Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Altyapı

Gürsu Haber - Altyapı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altyapı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Haber

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız”

“Cumalıkızık betonlaşmayla değil; tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Cumalıkızık’ın karşı karşıya bulunduğu sorunlara dikkat çekmek amacıyla tarihi köyde kapsamlı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. İlçe Başkanı İsmail Seyis öncülüğünde düzenlenen programa, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı. Cumalıkızık’ın tarihi kimliği, doğal yapısı ve köy yaşamının korunmasına yönelik güçlü mesajların verildiği toplantıda, özellikle köylünün sürecin dışında bırakılmaması gerektiği vurgulandı. Basın açıklamasında, Cumalıkızık’ın yalnızca tarihi evlerden ibaret olmadığı; kadın emeği, üretim kültürü, sosyal hafızası ve yaşayan köy kimliğiyle birlikte korunması gereken eşsiz bir miras alanı olduğu ifade edildi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Toplantıda yapılan açıklamalarda, son yıllarda artan turizm baskısı, betonlaşma tehdidi ve ekonomik zorlukların Cumalıkızık’ın özgün yapısını tehdit ettiği belirtildi. İYİ Parti heyeti adına yapılan değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı: “Cumalıkızık’ın tarihi dokusunun, doğasının ve köylüsünün birlikte korunması gerekiyor. Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız.” Açıklamada, köy halkının ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmediği bir koruma anlayışının sürdürülebilir olmayacağı vurgulanırken, özellikle kadın üreticilerin ve yerel esnafın korunmasının UNESCO sürecinin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi. “Cumalıkızık’ın Hafızasına ve Kadın Emeğine Sahip Çıkacağız” Basın toplantısında Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir merkez olarak değerlendirilmesine yönelik eleştiriler de dikkat çekti. Parti yöneticileri, köyün yaşayan kültürünün giderek ticari baskı altında kaldığını belirterek şu mesajı verdi: “Cumalıkızık’ın hafızasına, kadın emeğine, üreticisine ve köy kültürüne sahip çıkmaya devam edeceğiz.” Açıklamada, geleneksel üretim kültürünün korunmasının sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Özellikle kadınların ürettiği yerel ürünlerin ve kırsal yaşam kültürünün, Cumalıkızık’ın UNESCO kimliğinin önemli parçalarından biri olduğu ifade edildi. “Betonlaşma Değil, Koruma Öncelikli Olmalı” Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri de bölgedeki yapılaşma baskısı oldu. İYİ Parti heyeti, Cumalıkızık’ın geleceğinin yeni beton projeleriyle değil; tarihi ve doğal dokunun korunmasıyla güvence altına alınabileceğini belirtti. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “UNESCO Dünya Mirası olan Cumalıkızık’ın geleceği; betonlaşmayla değil, tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir.” Son dönemde bölgede artan ziyaretçi yoğunluğu, otopark baskısı, altyapı eksiklikleri ve çevresel tehditlerin köyün özgün yapısını zorladığı ifade edilirken, plansız uygulamaların tarihi mirasa zarar verebileceği uyarısında bulunuldu. Yetkililere “Şeffaf ve Katılımcı Yönetim” Çağrısı İYİ Parti yöneticileri açıklamalarında, Cumalıkızık’a ilişkin karar süreçlerinde köy halkının daha aktif rol alması gerektiğini de vurguladı. Yetkililere yapılan çağrıda şu mesaj öne çıktı: “Köylüyü dışlayan değil, sürecin parçası yapan şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hareket edilmelidir.” Cumalıkızık’ın geleceğine ilişkin planlamaların yalnızca bürokratik kararlarla değil; köy halkı, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve yerel yöneticilerin ortak aklıyla şekillenmesi gerektiği belirtildi. “Cumalıkızık Hepimizin Ortak Mirasıdır” Toplantının sonunda Cumalıkızık’ın siyasi tartışmaların ötesinde ortak bir kültürel değer olduğu vurgulandı. İYİ Parti heyeti, tarihi köyün korunmasının yalnızca Bursa’nın değil Türkiye’nin ortak sorumluluğu olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: “Cumalıkızık hepimizin ortak mirasıdır.” Program sonunda parti yöneticileri köy esnafı ve vatandaşlarla da bir araya gelerek bölgedeki sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Cumalıkızık’ın korunmasına yönelik çalışmaların takipçisi olacaklarını belirten heyet, tarihi köyün özgün kimliğinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti. İsmail Seyis’ten Cumalıkızık Çıkışı: “Bu Mirası Ranta Teslim Etmeyeceğiz” “Köylüyü yok sayarak Cumalıkızık’ı koruyamazsınız” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı’nın Cumalıkızık’ta düzenlediği basın toplantısında konuşan İlçe Başkanı İsmail Seyis, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi köyün karşı karşıya olduğu sorunlara sert sözlerle tepki gösterdi. Seyis, Cumalıkızık’ın yıllardır plansızlık, denetimsizlik ve rant baskısı altında bırakıldığını savunarak yetkililere ağır eleştiriler yöneltti. