Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Altyapı

Gürsu Haber - Altyapı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altyapı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ Haber

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ

BURSA – Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Bursa’da gerçekleştirilen anlamlı bir düğün organizasyonunda partililer, eski yol arkadaşları ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Demokrat Parti Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi Ahmet Okur’un oğlunun düğün merasimi, siyaset ve teşkilat camiasından çok sayıda ismi aynı çatı altında buluşturdu. Bursa’da gerçekleştirilen düğün törenine Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın yanı sıra, Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral, geçmiş dönemlerde Demokrat Parti çatısı altında görev yapmış çok sayıda isim, teşkilat mensubu ve partili katılım sağladı. Organizasyon, yalnızca bir aile mutluluğuna ortak olunan özel bir gün olmanın ötesinde, Demokrat Parti camiasının geçmişten bugüne uzanan dostluk ve dayanışma bağlarının yeniden güçlendiği bir buluşma niteliği taşıdı. Bursa’da Teşkilat ve Siyaset Buluşması Düğün programında eski ve yeni dönem Demokrat Partililerin bir araya gelmesi dikkat çekerken, katılımcılar arasında uzun yıllar parti teşkilatlarında görev yapan isimlerin de yer aldığı görüldü. Genel Başkan Gültekin Uysal, program boyunca davetlilerle yakından ilgilenirken, eski yol arkadaşlarıyla sohbet ederek ülke ve yerel gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Samimi atmosfer içerisinde gerçekleşen buluşmada, siyaset gündeminin yanı sıra Bursa’nın ekonomik, sosyal ve yerel sorunları da ele alındı. Bursa’nın Sorunları Masaya Yatırıldı Bursa’nın Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir kent olduğuna dikkat çeken katılımcılar, kentin sahip olduğu sanayi, tarım, ticaret ve turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Bursa’nın hızla büyüyen nüfusu, kentleşme baskısı ve altyapı ihtiyaçlarının önemli başlıklar arasında yer aldığı değerlendirmelerde; ulaşım, trafik yoğunluğu, plansız yapılaşma, çevre sorunları, sanayi bölgelerinin geleceği ve tarımsal alanların korunması gibi konuların kentin öncelikli meseleleri arasında bulunduğu ifade edildi. Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olan Bursa’da üretim gücünün korunması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, ihracat kapasitesinin artırılması ve sanayinin nitelikli dönüşüm sürecine hazırlanmasının önemine vurgu yapıldı. Ekonomi ve Üretim Gündemi Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine, tarım ve gıda sektörlerinde Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olduğuna dikkat çekilirken, ekonomik koşulların üretici, esnaf ve çalışan kesimler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Katılımcılar, artan maliyetler, finansmana erişim sorunları, gençlerin istihdam beklentileri ve ekonomik belirsizliklerin şehir ekonomisine yansımalarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle Bursa’nın üretim kapasitesinin sürdürülebilir olması için uzun vadeli şehir planlamasına ve ekonomik politikalara ihtiyaç olduğu görüşü öne çıktı. Tarım Alanlarının Korunması ve Kent Dengesi Düğün buluşmasında Bursa’nın tarımsal kimliği de gündeme gelen konular arasında yer aldı. Verimli ovalarıyla Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Bursa’da tarım arazilerinin korunması, kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve üreticinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Sanayi ve tarım arasındaki dengenin korunmasının Bursa’nın geleceği açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, plansız büyümenin kent kimliğine zarar vermemesi gerektiği görüşü paylaşıldı. Demokrat Parti Camiası Yeniden Bir Araya Geldi Ahmet Okur’un düğün töreni vesilesiyle gerçekleşen buluşma, Demokrat Parti teşkilatları açısından da önemli bir dayanışma görüntüsü oluşturdu. Geçmiş dönemlerde partide görev alan isimlerin aynı ortamda bulunması, parti içindeki vefa ve dostluk bağlarının devam ettiğinin göstergesi olarak değerlendirildi. Katılımcılar, siyasi görüş alışverişlerinin yanı sıra geçmiş dönem çalışmalarını hatırlayarak teşkilat kültürünün önemine vurgu yaptı. Uysal’dan Bursa Mesajı Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın Bursa ziyaretinde, kentin Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekildiği ve Bursa’nın sorunlarının yakından takip edilmesi gerektiği mesajı verildi. Uysal’ın, vatandaşların ekonomik beklentileri, yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlar ve Bursa’nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi. Bursa’daki buluşma, Demokrat Parti camiasının farklı dönemlerden isimlerini bir araya getiren, dostluk ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı anlamlı bir organizasyon olarak kayıtlara geçti.

Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp'ten Deprem Çıkışı: "Osmangazi'nin Kalbine Adeta Hançer Saplanacak, Daha Ne Bekleniyor?" Haber

Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp'ten Deprem Çıkışı: "Osmangazi'nin Kalbine Adeta Hançer Saplanacak, Daha Ne Bekleniyor?"

