gençlerin buluşturulması gerektiğine inanıyoruz” diyen Sezgin, Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun öncülüğünde çalışmalarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.