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile partililerin katıldığı açıklamada konuşan Seyis, Cumalıkızık’ın “turizm adı altında tüketildiğini” söyledi. “UNESCO Tabelası Asmakla Koruma Olmaz” Cumalıkızık’ın yalnızca fotoğraf çekilen turistik bir alan gibi yönetildiğini ifade eden İsmail Seyis, mevcut anlayışın tarihi mirası korumaktan uzak olduğunu dile getirdi. Seyis açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “UNESCO tabelası asmakla koruma olmaz. Eğer köyün insanı ekonomik olarak ayakta kalamıyorsa, tarihi evler kaderine terk ediliyorsa, altyapı çökmüşse, yangın riski varsa burada başarı hikâyesi anlatamazsınız.” Köyde yaşayan vatandaşların yıllardır çözüm beklediğini söyleyen Seyis, sorunların görmezden gelindiğini savundu. “Cumalıkızık Turizm Baskısıyla Nefes Alamıyor” İsmail Seyis, kontrolsüz ziyaretçi yoğunluğunun tarihi köyü ciddi şekilde yıprattığını belirterek mevcut yönetim anlayışını eleştirdi. “Bir günde on binlerce insanı buraya getirip sonra bunu başarı diye anlatıyorlar. Bu tarihi sokaklar stadyum değil. Cumalıkızık turizm baskısıyla artık nefes alamıyor.” Seyis, köyün altyapısının mevcut yoğunluğu kaldırmadığını ifade ederek: otopark sorunlarının büyüdüğünü, güvenlik risklerinin arttığını, tarihi yapıların zarar gördüğünü, köy yaşamının giderek bozulduğunu söyledi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Basın açıklamasında en sert mesajlardan biri köy halkının yaşadığı ekonomik sıkıntılar üzerine verildi. İsmail Seyis, köylünün yıllardır yalnız bırakıldığını ifade ederek şu sözleri kullandı: “Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız. Buradaki insanlar sadece turizme hizmet eden figüran değildir. Bu köyün gerçek sahipleri yıllardır destek bekliyor.” Seyis, özellikle restorasyon süreçlerinde vatandaşların mağdur edildiğini öne sürerek, birçok tarihi evin hâlâ kaderine terk edildiğini söyledi. “Bazı binalar restore edilirken vatandaşın evi çürümeye bırakılıyor. İnsanlar yıllardır sıra bekliyor. Böyle koruma anlayışı olmaz.” “Cumalıkızık Betonlaşmaya Teslim Ediliyor” Konuşmasında bölgedeki yapılaşma baskısına da dikkat çeken Seyis, tarihi alan çevresindeki plansız büyümenin ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti. “Cumalıkızık’ın etrafı betonla çevrilirken kimse çıkıp hesap vermiyor. Tarihi mirası korumak yerine rant projeleriyle gündeme gelen bir anlayışı kabul etmiyoruz.” Seyis, UNESCO mirasının ticari hesaplarla yönetilemeyeceğini ifade ederek: “Cumalıkızık birkaç kişinin ekonomik çıkarına kurban edilemez. Bu miras hepimizin.” dedi. “Kadın Emeği ve Köy Kültürü Yok Sayılıyor” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Cumalıkızık’ın yalnızca taş binalardan ibaret olmadığını da vurguladı. Kadın emeğinin, geleneksel üretimin ve köy kültürünün giderek zayıfladığını söyleyen Seyis şu ifadeleri kullandı: “Cumalıkızık’ın hafızası yok oluyor. Kadın emeği yok sayılıyor. Köy kültürü giderek ticari bir dekor haline getiriliyor. Buna sessiz kalmayacağız.” Yerel üreticilerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Seyis, köyün kimliğinin korunmasının ancak yaşayan kültürün desteklenmesiyle mümkün olacağını söyledi. Yetkililere Sert Çağrı: “Köylüyü Dışlayan Anlayıştan Vazgeçin” Seyis konuşmasının sonunda yetkililere doğrudan çağrıda bulundu. Cumalıkızık’a ilişkin kararların masa başında değil, köy halkıyla birlikte alınması gerektiğini belirten Seyis şöyle konuştu: “Köylüyü dışlayan değil, sürecin merkezine koyan bir anlayış istiyoruz. Şeffaf olmayan, halkı dinlemeyen hiçbir planın başarılı olma şansı yok.” İYİ Parti olarak Cumalıkızık’ın tarihi, kültürel ve sosyal kimliğinin korunması için mücadele edeceklerini ifade eden Seyis, sözlerini şu cümleyle tamamladı: “Cumalıkızık sahipsiz değildir. Bu tarihi mirası ranta teslim etmeyeceğiz.”