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğinde hazırlanan "Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi" kapsamında kamuoyuyla paylaşılan deprem risk analizleri, Bursa'nın özellikle Osmangazi ilçesi açısından taşıdığı büyük tehlikeyi bir kez daha gözler önüne sererken, Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bilimsel verilerin artık tartışmaya açık olmadığını belirten Şahinalp, özellikle Osmangazi'nin tarihi merkezinde bulunan mahallelerin deprem riski açısından Bursa'nın en kritik bölgeleri arasında yer almasının, yıllardır ertelenen kentsel dönüşümün bedelini ağırlaştırdığını söyledi. Şahinalp, "Bugün elimizde bilim insanlarının hazırladığı raporlar var. Risk haritaları var. Fay senaryoları var. Tehlikenin nerede olduğu, hangi mahallelerin en yüksek risk altında bulunduğu artık herkes tarafından biliniyor. Buna rağmen yıllardır konuşup hiçbir somut adım atmamak, on binlerce insanın hayatını kaderine terk etmektir." dedi. "Osmangazi'nin Kalbine Depremde Hançer Saplanacak" JICA destekli analizlerde, olası 7.6 büyüklüğündeki İznik-Gemlik Fay Hattı depremi senaryosunda Bursa'nın en yüksek risk taşıyan mahallelerinin büyük bölümünün Osmangazi'de yer aldığına dikkat çeken Şahinalp, tablonun son derece ürkütücü olduğunu ifade etti. Risk oranlarının Çırpan'da yüzde 87,7, Altıparmak'ta yüzde 87,3, Kükürtlü'de yüzde 85,2, Selimiye'de yüzde 82,2, Hocahasan'da yüzde 78,2, Kırcaali'de yüzde 76,9, İntizam'da yüzde 75,2 ve Kiremitçi Doğanbey bölgesinde yüzde 74,4 seviyelerine ulaşmasının tesadüf olmadığını belirten Şahinalp, şu değerlendirmede bulundu: "Bu tablo sıradan bir istatistik değildir. Bu tablo, olası büyük bir depremde Osmangazi'nin kalbine adeta hançer saplanacağının bilimsel ifadesidir. İnsanların yaşadığı mahalleler alarm veriyor. Bu rakamlar siyaset üstüdür. Bunlar seçim malzemesi değil, doğrudan insan hayatını ilgilendiren gerçeklerdir." "Depremde Sadece Binalar Değil, Ulaşım Ağı da Çökebilir" Şahinalp, yalnızca yapı stokunun değil, Bursa'nın ulaşım altyapısının da ciddi risk altında olduğuna dikkat çekerek özellikle doğu-batı ulaşım aksında yaşanabilecek olası hasarların şehrin tamamını felç edebileceğini söyledi. "Deprem yalnızca binaları yıkmaz. Ulaşım yolları zarar görürse ambulans ulaşamaz, itfaiye ulaşamaz, arama kurtarma ekipleri müdahale edemez. Osmangazi'nin merkezinde yaşanacak büyük bir yıkım, Bursa'nın doğu ile batısını birbirine bağlayan ana ulaşım koridorlarını da işlemez hale getirebilir. Böyle bir senaryonun ekonomik ve insani sonuçlarını düşünmek bile ürkütücüdür." "70 Bin Vatandaş Bekliyor, Projeler Neden Bekletiliyor?" Altıparmak-Çarşamba hattında yıllardır konuşulan kentsel dönüşüm çalışmalarının hazırlıklarının tamamlandığını ancak uygulamaya geçilmediğini savunan Şahinalp, bölgede yaşayan yaklaşık 70 bin vatandaşın büyük bir belirsizlik içinde bırakıldığını ifade etti. "Son dört yıldır Altıparmak-Çarşamba hattında yapılacak dönüşüm için çalışmaların tamamlandığı söylendi. Planlar hazırlandı, projeler konuşuldu, kamuoyuna umut verildi. Peki sonuç ne oldu? Bugün hâlâ binlerce insan aynı riskli yapılarda yaşamaya devam ediyor." "Yaklaşık 70 bin vatandaşımız her gece aynı endişeyle uyuyor. İnsanlar depremi değil, ihmali konuşuyor. Bu tablo ne Osmangazi Belediyesi'nin ne de Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin vicdanına sığar." "Deprem Siyaseti Affetmez" Şahinalp, deprem konusunun günlük siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini vurgulayarak, ihmalin telafisinin olmayacağını söyledi. "Deprem geldiğinde siyasi rozetlerin hiçbir anlamı kalmaz. O enkazın altında partiler değil insanlar kalır. Bu nedenle herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekir. Deprem kapıyı çaldığında mazeretlerin hiçbir değeri olmayacaktır." "Artık Zaman Kaybetme Lüksü Yok" Kentsel dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını belirten Şahinalp, afet yönetimi anlayışının bütüncül bir planlamayla ele alınması gerektiğini dile getirdi. "Bugün dönüşüm konuşulurken yalnızca betonarme yapılar düşünülmemelidir. Altyapı, ulaşım, toplanma alanları, yeşil alanlar, sağlık tesisleri, eğitim kurumları ve acil müdahale güzergâhları birlikte planlanmalıdır. Gerçek şehircilik budur." "Şehircilik Bakanlığı'nın Desteğiyle Süreç Derhal Başlatılmalı" Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp, merkezi idarenin de sürece güçlü şekilde dahil olması gerektiğini belirterek çağrısını şu sözlerle tamamladı: "Şehircilik Bakanlığı'nın teknik ve mali desteğiyle Altıparmak-Çarşamba başta olmak üzere yüksek risk taşıyan bölgelerde kapsamlı kentsel dönüşüm vakit kaybetmeden başlatılmalıdır. Artık rapor hazırlama değil, temel atma zamanıdır." "Bugün atılacak cesur adımlar yarının hayatlarını kurtaracaktır. Hiç kimsenin bu sorumluluğu erteleme hakkı yoktur. Bursa'nın kalbi olan Osmangazi'nin kaderi belirsizliğe teslim edilemez. Bilimin gösterdiği yolu izlemek, vatandaşın can güvenliğini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmak hepimizin ortak görevidir." Şahinalp, deprem riskinin artık teorik bir ihtimal değil, bilimsel çalışmalarla ortaya konmuş somut bir gerçek olduğunu belirterek, ilgili tüm kurumlara ortak akıl ve koordinasyon içinde hareket etme çağrısında bulundu.

İYİ Parti'den Gürsu'da Sert Çıkış: "Beş Dönemdir Aynı İktidar, Aynı Sorunlar... Gürsu Hizmet Değil, İhmal Görüyor" Haber

İYİ Parti'den Gürsu'da Sert Çıkış: "Beş Dönemdir Aynı İktidar, Aynı Sorunlar... Gürsu Hizmet Değil, İhmal Görüyor"