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür” Haber

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür”

Bursa’nın dünya çapında tanınan tarihi miras alanlarından Cumalıkızık’ın geleceği, Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme toplantısında masaya yatırıldı. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Grubu tarafından organize edilen toplantıda, tarihi köyün karşı karşıya olduğu tehditler, koruma sorunları, restorasyon eksiklikleri ve sürdürülebilir yönetim modeli detaylı biçimde ele alındı. Toplantının merkezinde ise Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan’ın yaptığı kapsamlı değerlendirmeler yer aldı. Özaslan, Cumalıkızık’ın bugün yalnızca fiziksel yıpranma değil, aynı zamanda yoğun turizm baskısı, plansız büyüme, ekonomik eşitsizlik ve kentleşme tehdidi altında bulunduğunu söyledi. Katılımcılar arasında yerel yöneticiler, akademisyenler, alan başkanlığı uzmanları, sivil toplum temsilcileri, koruma uzmanları ve köy sakinleri yer aldı. Toplantı boyunca ortak görüş, Cumalıkızık’ın “sadece turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı” olduğu yönünde birleşti. İlker Özaslan: “Bir Günde 34 Bin Kişi Başarı Değil, Alarmdır” Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, toplantıda yaptığı konuşmada ziyaretçi yoğunluğunun artık ciddi bir tehdit boyutuna ulaştığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl Cumalıkızık’ın bir günde yaklaşık 34 bin ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Özaslan, bu yoğunluğun artık “övünülecek bir tablo” değil, yönetilmesi gereken bir kriz olduğuna dikkat çekti. Özaslan şu ifadeleri kullandı: “UNESCO Dünya Mirası unvanı sınırsız turist kabul etmek anlamına gelmez. Bir günde 34 bin kişinin geldiği bir tarihi köyde artık koruma-kullanma dengesi ciddi şekilde zarar görmeye başlar. Bu sayı bazı günlerde stadyum doluluğuna ulaşıyor. Böyle bir baskıyı tarihi bir köyün kaldırabilmesi mümkün değildir.” Cumalıkızık’ın taşıma kapasitesinin bilimsel yöntemlerle belirlenmesi gerektiğini ifade eden Özaslan, kontrollü ziyaretçi yönetimi, rezervasyon sistemi ve zaman planlamalı turizm modelinin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. “Cumalıkızık Bir Açık Hava AVM’sine Dönüştürülemez” Toplantıda turizmin niteliği üzerine de dikkat çeken değerlendirmeler yapıldı. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın yalnızca yoğun insan trafiği üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek şunları söyledi: “Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz. Cumalıkızık bir açık hava AVM’si değildir. Burası yaşayan bir kültür alanıdır. İnsanlar burada yalnızca alışveriş yapmıyor; yüzlerce yıllık bir yaşam biçimine tanıklık ediyor.” Özaslan, köy ekonomisinin mevcut ziyaretçi baskısına göre şekillenmeye zorlanmasının geleneksel yaşamı bozabileceğini ifade etti. Yapı Stoğu Endişe Veriyor: “151 Yapı Müdahale Bekliyor” Toplantıda paylaşılan güncel yapı envanteri, köyün fiziksel durumuna ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Cumalıkızık’ta: 259 ev bulunduğu, bunların 168’inin tarihi yapı niteliğinde olduğu, 21 yapının tamamen yıkıldığı, 17 yapının harabe durumda olduğu, toplam 38 yapının ise oturulamaz halde bulunduğu açıklandı. İlker Özaslan, özellikle köylüye ait tarihi evlerin restorasyon sürecinde geri planda kalmasının ciddi bir sorun yarattığını belirtti. “Kamu yapıları restore edilirken köy halkının evlerinin büyük kısmı hâlâ destek bekliyor. İnsanlar yıllardır sırada bekliyor. ‘Benim evim neden restore edilmiyor?’ sorusu artık köyde çok yaygın. Koruma yükünü yalnızca köylünün omzuna bırakırsanız sürdürülebilir bir model kuramazsınız.” Toplantıda yaklaşık 113 evin restorasyon beklediği, harabe yapılarla birlikte yaklaşık 151 yapının acil müdahale gerektirdiği ifade edildi. “Köylüyü Suçlamak Kolay, Destek Vermek Zor” Toplantıda tarihi yapılarda görülen uygunsuz müdahaleler de gündeme geldi. Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usule uygun olmayan değişiklikler bulunduğu belirtilirken, İlker Özaslan bu durumun yalnızca “bilinçsizlik” ile açıklanamayacağını söyledi. “Köylüyü suçlamak kolay ama insanlar ekonomik olarak yalnız bırakıldı. Restorasyon maliyetleri çok yüksek. İnsanlar yıllardır destek bekliyor. Destek mekanizması güçlü kurulmadan koruma bilinci tek başına yeterli olmaz.” Özaslan, koruma politikalarının sosyal boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Öncelik Piknik Alanı Değil, Güvenlik ve Altyapı Olmalı” Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de altyapı ve güvenlik eksiklikleri oldu. Katılımcılar; sağlık altyapısının yetersizliği, acil tahliye planlarının eksikliği, yangın riskleri, yönlendirme sorunları, otopark baskısı, güvenlik eksiklikleri gibi sorunların artık kritik seviyeye ulaştığını ifade etti. İlker Özaslan, bu süreçte önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiğini söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Yoğun ziyaretçi baskısı sürerken yeni piknik alanları yapmak doğru öncelik değildir. Önce altyapıyı, güvenliği, koruma sistemlerini ve afet hazırlığını güçlendirmeliyiz.” “Cumalıkızık İçeriden Değil, Dışarıdan Gelen Baskıyla Yok Olabilir” Toplantının en çarpıcı uyarılarından biri de Bursa’daki hızlı kentleşme ve rant baskısına ilişkin oldu. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın çevresindeki yapılaşmanın giderek arttığını belirterek şunları söyledi: “Cumalıkızık içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir. Bursa büyüyor, kent baskısı köylere dayanıyor. Tarım alanları kayboluyor, doğal doku daralıyor. Eğer çevresel koruma politikaları güçlendirilmezse UNESCO alanını korumak tek başına yeterli olmayacaktır.” Uzmanlar, yalnızca köy merkezinin değil, çevresel bütünlüğün de korunması gerektiğine dikkat çekti. “Kadın Emeği ve Köy Belleği Korunmadan UNESCO Süreci Eksik Kalır” Toplantıda yalnızca fiziksel restorasyon değil, kültürel mirasın yaşayan unsurları da gündeme geldi. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın asıl değerinin günlük yaşam kültürü olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Köyün belleği, kadın emeği, geleneksel üretim kültürü ve kırsal yaşam kimliği korunmadan yalnızca binaları restore etmek yeterli olmaz.” Bu kapsamda boş kamu yapılarının; kadın üretim merkezleri, kültürel buluşma alanları, ziyaretçi karşılama merkezleri, sağlık destek noktaları olarak değerlendirilmesi önerildi. Uluslararası İş Birliği ve Yeni Koruma Modelleri Toplantıda Cumalıkızık’ın uluslararası ölçekte daha etkin tanıtılması ve koruma ağlarına dahil edilmesi gerektiği de vurgulandı. Safranbolu başta olmak üzere farklı UNESCO miras alanlarıyla deneyim paylaşımı yapılması, Avrupa’daki koruma modellerinin incelenmesi ve yabancı uzmanlarla ortak çalışmalar yürütülmesi önerildi. Ayrıca İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. “Bu Mesele Siyaset Üstüdür” Toplantının sonunda ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışı ön plana çıktı. Kurumların, uzmanların ve köy halkının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır. Cumalıkızık yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da emanetidir.”

Yenişehir’de Siyasette Görev Değişimi: Fatma Kocabaş Yeni İlçe Başkanı Haber

Yenişehir’de Siyasette Görev Değişimi: Fatma Kocabaş Yeni İlçe Başkanı

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde siyaset gündemi hareketlendi. Büyük Birlik Partisi (BBP) Yenişehir İlçe Başkanlığına, BBP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Eren’in tensipleri ve Bursa İl Başkanlığı’nın onayıyla Fatma Kocabaş atandı. Bursa İl Başkanı Oğuz Han, atamayı değerlendirirken, Yenişehir’in öncelikli meselelerine dikkat çekti: “Yenişehir ilçemizin sosyal ve ekonomik sorunlarını çözmeye yönelik çalışmaların teşkilatımızın önceliği olacağını biliyoruz. Atamanın, hem partimize hem de ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyor, yeni ilçe başkanımıza başarılar diliyoruz.” Yeni görevine başlayan Fatma Kocabaş’ın, Yenişehir’in yerel sorunlarına duyarlı bir yönetim anlayışıyla hareket edeceği belirtiliyor. İlçedeki altyapı, ulaşım, eğitim ve sosyal hizmetler gibi alanlarda çözüm odaklı çalışmaların öncelikli hedefler arasında yer alacağı ifade ediliyor. BBP Bursa İl Başkanlığı, atamanın ilçede hem partinin örgütlenmesini güçlendireceğini hem de halkla daha yakın ilişkiler kurularak yerel problemlere hızlı ve etkili müdahale edileceğini vurguladı. “Yenişehir’deki vatandaşlarımızın beklentilerini karşılamak, ilçemizin kalkınmasına katkı sunmak için hep birlikte çalışacağız. Teşkilat olarak sorunları sahada görmek, çözüm üretmek ve halkımızla güçlü bir iletişim kurmak temel önceliğimiz olacak.” Atama, ilçedeki siyasi partiler arasında yakın iş birliği ve yerel yönetim sorunlarına çözüm üretme perspektifinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