İYİ Parti Gürsu İlçe Başkanlığı, ilçenin yıllardır çözülemeyen kronik sorunlarını kamuoyunun gündemine taşımak amacıyla geniş katılımlı ve dikkat çeken bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, ulaşım krizinden terminal sorununa, plansız kentleşmeden mevsimlik tarım işçilerinin yaşam koşullarına, altyapı eksikliklerinden belediyecilik anlayışına kadar birçok başlıkta mevcut yönetim sert ifadelerle eleştirildi. İYİ Parti Gürsu İlçe Başkanı Orhan Sevinç, yaptığı kapsamlı açıklamada Gürsu'nun uzun yıllardır aynı siyasi anlayış tarafından yönetildiğini, ancak ilçenin temel sorunlarının çözüme kavuşmadığını savunarak, "Gürsu artık gözlenmeyi değil, gerçek hizmeti bekliyor" mesajını verdi. Basın açıklamasına İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Kestel İlçe Başkanı Hamza Gözüküçük, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı. Açıklamanın ardından heyet ilçe merkezinde vatandaşlarla bir araya gelerek sorunları yerinde dinledi, talepleri not aldı ve çözüm önerilerini paylaştı. "Beş Dönemdir Aynı İktidar Var, Ama Gürsu'nun Sorunları Yerinde Sayıyor" Basın açıklamasında konuşan İlçe Başkanı Orhan Sevinç, Gürsu'nun yıllardır iktidar partisine güçlü destek verdiğini hatırlatarak, buna rağmen ilçenin hak ettiği yatırımları alamadığını öne sürdü. Sevinç, seçim dönemlerinde büyük vaatlerin sıralandığını ancak sandıklar kapandıktan sonra verilen sözlerin unutulduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı: "Bilindiği üzere Gürsu'muz beş dönemdir iktidara oy vermektedir. Her seçim döneminde büyük vaatlerle vatandaşımızın karşısına çıkılıyor. Devletin ve iktidarın tüm imkânları kullanılarak güven isteniyor. Ancak seçimler bittiğinde Gürsu halkı adeta unutuluyor. Bugün ilçemizde yapılan çalışmaların büyük bölümü rutin belediyecilik hizmetlerinden ibarettir. Oysa vatandaş artık yol süpürülmesini değil, yıllardır çözülemeyen temel sorunlarının ortadan kaldırılmasını bekliyor." Belediyeciliğin yalnızca asfalt dökmek, park temizlemek ya da rutin hizmetleri yerine getirmek olmadığını belirten Sevinç, gerçek belediyeciliğin vatandaşın yaşam kalitesini yükseltecek kalıcı projeler üretmek olduğunu söyledi. Hızla Büyüyen Gürsu'nun Altyapısı Aynı Hızla Gelişmedi Açıklamada Gürsu'nun son yıllarda Bursa'nın en hızlı büyüyen ilçelerinden biri haline geldiğine dikkat çekildi. Yaklaşık 100 bin nüfusa ulaşan ilçenin özellikle Karadeniz, Doğu Anadolu ve Ahıska Türklerinin yoğun olarak yaşadığı önemli bir yerleşim merkezi olduğu belirtilirken, artan nüfusa rağmen ulaşım, sosyal donatı alanları ve altyapı yatırımlarının aynı ölçüde gelişmediği ifade edildi. İYİ Parti heyeti, nüfusun sürekli arttığını ancak vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştıracak projelerin hayata geçirilmediğini savundu. Terminal Sorunu Yıllardır Çözülmüyor: "Vatandaş Çifte Masraf Yapıyor" Basın açıklamasının en dikkat çeken başlıklarından biri şehirlerarası ulaşım ve terminal sorunu oldu. İYİ Parti yöneticileri, Gürsu'da yaşayan binlerce vatandaşın memleketlerine gidip gelirken ciddi mağduriyet yaşadığını belirterek, şehirlerarası otobüslerin ilçeye uğramaması nedeniyle vatandaşların önce Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali'ne gitmek zorunda kaldığını, ardından Gürsu'ya ulaşmak için ikinci kez ulaşım ücreti ödediğini dile getirdi. Sevinç, özellikle yaşlı vatandaşların, çocuklu ailelerin, engellilerin ve yanında fazla yük taşıyan kişilerin büyük zorluk yaşadığını belirterek şunları söyledi: "İnsanlarımız zaten ekonomik kriz altında yaşam mücadelesi veriyor. Uzun saatler süren yolculukların ardından bir de terminalden Gürsu'ya ulaşabilmek için yeniden araç parası ödemek zorunda kalıyorlar. Bu durum vatandaşımıza hem maddi hem de manevi yük oluşturuyor." Açıklamada geçmiş yıllarda Kestel'de şehirlerarası otobüslerin yolcu indirip bindirdiği noktaların kaldırıldığı ancak bunun yerine yeni bir sistem oluşturulmadığı da hatırlatıldı. İYİ Parti, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ulaştırma Bakanlığı ve ilgili kurumların ortak çalışma yaparak Gürsu, Kestel ve doğu ilçelerini kapsayan yeni bir ulaşım planlamasını hayata geçirmesi gerektiğini savundu. Sorun Sadece Gürsu'nun Değil: Yıldırım'ın Doğusu ve Kestel de Aynı Mağduriyeti Yaşıyor Orhan Sevinç, terminal ve ulaşım probleminin yalnızca Gürsu ile sınırlı olmadığını ifade ederek, Yıldırım'ın doğu mahalleleri ile Kestel'de yaşayan vatandaşların da benzer sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Bölgede yüz binlerce kişinin aynı ulaşım sorununu yaşadığını belirten Sevinç, konunun bireysel değil bölgesel bir planlama eksikliği olduğunu dile getirdi. İYİ Parti heyeti, doğu aksındaki ulaşım yükünün artık sürdürülemez hale geldiğini ve kalıcı çözüm üretilmesi gerektiğini ifade etti. Mevsimlik Tarım İşçileri İçin İnsan Onuruna Yakışır Yaşam Alanları İstendi Basın açıklamasında sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlar da gündeme getirildi. Gürsu'nun önemli bir tarım üretim merkezi olduğuna dikkat çeken Orhan Sevinç, her yıl yüzlerce mevsimlik işçinin ilçeye çalışmak için geldiğini ancak bu insanların sağlıklı barınma koşullarından yoksun bırakıldığını söyledi. Sevinç, yaşanan durumun yalnızca işçileri değil ilçe halkını da etkileyen sosyal sorunlara dönüştüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu insanlar da bu ülkenin insanıdır. İnsan onuruna yakışır şartlarda yaşayabilecekleri güvenli ve sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulması artık zorunluluktur." İYİ Parti, geçici çözümler yerine sosyal konut niteliğinde kalıcı projelerin geliştirilmesi gerektiğini savunurken, plansız çadır alanlarının hem sağlık hem güvenlik hem de sosyal yaşam açısından önemli riskler oluşturduğunu dile getirdi. "Gürsu Gözlenmeyi Değil, Gerçek Hizmeti Bekliyor" Açıklamanın en sert bölümlerinden biri ise belediyenin son dönemde yürüttüğü tanıtım faaliyetlerine yönelik eleştiriler oldu. Orhan Sevinç, belediyenin düzenlediği "Gürsu'yu Gözlüyoruz" programlarına göndermede bulunarak, kamu kaynaklarının öncelikle vatandaşın sorunlarını çözmek için kullanılması gerektiğini söyledi. Sevinç açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: "Belediye 'Gürsu'yu gözlüyoruz' diyerek çeşitli organizasyonlar düzenliyor. Biz de soruyoruz; bu faaliyetler belediye adına mı yapılıyor, yoksa bir siyasi partinin organizasyonu mu yürütülüyor? Belediye tüm vatandaşların kurumudur. Hiçbir siyasi partinin seçim ofisi değildir." Kamu kaynaklarının tarafsız kullanılmasının önemine dikkat çeken Sevinç, belediyelerin tüm vatandaşlara eşit hizmet götürmekle yükümlü olduğunu ifade etti. İYİ Parti: "Gürsu'nun Sorunlarının Takipçisi Olacağız" Basın açıklamasının ardından değerlendirmelerde bulunan Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ile Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Gürsu'da dile getirilen sorunların yalnızca yerel siyasetin değil, Bursa'nın genel kalkınmasının da önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Parti yöneticileri; ulaşım, altyapı, şehir planlaması, tarım politikaları, sosyal yaşam, belediye hizmetleri ve kamu yatırımlarıyla ilgili eksikliklerin takipçisi olacaklarını belirterek konuyu hem yerel yönetimler hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımaya devam edeceklerini açıkladı. Vatandaşlarla gerçekleştirilen saha ziyaretlerinin ardından program toplu hatıra fotoğrafıyla sona ererken, İYİ Parti teşkilatı Gürsu'nun yıllardır çözülemeyen kronik sorunlarının takipçisi olacaklarını ve ilçe halkının taleplerini her platformda dile getirmeyi sürdüreceklerini vurguladı. İYİ Parti'nin açıklaması, özellikle ulaşım, terminal, sosyal belediyecilik ve kamu hizmetleri konularındaki sert eleştirileriyle Gürsu siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşlerken, gözler şimdi yerel yönetimlerden gelecek olası açıklamalara çevrildi.

Gemlikspor İçin Tarihi Vizyon: Başkan Adayı Erten Kayan'dan Bursaspor İş Birliği Mesajı! "Gemlikspor, Bursaspor'un Pilot Takımı Oldu" Haber

Gemlikspor İçin Tarihi Vizyon: Başkan Adayı Erten Kayan'dan Bursaspor İş Birliği Mesajı! "Gemlikspor, Bursaspor'un Pilot Takımı Oldu"