“İnegöl Büyüyor Ama Sorunlar da Derinleşiyor” Haber

“İnegöl Büyüyor Ama Sorunlar da Derinleşiyor”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş ve ilçe yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleştirilen geniş katılımlı yönetim kurulu ve faaliyet değerlendirme toplantısına katıldı. Toplantıda hem teşkilat çalışmaları hem de İnegöl’ün giderek büyüyen sorunları kapsamlı şekilde ele alındı. DEVA Partisi Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Gök’ün de katıldığı programda, İnegöl’ün kronikleşen altyapı, trafik, hava kirliliği ve şehirleşme sorunları sert ifadelerle gündeme taşındı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, İnegöl teşkilatının sahada aktif ve çözüm odaklı çalışmalar yürüttüğünü belirterek birlik ve koordinasyon mesajı verdi. Tayfun Öztürk: “İnegöl Teşkilatımız Güçlü Bir Çalışma Ortaya Koyuyor” İlçe Başkanı Onur Metinbaş ve yönetimine teşekkür eden Tayfun Öztürk, toplantının son derece verimli geçtiğini ifade etti. Öztürk açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İnegöl İlçe Başkanımız Sayın Onur Metinbaş ve yönetiminin düzenlemiş olduğu yönetim kurulu toplantımızı ve hedefler-faaliyetler değerlendirme programımızı gerçekleştirdik. Katılımlarıyla bizleri mutlu eden tüm il ve ilçe yönetimimize, ayrıca Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Yasin Gök’e teşekkür ediyorum. İnegöl’de vatandaşın sorunlarını yerinde dinleyen, çözüm üreten ve sahada aktif çalışan bir teşkilat anlayışıyla yolumuza devam ediyoruz.” Toplantıda önümüzdeki döneme ilişkin siyasi çalışmalar, saha organizasyonları, vatandaş buluşmaları ve İnegöl’ün temel sorunlarına yönelik çözüm önerileri üzerinde değerlendirmelerde bulunulduğu öğrenildi. Onur Metinbaş’tan Sert Çıkış: “İnegöl Kontrolsüz Büyümenin Bedelini Ödüyor” Toplantının en dikkat çeken bölümü ise DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş’ın yaptığı kapsamlı değerlendirme oldu. Metinbaş, İnegöl’ün yıllardır çözüm bekleyen temel sorunlarının artık görmezden gelinemeyecek seviyeye ulaştığını belirterek mevcut yönetim anlayışını sert sözlerle eleştirdi. İnegöl’ün plansız büyümenin yükünü taşıdığını söyleyen Metinbaş, özellikle yoğun göç ve sanayi baskısının ilçede yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti. “İnegöl sürekli büyüyor deniliyor ama bu büyüme plansız, altyapısız ve kontrolsüz şekilde ilerliyor. Nüfus artıyor ama yollar aynı, otoparklar yetersiz, hava kirleniyor, insanlar nefes almakta zorlanıyor. Şehir büyüyor ama yaşam kalitesi geriliyor.” dedi. “İnegöl Bursa’nın En Kirli Havasına Sahip İlçelerden Biri” İlçede özellikle kış aylarında hava kirliliğinin ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayan Metinbaş, İnegöl’ün Bursa genelinde hava kalitesinin en düşük olduğu bölgeler arasında yer aldığını söyledi. Sanayi yoğunluğu ve plansız yapılaşmanın çevresel baskıyı artırdığını belirten Metinbaş: “İnsanlar artık camını açamıyor. Kış aylarında hava kalitesi ciddi seviyede düşüyor. Sanayi üretimi elbette önemlidir ancak insan sağlığını tehdit eden bir düzen sürdürülebilir değildir. İnegöl’ün temiz hava hakkı göz ardı edilemez.” ifadelerini kullandı. “Trafik ve Otopark Sorunu Çileye Dönüştü” İnegöl’de her geçen gün büyüyen trafik sorununa da dikkat çeken Onur Metinbaş, özellikle şehir merkezinde vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığını söyledi. “Şehir içi trafik artık ciddi bir stres ve zaman kaybı oluşturuyor. Otopark yetersizliği vatandaşın günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. İnsanlar araçlarını park edecek yer bulamıyor. Plansız yapılaşmanın sonucu bugün herkes tarafından hissediliyor.” diyen Metinbaş, ulaşım altyapısının mevcut nüfus yükünü taşıyamadığını ifade etti. “Başıboş Köpek Sorunu Güvenlik Meselesi Haline Geldi” İnegöl’de özellikle TOKİ bölgelerinde artan başıboş köpek sorununa da değinen Metinbaş, vatandaşlardan yoğun şikayet aldıklarını söyledi. “Bu mesele artık sadece çevre veya hayvan konusu değildir; doğrudan güvenlik sorunudur. Çocuklar okula giderken, vatandaşlar gece sokakta yürürken tedirginlik yaşıyor. Belediyelerin bu konuda daha etkili ve sürdürülebilir çözümler üretmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu. “Altyapı Yetersiz, Şehir Göçe Hazır Değil” İnegöl’ün sürekli göç alan bir ilçe olduğunu belirten Metinbaş, mevcut altyapının bu hızlı nüfus artışına cevap veremediğini söyledi. Yol, kanalizasyon, sosyal alanlar ve şehir planlamasında ciddi eksiklikler bulunduğunu ifade eden Metinbaş: “İnegöl sanayiyle büyüyor ancak şehirleşme aynı hızda ilerlemiyor. Altyapı yetersiz kalıyor. İnsanlar artık sadece üretim değil, yaşanabilir bir şehir istiyor.” dedi. “İnegöl-Bursa Yolu Her Kış Aynı Çileyi Yaşıyor” Ulaşım sorunlarının yalnızca şehir merkeziyle sınırlı olmadığını belirten Metinbaş, özellikle İnegöl-Bursa yolunda yaşanan yoğunluk ve kış aylarındaki ulaşım problemlerine dikkat çekti. “Her kış aynı manzara yaşanıyor. Yoğun trafik, kar yağışı ve ulaşım aksaklıkları vatandaşın hayatını zorlaştırıyor. Bu sorunlar yıllardır konuşuluyor ancak kalıcı çözümler üretilmiyor.” ifadelerini kullandı. “DEVA Partisi Çözüm Odaklı Siyaset Üretiyor” Toplantının sonunda konuşan Tayfun Öztürk ise DEVA Partisi’nin yalnızca eleştiren değil çözüm üreten bir anlayışla hareket ettiğini vurguladı. Öztürk: “Biz sorunları görmezden gelen değil, vatandaşın yaşadığı gerçek problemleri gündeme taşıyan bir siyaseti savunuyoruz. İnegöl’ün potansiyeli çok büyük ancak bu potansiyelin doğru planlama ve güçlü yerel yönetim anlayışıyla değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi. DEVA Partisi teşkilatının önümüzdeki süreçte İnegöl’de saha çalışmalarını artıracağı, vatandaş buluşmaları ve çözüm odaklı projelerle ilçedeki sorunları gündemde tutmaya devam edeceği belirtildi.

Saadet Partisi Nilüfer Teşkilatı Sahaya İndi: Vatandaşın Taleplerini Dinledi, Çözüm İçin Adım Attı Haber

Saadet Partisi Nilüfer Teşkilatı Sahaya İndi: Vatandaşın Taleplerini Dinledi, Çözüm İçin Adım Attı

Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı, saha çalışmalarına hız kesmeden devam ederek vatandaşların sorun ve taleplerini yerinde dinledi. Teşkilat üyeleri, ulaşım ve altyapı başta olmak üzere mahallelerin öncelikli ihtiyaçlarını dikkatle not alarak, çözüm için gerekli adımları attı. Ulaşım Talepleri Büyükşehir’e Aktarıldı Çamlıca Mahallesi’ndeki saha çalışmaları sırasında vatandaşların en çok üzerinde durduğu konu, belediye otobüs seferlerinin yetersizliği oldu. Özellikle 2E hattındaki sefer sayısının artırılması ve kapasitenin yükseltilmesi talebi, Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı tarafından titizlikle ele alındı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’ya bizzat iletildi. Teşkilat yetkilileri, vatandaşın ulaşım hakkının güvence altına alınmasının öncelikli hedefleri arasında olduğunu belirtti. Fiberoptik Altyapı Çalışmalarında İlk Adım İhsaniye Mahallesi’nde başlatılan Türknet fiberoptik altyapı çalışmaları da teşkilatın yoğun girişimleriyle hayata geçirildi. İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, saha ziyaretinde teknik ekip sorumlusu Mehmet Yeter ve koordinatör ekibi ile birlikte çalışmaları yerinde inceledi, ekibe kolaylıklar diledi. Mahalle Muhtarı Emine Esen Akıncı ise yürütülen çalışmalar nedeniyle hem teşkilat hem de teknik ekibe teşekkürlerini iletti. Bu ziyaret, hem altyapı projelerine verilen önemi hem de vatandaş odaklı yaklaşımı gözler önüne serdi. Mahalle Şenliklerinde Yoğun Katılım Saadet Partisi Nilüfer Teşkilatı, sosyal ve kültürel etkinliklerde de aktif rol aldı: Karaman Mahallesi’nde Girişimci Kadınlar Derneği davetiyle Hıdırellez Şenliği’ne katılım sağlandı, broşür ve hediyeler dağıtıldı. Kadriye Köyü Geleneksel Hıdırellez Şenliği’nde İlçe Başkanı Ramazan Can ve heyeti yer aldı. Karaman Mahallesi muhtarlığının organize ettiği bahar ve Hıdırellez şenliklerinde Mahalle Muhtarı Hatice Avcı ziyaret edildi. Esnaf ve Vatandaşla Buluşmalar Teşkilat üyeleri, sahadaki etkinliklerini esnaf ve vatandaş ziyaretleri ile taçlandırdı. İlçe Başkan Yardımcıları ve Gençlik Kolları Başkanı, Çamlıca Taksi Durağı ve Çamlıca Köylü Pazarı’nda esnafla bir araya geldi. İlçe Başkanı Ramazan Can ve ekibi ise Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile birlikte Görükle Mahallesi’nde vatandaşların taleplerini dinledi. Ayrıca, Oyak Renault Emekliler Derneği’nin Mayıs ayı toplantısına katılım sağlanarak, toplumsal bağlar güçlendirildi. Teşkilattan Mesaj: Vatandaş Öncelikli, Çözüm Odaklı Saadet Partisi Nilüfer Teşkilatı, saha çalışmaları ve ziyaretler aracılığıyla vatandaşın sorunlarını doğrudan dinlemeyi ve çözüm yollarını takip etmeyi sürdüreceğini vurguladı. Vatandaş taleplerine hızlı ve çözüm odaklı yaklaşımın, parti politikalarının temel hedefi olduğu bir kez daha ifade edildi. Teşkilat, sosyal ve teknik altyapı projelerine olan duyarlılığını sahada göstererek, Nilüfer’de yaşayan herkesin yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor.