Gemlikspor başkan adaylığı sürecinde çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdüren Tan Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Erten Kayan, Bursa spor kamuoyunda büyük yankı uyandıracak önemli açıklamalarda bulundu. Bursaspor Başkanı Enes Çelik ile gerçekleştirdiği kapsamlı görüşmenin ardından değerlendirmelerde bulunan Kayan, Gemlikspor'un geleceğine ilişkin dikkat çeken projeleri ve hedefleri kamuoyuyla paylaştı. Kayan'ın açıklamaları, yalnızca Gemlikspor'un sportif geleceğini değil, Bursa futbolunun altyapı yapılanması ve bölgesel futbol vizyonu açısından da yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor. Bursaspor Başkanı Enes Çelik ile Kritik Zirve Gemlikspor Başkan Adayı Erten Kayan, Bursaspor Başkanı Enes Çelik ile gerçekleştirilen görüşmenin son derece verimli geçtiğini belirterek, iki kulüp arasındaki iş birliğinin önümüzdeki süreçte daha da güçleneceğini ifade etti. Kayan, görüşmede Gemlikspor'un sportif yapılanması, altyapı organizasyonu, genç oyuncuların gelişimi, teknik yapılanma ve kulübün uzun vadeli hedeflerinin ayrıntılı şekilde ele alındığını söyledi. Yapılan istişarelerin sadece bugünü değil, gelecek yılları da kapsayan güçlü bir futbol vizyonunun temelini oluşturduğunu belirten Kayan, iki kulüp arasında sürekli iletişim ve koordinasyon mekanizmasının kurulacağını dile getirdi. "Gemlikspor, Bursaspor'un Pilot Takımı Oldu" Görüşmenin en önemli başlıklarından birinin ise Gemlikspor ile Bursaspor arasındaki stratejik iş birliği olduğunu ifade eden Erten Kayan, kamuoyunun uzun süredir beklediği gelişmeyi şu sözlerle açıkladı: "Kıymetli hemşerim Bursaspor Başkanımız Enes Çelik kardeşimle çok önemli istişarelerde ve fikir alışverişinde bulunduk. Kendileri bizlere önemli müjdeler verdi. Gemlikspor, Bursasporumuzun pilot takımı olmuştur. Bundan sonra Bursaspor ile Gemlikspor her daim irtibat halinde olacaktır." Bu gelişmeyle birlikte özellikle altyapıdan yetişen genç futbolcuların gelişim süreçlerinde iki kulüp arasında daha yakın bir koordinasyon kurulmasının hedeflendiği belirtiliyor. Altyapıya Dayalı Güçlü Bir Futbol Modeli Erten Kayan, kurulacak iş birliğinin yalnızca sportif başarı odaklı olmadığını, aynı zamanda Bursa futboluna yeni yetenekler kazandıracak önemli bir sistem oluşturacağını ifade etti. Bu kapsamda; genç futbolcuların gelişim süreçlerinin desteklenmesi, yetenekli oyuncuların profesyonel futbola hazırlanması, teknik bilgi paylaşımı, sportif organizasyonlarda ortak hareket edilmesi, futbol kültürünün güçlendirilmesi gibi birçok başlıkta ortak çalışmalar yapılmasının planlandığını söyledi. Kayan, Gemlikspor'un yalnızca ilçeyi temsil eden bir kulüp değil, Bursa futbolunun önemli yapı taşlarından biri haline gelmesini amaçladıklarını belirtti. İlk Hedef: 3. Lig'de Kalıcı Bir Yapı Kurmak Gemlikspor'un sportif hedeflerine de değinen Erten Kayan, gerçekçi ve sürdürülebilir bir başarı modeli oluşturacaklarını ifade etti. Kayan, kulübün öncelikli hedefinin istikrarlı bir yapı oluşturmak olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Öncelik hedefimiz 3. Lig'de kalıcı olmaktır. Sağlam temeller üzerine kurulan bir yönetim anlayışıyla kulübümüzü geleceğe hazırlayacağız. Daha sonraki yıllarda ise inşallah şampiyonluğa oynayan güçlü bir Gemlikspor oluşturacağız." Kulübün günü kurtaran değil, uzun yıllar ayakta kalabilecek mali ve sportif disipline sahip bir yönetim anlayışıyla yönetileceğini vurgulayan Kayan, planlı büyümenin önemine dikkat çekti. "Gemlikspor Siyasetin Değil, Gemlik'in Takımıdır" Erten Kayan, Gemlikspor'un ilçenin ortak değeri olduğunu belirterek tüm kesimlere birlik çağrısında bulundu. Kulübün hiçbir ayrım gözetmeksizin herkesin ortak çatısı olduğunu ifade eden Kayan, şu mesajı verdi: "Gemlikspor tüm Gemlik'in ortak değeridir. Bu kulüp hiçbir kişinin ya da grubun değil, tüm Gemlik halkınındır. Başarıya ancak birlik ve beraberlikle ulaşabiliriz. Gemlikli hemşehrilerimizle el ele vererek kulübümüzü hak ettiği noktalara taşıyacağız." "Bu Başarı Hepimizin Başarısı Olacak" Başkan adaylığı sürecinde toplumun her kesiminden destek gördüğünü belirten Kayan, iş insanlarından taraftarlara, gençlerden esnafa kadar herkesin Gemlikspor etrafında kenetlenmesi gerektiğini söyledi. Kulübün ekonomik olarak güçlenmesi, tesisleşmesi, altyapısının geliştirilmesi ve sportif başarısının artırılması için ortak aklın devreye gireceğini belirten Kayan, şeffaf ve katılımcı bir yönetim modeli oluşturacaklarını ifade etti. Enes Çelik'e Teşekkür Mesajı Açıklamasının sonunda Bursaspor Başkanı Enes Çelik'e teşekkür eden Erten Kayan, desteklerinden dolayı duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: "Gemlikspor'a her daim desteğini esirgemeyen kıymetli kardeşim Bursaspor Başkanımız Enes Çelik'e şahsım ve tüm Gemlik halkı adına gönülden şükranlarımı sunuyorum. Bursa futbolunun yeniden ayağa kalkması adına ortaya koyduğu vizyon son derece kıymetlidir. İnşallah Bursaspor ile Gemlikspor arasındaki güçlü dayanışma, hem kulüplerimize hem de Bursa futboluna önemli katkılar sağlayacaktır." Gemlikspor ile Bursaspor arasında kurulacağı belirtilen bu iş birliği, özellikle altyapıdan yetişecek genç oyuncuların gelişimi, kulüpler arasındaki sportif koordinasyon ve Bursa futbolunun geleceğine yönelik uzun vadeli planlamalar açısından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor. Gemlikspor'un yeni dönemde ortaya koyacağı yönetim anlayışı ve belirlenen sportif hedeflerin, ilçe futboluna yeni bir ivme kazandırması bekleniyor.

CHP Bursa’dan Sert Mesaj: “Bursa’nın Sorunları Birikiyor, Kentin Geleceği İhmale Kurban Edilemez” Haber

CHP Bursa’dan Sert Mesaj: “Bursa’nın Sorunları Birikiyor, Kentin Geleceği İhmale Kurban Edilemez”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Örgütü, yeni dönemin ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nı İl Başkanı Av. Turgut Özkan başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantıda yeni dönem görev dağılımları tamamlanırken, Bursa’nın giderek ağırlaşan kent sorunları, vatandaşların beklentileri ve önümüzdeki dönemde yürütülecek siyasi çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. CHP Bursa İl Yönetimi, toplantıda yalnızca teşkilat çalışmalarını değil, aynı zamanda Bursa’nın yıllardır çözüm bekleyen temel meselelerini de gündemine aldı. Ulaşımdan kentsel dönüşüme, çevre sorunlarından ekonomik krize, plansız kentleşmeden istihdama kadar birçok başlıkta değerlendirmeler yapıldı. Toplantıda verilen mesaj ise net oldu: “Bursa’nın sorunları artık ertelenemez. Kentin geleceğini tehdit eden meseleler karşısında sessiz kalmayacağız.” Bursa’da Kronikleşen Sorunlara Sert Eleştiri: “Kent Yönetimi Alarm Veriyor” CHP Bursa İl Örgütü’nün yeni dönem çalışma planlamasında, Bursa’nın büyüyen nüfusuna rağmen yıllardır çözülemeyen altyapı ve kent yönetimi sorunlarının öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığı belirtildi. Parti yönetimi tarafından yapılan değerlendirmelerde, Bursa’nın sanayi gücü, tarihi mirası ve doğal kaynaklarıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olmasına rağmen plansız büyüme, yanlış kentleşme kararları ve yetersiz yatırımlar nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıya kaldığı vurgulandı. Ulaşım Çıkmazı: Bursa Trafikte Kaybediyor Toplantının en önemli gündem başlıklarından biri Bursa’nın yıllardır çözülemeyen ulaşım sorunu oldu. CHP Bursa İl Yönetimi, kent içi ulaşımda plansızlığın giderek büyüdüğünü, vatandaşların her gün saatlerini trafikte geçirmek zorunda kaldığını ifade etti. Özellikle; Mudanya Yolu’nda yaşanan yoğunluk, Acemler Kavşağı’ndaki kronik trafik problemi, İzmir Yolu üzerindeki ulaşım sıkışıklığı, Toplu taşıma sistemindeki kapasite ve erişim sorunları Bursa’nın günlük yaşamını olumsuz etkileyen temel problemler arasında gösterildi. Açıklamalarda, ulaşım sorununun yalnızca trafik yoğunluğu olmadığı, aynı zamanda vatandaşın zaman kaybına, ekonomik kayıplara ve yaşam kalitesinin düşmesine neden olan büyük bir kent problemi olduğu vurgulandı. CHP Bursa yönetimi, “Yıllardır günü kurtaran uygulamalarla değil, bilimsel, planlı ve uzun vadeli ulaşım politikalarıyla Bursa’nın geleceği korunmalıdır” değerlendirmesinde bulundu. Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm: Bursa’nın En Büyük Güvenlik Sınavı Toplantıda Bursa’nın deprem riski ve kentsel dönüşüm süreci de geniş şekilde ele alındı. Olası Marmara depremi karşısında Bursa’daki yapı stokunun güvenliği, riskli binaların yenilenmesi ve kentsel dönüşüm uygulamalarının mevcut durumu tartışıldı. CHP Bursa İl Yönetimi, vatandaşların güvenli konutlarda yaşamasının temel bir hak olduğunu belirterek, kentsel dönüşüm süreçlerinin yalnızca ekonomik çıkarlar üzerinden yürütülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Özellikle; Dayanıksız yapıların yenilenme sürecinin hızlandırılması, Vatandaşların mülkiyet haklarının korunması, Dönüşüm süreçlerinde mağduriyetlerin önlenmesi, Riskli bölgelerde bilimsel ve sosyal temelli çalışmalar yapılması gerektiği ifade edildi. CHP kanadından yapılan değerlendirmelerde, deprem gerçeğinin seçim dönemlerinde hatırlanan bir konu olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulandı. Çevre Alarm Veriyor: “Bursa’nın Doğası Rant ve Kirlilik Baskısı Altında” CHP Bursa’nın gündemindeki bir diğer önemli başlık çevre sorunları oldu. Sanayi kenti kimliğiyle büyüyen Bursa’da kontrolsüz sanayileşmenin ve plansız yapılaşmanın çevresel etkileri toplantıda masaya yatırıldı. Özellikle; Ovakça, Barakfakih, Kestel bölgeleri başta olmak üzere sanayi faaliyetlerinin hava ve su kalitesi üzerindeki etkileri değerlendirildi. CHP Bursa İl Yönetimi, çevre koruma politikalarının yeterince güçlü uygulanmadığını savunarak, Bursa’nın doğal kaynaklarının korunmasının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ayrıca Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan Bursa Ovası’nın betonlaşma tehdidi altında olduğu ifade edilerek, tarım arazilerinin korunması konusunda daha kararlı adımlar atılması gerektiği vurgulandı. “Yeşil Bursa” kimliğinin yalnızca geçmişten kalan bir söylem değil, korunması gereken bir yaşam değeri olduğu belirtildi. Ekonomik Kriz Bursa Sanayisini ve Emekçiyi Zorluyor Toplantıda ekonomik sorunlar ve istihdam konusu da önemli başlıklar arasında yer aldı. Bursa’nın otomotiv ve tekstil başta olmak üzere güçlü üretim altyapısına sahip olmasına rağmen ekonomik koşulların hem sanayiciyi hem çalışanları zorladığı ifade edildi. CHP Bursa yönetimi tarafından değerlendirilen başlıca sorunlar arasında; Üretimde yaşanan daralma, Yüksek enflasyon nedeniyle çalışanların satın alma gücünün düşmesi, İşçilerin geçim sıkıntısı, Sanayide ara eleman ihtiyacı, Genç işsizliği yer aldı. Bursa gibi üretim merkezlerinin güçlü sosyal politikalar ve planlı ekonomi anlayışıyla desteklenmesi gerektiği ifade edildi. İmar Politikalarına Sert Tepki: “Bursa’nın Kimliği Betonlaşmaya Teslim Edilemez” CHP Bursa İl Örgütü’nün gündemindeki bir diğer kritik konu ise imar politikaları ve kent estetiği oldu. Bursa’nın tarihi dokusu, doğal alanları ve kültürel mirasının korunması gerektiği belirtilirken, plansız yapılaşmanın kentin kimliğine zarar verdiği ifade edildi. Özellikle yeşil alanların azalması, yoğun yapılaşma ve rant odaklı kentleşme eleştirilerek, Bursa’nın geleceğinin yalnızca inşaat merkezli politikalarla şekillendirilemeyeceği vurgulandı. Tarihi ve kültürel mirasın korunmasının kent yönetiminin temel sorumluluklarından biri olduğu belirtildi. Turgut Özkan: “Bursa İçin Birlikte, Kararlı ve Mücadeleci Bir Dönem Başlıyor” CHP Bursa İl Başkanı Av. Turgut Özkan, yeni dönem Yönetim Kurulu Toplantısı sonrasında yaptığı değerlendirmede, teşkilat çalışmalarının birlik, dayanışma ve ortak akıl anlayışıyla sürdürüleceğini belirtti. Özkan, yeni dönemde Bursa’nın sorunlarını yakından takip edeceklerini, vatandaşların taleplerini güçlü şekilde gündeme taşıyacaklarını ve çözüm odaklı siyaset anlayışıyla hareket edeceklerini ifade etti. CHP Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmede şu mesaj öne çıktı: “Bursa’nın geleceği için sorumluluk almaya devam edeceğiz. Bu kentte yaşayan herkesin daha güvenli, daha sağlıklı, daha yaşanabilir bir şehirde hayatını sürdürebilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yeni dönemde CHP Bursa İl Örgütü’nün; ulaşım, deprem güvenliği, çevre, ekonomi, kentleşme ve sosyal sorunlar başta olmak üzere kentin temel meselelerinde daha aktif bir saha çalışması yürüteceği bildirildi.

İYİ Parti’den Karacabey çıkarması: Esnafın ve vatandaşın sorunları sahada sert dille gündeme taşındı Haber

İYİ Parti’den Karacabey çıkarması: Esnafın ve vatandaşın sorunları sahada sert dille gündeme taşındı