“Büyükşehir Bursa’nın Yaralarını Sarmıyor” Haber

“Büyükşehir Bursa’nın Yaralarını Sarmıyor”

İYİ Parti İl Başkanı İsmail Kaya, Genel Başkan Musavvat Dervişoğlu’nun selamlarını Bursalılarla paylaştığı bir açıklama ile Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik sert eleştirilerde bulundu. Kaya, Bursa’nın çeşitli ilçelerinde kronikleşen sorunlara dikkat çekerek, mevcut yönetimin kentin yaralarını sarmakta yetersiz kaldığını ifade etti. “Bursa, Sorunlarla Boğuşuyor” İYİ Parti İl Başkanı Kaya, yaptığı açıklamada, “Bursa, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan büyüyen bir şehir olmasına rağmen, Büyükşehir’in politikaları şehirdeki gerçek sorunları görmezden gelmektedir. Vatandaşın temel beklentileri karşılanmıyor; altyapı eksikleri, trafik yoğunluğu, çevre kirliliği ve imar problemleri kronikleşmiş durumda” dedi. Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Genel Başkanımız Musavvat Dervişoğlu’nun selamını Bursalılarla paylaşırken, şehrin dört bir yanındaki vatandaşlarımızın sesini de duyurmak istiyoruz. Büyükşehir, vaat edilen hizmetleri yerine getiremiyor, sorunları ötüyor ve Bursa’nın yaralarını sarmıyor. Bu ihmalkârlık, hem halkımızın yaşam kalitesini düşürüyor hem de şehrimizin geleceğini tehdit ediyor.” Altyapı ve Çevre Eleştirisi Bursa’nın özellikle hızlı gelişen ilçelerinde altyapı yetersizliklerinin ciddi sorunlara yol açtığını belirten Kaya, dere taşkınları, çöp toplama aksaklıkları, yeşil alanların korunamaması ve kentsel planlama hatalarının halkın yaşamını zorlaştırdığını vurguladı. “Bursa’nın cazibesi sadece ekonomik büyümeden ibaret olmamalıdır. Şehir yönetimi, temel ihtiyaçları karşılamayan bir anlayışla hareket edemez” dedi. Ulaşım ve Trafik Sorunları Kaya, artan nüfus ve yetersiz ulaşım planlamasına dikkat çekerek, “Şehrin birçok noktasında trafik yoğunluğu katlanılamaz hâle gelmiştir. Otobüs, metro ve raylı sistemler ile entegre bir ulaşım ağı oluşturulmadan sadece yolların genişletilmesi sorunu çözmez. Bu durum, Büyükşehir’in uzun vadeli planlama eksikliğinin göstergesidir” ifadelerini kullandı. İYİ Parti’nin Mesajı ve Çözüm Çağrısı İYİ Parti İl Başkanı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursalılar, sorunlarının farkında olan ve çözüm üreten bir yönetim istiyor. Bizler, Genel Başkanımız Musavvat Dervişoğlu’nun vizyonunu ve önerilerini sahaya taşıyarak, Bursa’nın yaralarını sarmak için çalışacağız. Büyükşehir’in ihmalkârlığı sürerse, Bursa kaybedecek; ama biz, halkımızın yanında olarak çözüm odaklı bir yol haritasını hayata geçireceğiz.” Vatandaşın Tepkisi Kaya’nın açıklaması, kentte yaşayan birçok yurttaş tarafından destek gördü. Özellikle altyapı, ulaşım ve çevre sorunlarına dair artan şikâyetler, Büyükşehir yönetimine yönelik eleştirilerin yoğunlaşmasına neden oluyor. İYİ Parti, Bursa’nın kronik sorunlarının çözümü için etkin bir denetim ve çözüm önerileri sunma iddiasıyla hareket ediyor.

Zeydan Karalar’dan CHP Bursa İl Başkanlığı’na Ziyaret: Kent Gündemi ve Yerel Yönetim Süreci Masaya Yatırıldı Haber

Zeydan Karalar’dan CHP Bursa İl Başkanlığı’na Ziyaret: Kent Gündemi ve Yerel Yönetim Süreci Masaya Yatırıldı