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, beraberindeki il ve ilçe teşkilatıyla birlikte Bursa’nın Karacabey ilçesinde kapsamlı bir saha programı gerçekleştirdi. Ziyaretlerde ilçe ekonomisinden yerel hizmetlere, altyapı eksikliklerinden üretici sorunlarına kadar birçok başlık doğrudan vatandaşın ağzından dinlendi. Heyete, İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Cem Tiryakioğlu ve parti yöneticileri eşlik etti. Karacabey merkezinde gün boyu süren temaslarda esnafla birebir görüşmeler yapılırken, vatandaşların ekonomik sıkıntılar, artan maliyetler ve yerel yönetim hizmetlerine dair şikayetleri dikkat çekti. “Karacabey’de tablo ağır, sorunlar görmezden gelinemez” Saha ziyaretlerinde konuşulan başlıkların başında ekonomik daralma ve esnafın giderek artan mali yükü yer aldı. İlçe merkezinde dükkanlarını ziyaret eden heyet, özellikle küçük esnafın “ayakta kalma mücadelesi verdiği” yönündeki serzenişleri not aldı. Vatandaşlar; artan kira bedelleri, düşen alım gücü, tarım ve hayvancılıkla geçinen kesimin girdi maliyetleri ve pazar dengesizlikleri nedeniyle ciddi sıkıntı yaşandığını dile getirdi. İlçede özellikle üretici kesimin borç yükü ve satış kanallarındaki daralma en kritik sorunlar arasında gösterildi. Altyapı ve yerel hizmet eleştirileri öne çıktı Ziyaretlerde yalnızca ekonomik değil, yerel hizmetlere ilişkin eleştiriler de gündeme geldi. Yol, altyapı, kırsal mahallelerin hizmete erişimi ve belediye hizmetlerinin dağılımında yaşanan dengesizlikler vatandaşların en çok şikayet ettiği konular arasında yer aldı. Bazı vatandaşlar, sorunların uzun süredir çözülmediğini belirterek, yerel yönetimlere yönelik “daha hızlı ve etkili müdahale” çağrısında bulundu. Heyet ise bu sorunları not ederek ilgili birimlere iletileceğini ifade etti. “Sadece dinlemeye değil, hesap sormaya da geldik” Program sırasında yapılan değerlendirmelerde, saha ziyaretlerinin yalnızca nezaket ziyareti olmadığı, aynı zamanda ilçenin birikmiş sorunlarının siyasi düzlemde takip edileceği vurgulandı. Selçuk Türkoğlu, vatandaşlarla yapılan görüşmelerde sorunların açık ve net biçimde ortaya konduğunu belirterek, “Karacabey’de tabloyu yerinde görüyoruz; bu sadece dinleme değil, aynı zamanda çözüm için siyasi sorumluluk alma meselesidir” mesajını verdi. “Vatandaşın yükü artıyor, sabır sınırı zorlanıyor” İlçe esnafı ve vatandaşlar, ekonomik koşulların her geçen gün ağırlaştığını ifade ederek, özellikle küçük işletmelerin sürdürülebilirlik açısından zorlandığını dile getirdi. Tarım ve hayvancılıkla geçinen kesim ise girdi maliyetlerindeki artışın üretimi doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Heyet, bu tabloyu “yerel değil, yapısal bir sorunlar zinciri” olarak değerlendirerek, Karacabey’in ülke genelindeki ekonomik sıkışmanın yereldeki yansıması olduğuna dikkat çekti. “Sahadan kopuk siyaset olmaz” vurgusu Programın genelinde en çok öne çıkan mesajlardan biri, siyasetin merkezden değil sahadan beslenmesi gerektiği oldu. İlçe ziyaretlerinin düzenli hale getirileceği belirtilirken, vatandaşla temasın kesilmemesi gerektiği vurgulandı. İYİ Parti heyeti, Karacabey’deki ziyaretlerini “yerel sorunların doğrudan tespiti ve siyasi raporlamaya dönüştürülmesi” açısından önemli bir çalışma olarak değerlendirirken, benzer saha programlarının devam edeceğini açıkladı. “Daha güçlü bir Karacabey için takip sürecek” Ziyaret sonunda yapılan değerlendirmede, ilçedeki sorunların yalnızca tespit edilmekle kalmayacağı, Meclis ve parti mekanizmaları üzerinden takip edileceği ifade edildi. Heyet, “daha güçlü bir Karacabey ve daha yaşanabilir bir ekonomik düzen için mücadeleye devam” mesajı verdi. Program, Karacabey’deki ekonomik sıkışma, yerel hizmet beklentileri ve vatandaşın artan şikayetlerinin siyasi gündeme taşındığı sert ve kapsamlı bir saha çalışması olarak değerlendirildi.

Anahtar Parti Ferizli’den yerel yönetime sert sorular! Haber

Anahtar Parti Ferizli’den yerel yönetime sert sorular!

Açıklamada, TÜİK verilerine göre Ferizli’nin Türkiye’nin en hızlı büyüyen ilçeleri arasında yer aldığı belirtilerek, Organize Sanayi Bölgesi’ne yapılan yatırımlar sayesinde mevcut 36-40 bin civarındaki nüfusa önümüzdeki yıllarda yaklaşık 40 bin kişinin daha eklenmesinin beklendiği ifade edildi. Bu büyüme karşısında ilçenin geleceğine yönelik somut projelerin ortaya konulmadığını savunan Anahtar Parti Ferizli İlçe Başkanı İsmaik Kuduı, belediye yönetimine şu soruları yöneltti: “Bugüne kadar ne kadar alan imara açıldı? Kaç yeni cadde ve sokak açıldı? Kaç kilometre yeni yol yapıldı? Nüfusun iki katına yaklaşacağı öngörülürken altyapı ve üstyapı planlamaları hazırlandı mı? İlçeyi sıkışmış yapılaşmadan kurtaracak projeler nelerdir?” Açıklamada ayrıca, belediyenin sosyal medya gündemini takip etmek yerine ilçenin geleceğini planlaması gerektiği vurgulanırken, çevre belediyelerin borçlarını azaltmasına rağmen Ferizli Belediyesi’nde sürekli borçların gündeme gelmesinin dikkat çekici olduğu belirtildi. Vatandaşların hizmet eksikliklerinden şikâyetçi olduğunun ifade edildiği açıklamada, “2026 yılında hâlâ yol sorunları için toplantılar yapılıyorsa, hâlâ doğalgaz hizmetleriyle ilgili görüşmeler sürüyorsa ve sosyal yaşam alanları konusunda çözüm arayışları devam ediyorsa bunun sorumlusu kimdir?” sorusu yöneltildi. Seçimlerin üzerinden 25 ay geçtiğine dikkat çekilen açıklamada, belediye yönetiminden bu süreçte ilçeye kazandırılan yeni imar alanları, açılan cadde ve yollar ile hayata geçirilen büyüme projeleri konusunda kamuoyuna açıklama yapılması istendi. Anahtar Parti Ferizli İlçe Başkanı İsmail Kudu, Ferizli’nin geleceğinin günü kurtaran çalışmalarla değil, uzun vadeli ve vizyoner projelerle şekillendirilebileceğini belirterek, belediye yönetimini şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda vatandaşları bilgilendirmeye davet etti. Kamuoyuna yapılan çağrıda, hızla büyüyen Ferizli’nin geleceğinin bugünden planlanmasının bir tercih değil, zorunluluk olduğu vurgulandı.

“Şehir Büyük Bir Potansiyele Sahip Ama İhmal Ediliyor” Haber

“Şehir Büyük Bir Potansiyele Sahip Ama İhmal Ediliyor”

DEVA Partisi Bursa Teşkilatı TBMM’de Ali Babacan’a Kapsamlı Bursa Raporu Sundu: 16 Maddelik Şehir Analizi ve Çözüm Önerileri DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, ilçe başkanları ve parti yönetimiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Yeniyol Grubu toplantısına katılarak Genel Başkan Ali Babacan’a Bursa’nın kronik sorunlarına ilişkin kapsamlı bir rapor sundu. Toplantıda, Bursa’nın şehirleşme, ekonomi, ulaşım, çevre ve sosyal yaşam başlıklarında yaşadığı yapısal sorunlar detaylı şekilde ele alınırken, Öztürk’ün daha önce kamuoyuyla paylaştığı 16 maddelik şehir analizinin de doğrudan parti genel merkezine iletildiği belirtildi. TBMM’de Bursa Vurgusu: “Şehir Büyük Bir Potansiyeli Taşıyor Ama Yönetilemiyor” Ali Babacan’ın da katıldığı Yeniyol Grubu toplantısında Bursa’nın Türkiye’nin en güçlü sanayi ve üretim merkezlerinden biri olmasına rağmen ciddi altyapı ve planlama sorunları yaşadığı ifade edildi. Tayfun Öztürk, Bursa’nın mevcut tabloyla “potansiyelinin altında kalan bir metropol” görüntüsü verdiğini belirterek, çözümün ancak planlı, şeffaf ve demokratik bir yönetim anlayışıyla mümkün olabileceğini vurguladı. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak 16 başlıkta çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Öztürk, Bursa’nın ekonomik gücüne ve nüfus büyüklüğüne rağmen altyapıdan ulaşıma, çevreden turizme kadar birçok alanda ciddi eksiklikler yaşadığını ifade etti. Öztürk açıklamasında, “Çözüm yine demokratik siyasetle, sandıkla ve temiz yönetim anlayışıyla mümkün olacaktır” ifadelerini kullanırken, Bursa’nın mevcut sorunlarının yalnızca yerel değil, yapısal bir yönetim sorunu olduğunu vurguladı. “Bursa, Potansiyeli Yüksek Ama İhmal Edilmiş Bir Şehir” Tayfun Öztürk’e göre Bursa, sanayi gücü, nüfusu ve ekonomik kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli metropollerinden biri olmasına rağmen, birçok temel alanda emsallerinin gerisinde kalmış durumda. Öztürk, “Bursa birçok şehirle kıyaslandığında sahip olması gereken standartların altında kalmış bir şehir görüntüsü veriyor” dedi. 16 BAŞLIKTA BURSA’NIN KRONİK SORUNLARI 1. Kentsel Dönüşüm Öztürk, özellikle ova bölgeleri ve eski yerleşim alanlarında çarpık yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Deprem riski Plansız kentleşme Estetikten uzak yapılaşma nedenleriyle kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini söyledi. 2. Trafik Sorunu Bursa’da trafik yoğunluğunun nüfusun çok üzerinde bir baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, çözüm için: İlave çevre yolları Kavşak düzenlemeleri Tünel ve viyadük projeleri önerdi. 3. Şehir İçi Ulaşım BursaRay hattının genişletilmesi ve yer altına alınması gerektiğini söyleyen Öztürk, metro sisteminin eksikliğine dikkat çekti. “Bursa, metro ağı olmayan büyük şehir görüntüsünden çıkmalıdır” dedi. 4. Şehir Dışı Ulaşım Havaalanı, demiryolu ve deniz ulaşımındaki eksikliklere dikkat çekildi. Yenişehir Havalimanı’nın verimsiz kullanımı Hızlı tren eksikliği Deniz ulaşımının yetersizliği eleştirildi. 5. Göç Sorunu Kontrolsüz nüfus artışının şehirde trafik, güvenlik ve altyapı sorunlarını büyüttüğü ifade edildi. 6. Doğanbey TOKİ Sorunu Bölgedeki yapılaşmanın yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiği belirtildi. 7. Hava Kirliliği Sanayi kaynaklı kirliliğin özellikle kış aylarında ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi. 8. Doğu-Batı Dengesizliği Osmangazi ve Nilüfer’de yoğunlaşan hizmetlerin Yıldırım ilçesinde yeterince karşılık bulmadığı vurgulandı. 9. Şehir Merkezinin Canlandırılması Heykel ve çarşı bölgesinin sosyal ve kültürel olarak yeniden canlandırılması gerektiği belirtildi. 10. Turizm Sorunu Bursa’nın turizm potansiyelini kullanamadığı ifade edilerek: Yetersiz tanıtım Destinasyon eksikliği Konaklama süresi düşüklüğü eleştirildi. Ayrıca Avrupa ve dünya çapında tanıtım kampanyaları önerildi. 11. “Yeşil Bursa” Kimliğinin Zayıflaması Şehrin yeşil kimliğinin korunması için her alanda ağaçlandırma yapılması gerektiği belirtildi. 12. Uludağ Uludağ’ın korunması ve 12 ay turizm merkezi haline getirilmesi gerektiği vurgulandı. 13. Sahiller Mudanya ve Gemlik sahillerine ulaşımın geliştirilmesi ve altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiği ifade edildi. 14. Pahalılık Gıda fiyatlarının kontrolsüz şekilde arttığı belirtilerek piyasa dengesizliğine dikkat çekildi. 15. Projelerin Yavaş İlerlemesi Bursa’daki birçok altyapı projesinin yıllarca geciktiği ve bunun ekonomik kayıplara yol açtığı ifade edildi. 16. Bursaspor Bursaspor’un şehir kimliği açısından kritik bir değer olduğu vurgulandı. Öztürk, kulübün mali sorunlarının şehirdeki büyük işletmeler ve yerel yönetim iş birliğiyle çözülebileceğini belirtti. “Bursa Emanettir” Açıklamasının sonunda Tayfun Öztürk, Bursa’nın tüm değerlerinin korunması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Şehrin her değeri yöneticilere emanettir. Bu emaneti korumak sadece bir görev değil, aynı zamanda sorumluluktur. Bursa bu ihmali hak etmiyor.” “Bursa’nın Sorunları Siyasi Değil, Yapısaldır” Toplantı sonrası yapılan değerlendirmelerde Tayfun Öztürk, Bursa’nın sorunlarının sadece yerel yönetim meselesi değil, aynı zamanda uzun yıllardır biriken yapısal problemler olduğunu ifade etti. Öztürk, çözümün demokratik siyaset, şeffaf yönetim ve planlı şehircilikten geçtiğini belirterek şu mesajı verdi: “Bursa’nın geleceği günübirlik kararlarla değil, uzun vadeli ve bilimsel şehir planlamasıyla inşa edilmelidir.” Ali Babacan’a Sunulan Rapor Genel Merkezde Değerlendirilecek DEVA Partisi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bursa teşkilatı tarafından hazırlanan 16 maddelik raporun, parti genel merkezinde şehir politikaları kapsamında detaylı şekilde değerlendirileceği öğrenildi. Raporda özellikle ulaşım, sanayi planlaması, çevre politikaları ve turizm başlıklarının öncelikli alanlar olarak öne çıktığı belirtildi. Sonuç: “Bursa İçin Yeni Bir Şehir Vizyonu” DEVA Partisi Bursa İl Teşkilatı’nın TBMM’de sunduğu kapsamlı rapor, şehrin çok yönlü sorunlarına dikkat çekerken, aynı zamanda çözüm odaklı bir şehir vizyonu da ortaya koydu. Bursa’nın mevcut potansiyeline rağmen yaşadığı yapısal sıkıntıların altı çizilirken, çözümün ancak planlı, katılımcı ve sürdürülebilir bir yönetim modeliyle mümkün olacağı ifade edildi.

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Haber

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız”

“Cumalıkızık betonlaşmayla değil; tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Cumalıkızık’ın karşı karşıya bulunduğu sorunlara dikkat çekmek amacıyla tarihi köyde kapsamlı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. İlçe Başkanı İsmail Seyis öncülüğünde düzenlenen programa, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı. Cumalıkızık’ın tarihi kimliği, doğal yapısı ve köy yaşamının korunmasına yönelik güçlü mesajların verildiği toplantıda, özellikle köylünün sürecin dışında bırakılmaması gerektiği vurgulandı. Basın açıklamasında, Cumalıkızık’ın yalnızca tarihi evlerden ibaret olmadığı; kadın emeği, üretim kültürü, sosyal hafızası ve yaşayan köy kimliğiyle birlikte korunması gereken eşsiz bir miras alanı olduğu ifade edildi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Toplantıda yapılan açıklamalarda, son yıllarda artan turizm baskısı, betonlaşma tehdidi ve ekonomik zorlukların Cumalıkızık’ın özgün yapısını tehdit ettiği belirtildi. İYİ Parti heyeti adına yapılan değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı: “Cumalıkızık’ın tarihi dokusunun, doğasının ve köylüsünün birlikte korunması gerekiyor. Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız.” Açıklamada, köy halkının ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmediği bir koruma anlayışının sürdürülebilir olmayacağı vurgulanırken, özellikle kadın üreticilerin ve yerel esnafın korunmasının UNESCO sürecinin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi. “Cumalıkızık’ın Hafızasına ve Kadın Emeğine Sahip Çıkacağız” Basın toplantısında Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir merkez olarak değerlendirilmesine yönelik eleştiriler de dikkat çekti. Parti yöneticileri, köyün yaşayan kültürünün giderek ticari baskı altında kaldığını belirterek şu mesajı verdi: “Cumalıkızık’ın hafızasına, kadın emeğine, üreticisine ve köy kültürüne sahip çıkmaya devam edeceğiz.” Açıklamada, geleneksel üretim kültürünün korunmasının sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Özellikle kadınların ürettiği yerel ürünlerin ve kırsal yaşam kültürünün, Cumalıkızık’ın UNESCO kimliğinin önemli parçalarından biri olduğu ifade edildi. “Betonlaşma Değil, Koruma Öncelikli Olmalı” Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri de bölgedeki yapılaşma baskısı oldu. İYİ Parti heyeti, Cumalıkızık’ın geleceğinin yeni beton projeleriyle değil; tarihi ve doğal dokunun korunmasıyla güvence altına alınabileceğini belirtti. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “UNESCO Dünya Mirası olan Cumalıkızık’ın geleceği; betonlaşmayla değil, tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir.” Son dönemde bölgede artan ziyaretçi yoğunluğu, otopark baskısı, altyapı eksiklikleri ve çevresel tehditlerin köyün özgün yapısını zorladığı ifade edilirken, plansız uygulamaların tarihi mirasa zarar verebileceği uyarısında bulunuldu. Yetkililere “Şeffaf ve Katılımcı Yönetim” Çağrısı İYİ Parti yöneticileri açıklamalarında, Cumalıkızık’a ilişkin karar süreçlerinde köy halkının daha aktif rol alması gerektiğini de vurguladı. Yetkililere yapılan çağrıda şu mesaj öne çıktı: “Köylüyü dışlayan değil, sürecin parçası yapan şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hareket edilmelidir.” Cumalıkızık’ın geleceğine ilişkin planlamaların yalnızca bürokratik kararlarla değil; köy halkı, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve yerel yöneticilerin ortak aklıyla şekillenmesi gerektiği belirtildi. “Cumalıkızık Hepimizin Ortak Mirasıdır” Toplantının sonunda Cumalıkızık’ın siyasi tartışmaların ötesinde ortak bir kültürel değer olduğu vurgulandı. İYİ Parti heyeti, tarihi köyün korunmasının yalnızca Bursa’nın değil Türkiye’nin ortak sorumluluğu olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: “Cumalıkızık hepimizin ortak mirasıdır.” Program sonunda parti yöneticileri köy esnafı ve vatandaşlarla da bir araya gelerek bölgedeki sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Cumalıkızık’ın korunmasına yönelik çalışmaların takipçisi olacaklarını belirten heyet, tarihi köyün özgün kimliğinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti. İsmail Seyis’ten Cumalıkızık Çıkışı: “Bu Mirası Ranta Teslim Etmeyeceğiz” “Köylüyü yok sayarak Cumalıkızık’ı koruyamazsınız” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı’nın Cumalıkızık’ta düzenlediği basın toplantısında konuşan İlçe Başkanı İsmail Seyis, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi köyün karşı karşıya olduğu sorunlara sert sözlerle tepki gösterdi. Seyis, Cumalıkızık’ın yıllardır plansızlık, denetimsizlik ve rant baskısı altında bırakıldığını savunarak yetkililere ağır eleştiriler yöneltti. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile partililerin katıldığı açıklamada konuşan Seyis, Cumalıkızık’ın “turizm adı altında tüketildiğini” söyledi. “UNESCO Tabelası Asmakla Koruma Olmaz” Cumalıkızık’ın yalnızca fotoğraf çekilen turistik bir alan gibi yönetildiğini ifade eden İsmail Seyis, mevcut anlayışın tarihi mirası korumaktan uzak olduğunu dile getirdi. Seyis açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “UNESCO tabelası asmakla koruma olmaz. Eğer köyün insanı ekonomik olarak ayakta kalamıyorsa, tarihi evler kaderine terk ediliyorsa, altyapı çökmüşse, yangın riski varsa burada başarı hikâyesi anlatamazsınız.” Köyde yaşayan vatandaşların yıllardır çözüm beklediğini söyleyen Seyis, sorunların görmezden gelindiğini savundu. “Cumalıkızık Turizm Baskısıyla Nefes Alamıyor” İsmail Seyis, kontrolsüz ziyaretçi yoğunluğunun tarihi köyü ciddi şekilde yıprattığını belirterek mevcut yönetim anlayışını eleştirdi. “Bir günde on binlerce insanı buraya getirip sonra bunu başarı diye anlatıyorlar. Bu tarihi sokaklar stadyum değil. Cumalıkızık turizm baskısıyla artık nefes alamıyor.” Seyis, köyün altyapısının mevcut yoğunluğu kaldırmadığını ifade ederek: otopark sorunlarının büyüdüğünü, güvenlik risklerinin arttığını, tarihi yapıların zarar gördüğünü, köy yaşamının giderek bozulduğunu söyledi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Basın açıklamasında en sert mesajlardan biri köy halkının yaşadığı ekonomik sıkıntılar üzerine verildi. İsmail Seyis, köylünün yıllardır yalnız bırakıldığını ifade ederek şu sözleri kullandı: “Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız. Buradaki insanlar sadece turizme hizmet eden figüran değildir. Bu köyün gerçek sahipleri yıllardır destek bekliyor.” Seyis, özellikle restorasyon süreçlerinde vatandaşların mağdur edildiğini öne sürerek, birçok tarihi evin hâlâ kaderine terk edildiğini söyledi. “Bazı binalar restore edilirken vatandaşın evi çürümeye bırakılıyor. İnsanlar yıllardır sıra bekliyor. Böyle koruma anlayışı olmaz.” “Cumalıkızık Betonlaşmaya Teslim Ediliyor” Konuşmasında bölgedeki yapılaşma baskısına da dikkat çeken Seyis, tarihi alan çevresindeki plansız büyümenin ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti. “Cumalıkızık’ın etrafı betonla çevrilirken kimse çıkıp hesap vermiyor. Tarihi mirası korumak yerine rant projeleriyle gündeme gelen bir anlayışı kabul etmiyoruz.” Seyis, UNESCO mirasının ticari hesaplarla yönetilemeyeceğini ifade ederek: “Cumalıkızık birkaç kişinin ekonomik çıkarına kurban edilemez. Bu miras hepimizin.” dedi. “Kadın Emeği ve Köy Kültürü Yok Sayılıyor” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Cumalıkızık’ın yalnızca taş binalardan ibaret olmadığını da vurguladı. Kadın emeğinin, geleneksel üretimin ve köy kültürünün giderek zayıfladığını söyleyen Seyis şu ifadeleri kullandı: “Cumalıkızık’ın hafızası yok oluyor. Kadın emeği yok sayılıyor. Köy kültürü giderek ticari bir dekor haline getiriliyor. Buna sessiz kalmayacağız.” Yerel üreticilerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Seyis, köyün kimliğinin korunmasının ancak yaşayan kültürün desteklenmesiyle mümkün olacağını söyledi. Yetkililere Sert Çağrı: “Köylüyü Dışlayan Anlayıştan Vazgeçin” Seyis konuşmasının sonunda yetkililere doğrudan çağrıda bulundu. Cumalıkızık’a ilişkin kararların masa başında değil, köy halkıyla birlikte alınması gerektiğini belirten Seyis şöyle konuştu: “Köylüyü dışlayan değil, sürecin merkezine koyan bir anlayış istiyoruz. Şeffaf olmayan, halkı dinlemeyen hiçbir planın başarılı olma şansı yok.” İYİ Parti olarak Cumalıkızık’ın tarihi, kültürel ve sosyal kimliğinin korunması için mücadele edeceklerini ifade eden Seyis, sözlerini şu cümleyle tamamladı: “Cumalıkızık sahipsiz değildir. Bu tarihi mirası ranta teslim etmeyeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.