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önde gelen isimlerinden Zeydan Karalar, CHP Bursa İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Ziyarette, Bursa’nın güncel sorunları, yerel yönetim süreçleri ve son dönemde yaşanan siyasi gelişmeler ayrıntılı şekilde ele alındı. Bursa’nın kronik sorunları gündemdeydi Gerçekleştirilen görüşmede Bursa’nın uzun süredir çözüm bekleyen temel sorunları masaya yatırıldı. Özellikle hızlı nüfus artışıyla birlikte büyüyen ulaşım problemleri, plansız kentleşme, sanayi ve çevre dengesi, altyapı yetersizlikleri ve ekonomik zorlukların kente etkileri detaylı şekilde değerlendirildi. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan toplantıda, yerel yönetimlerin bu sorunlara yönelik atabileceği adımlar üzerinde duruldu. Zeydan Karalar’ın, Adana’daki yerel yönetim deneyimlerini paylaşarak, büyükşehir belediyeciliğinde karşılaşılan benzer sorunlara yönelik çözüm önerilerini aktardığı öğrenildi. Bu kapsamda sosyal belediyecilik uygulamaları, kaynak yönetimi ve halk odaklı hizmet anlayışının önemine dikkat çekildi. “Bozbey sonrası süreç” değerlendirildi Toplantının önemli başlıklarından birini de Mustafa Bozbey sonrası Bursa’daki yerel yönetim süreci oluşturdu. Görüşmede, yeni dönemde belediyecilik anlayışının nasıl şekillendiği, mevcut projelerin durumu ve kamuoyundaki yansımalar kapsamlı biçimde ele alındı. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın, Bursa’da CHP örgütünün saha çalışmaları, seçmen beklentileri ve yerel yönetimle koordinasyon konularında bilgi verdiği; Karalar’ın ise bu sürecin sağlıklı ilerlemesi adına parti içi uyum ve ortak aklın önemine vurgu yaptığı belirtildi. Parti örgütü ve yerel yönetim ilişkisi öne çıktı Ziyarette ayrıca parti örgütü ile yerel yönetimler arasındaki iletişim ve iş birliği konuları da gündeme geldi. CHP’nin yerelde daha etkin ve çözüm odaklı bir politika üretmesi için örgütlerin sahadaki rolünün güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Karalar’ın, Bursa gibi stratejik bir şehirde parti çalışmalarının sadece seçim dönemleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, sürekli sahada olmanın ve vatandaşla doğrudan temas kurmanın önemine dikkat çektiği kaydedildi. Ortak mesaj: “Bursa için daha güçlü iş birliği” Görüşmenin sonunda her iki isim de Bursa’nın sorunlarının çözümü için daha güçlü bir iş birliği ve koordinasyon içinde çalışılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. CHP’nin yerel yönetim anlayışının temelinde şeffaflık, katılımcılık ve sosyal adalet ilkelerinin bulunduğu vurgulanarak, Bursa’da bu yaklaşımın daha da güçlendirilmesi hedefi dile getirildi. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve ilerleyen süreçte benzer istişare toplantılarının sürdürülmesi temennisiyle sona erdi.

“Bursa, Türkiye’nin Gelecek Vizyonunda Kilit Rol Oynuyor” Haber

“Bursa, Türkiye’nin Gelecek Vizyonunda Kilit Rol Oynuyor”

Türkiye siyasetinde son dönemde çıkış arayan partilerden biri olan Aydınlık Geleceğin Partisi, saha çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Partinin Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, Bursa özelinde yürütülen çalışmalar, hedefler ve çözüm önerilerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Sanayisi, tarımı ve tarihi dokusuyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olan Bursa’nın, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve siyasal dönüşüm açısından da kritik bir eşikte olduğunu vurgulayan Özen, “Bursa’yı doğru okumadan Türkiye’nin geleceğini planlamak mümkün değil” dedi. Bursa’nın Stratejik Önemi: Sanayi, Tarım ve Göç Baskısı Bursa, Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor. Otomotiv, tekstil ve makine sanayisinde önemli bir üretim merkezi olan kent, aynı zamanda yoğun göç alan yapısıyla da dikkat çekiyor. İrfan Özen, Bursa’nın karşı karşıya olduğu temel sorunları üç ana başlıkta topladı: Plansız sanayileşme ve çevre sorunları Tarım alanlarının daralması Yoğun göç ve kentleşme baskısı Özen’e göre özellikle sanayi yatırımlarının kontrolsüz büyümesi, hava kirliliği ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi ciddi çevresel sorunları beraberinde getiriyor. “Ekonomik büyüme ile çevreyi karşı karşıya getiren anlayış artık sürdürülebilir değil” ifadelerini kullandı. Tarım Alarm Veriyor Bursa’nın verimli ovalarına dikkat çeken Özen, tarım arazilerinin hızla yapılaşmaya açıldığını belirtti. Özellikle Nilüfer ve Karacabey ovalarında yaşanan kayıpların uzun vadede gıda güvenliğini tehdit edeceğini söyledi. “Bir zamanlar Türkiye’nin sebze ve meyve deposu olan bu topraklar, bugün betonlaşma tehdidi altında. Eğer bu gidişat durdurulmazsa, Bursa kendi kendine yetemeyen bir şehir haline gelebilir” diyen Özen, tarım politikalarının yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. Genç İşsizlik ve Sosyal Sorunlar Kentteki genç nüfusun işsizlik ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Özen, özellikle üniversite mezunu gençlerin istihdam edilmesinde ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti. “Gençler sadece iş değil, umut arıyor. Ancak mevcut ekonomik yapı, onları ya düşük ücretli işlere ya da başka şehirlere göçe zorluyor” dedi. Ayrıca hızlı nüfus artışının beraberinde getirdiği: Barınma krizi Ulaşım sorunları Eğitimde fırsat eşitsizliği gibi başlıkların da Bursa’da giderek derinleştiğine dikkat çekti. Ulaşım ve Altyapı: Kent Nefes Alamıyor Bursa’da özellikle son yıllarda artan araç sayısı ve yetersiz altyapı, ulaşımı kentin en büyük sorunlarından biri haline getirmiş durumda. İrfan Özen, mevcut ulaşım projelerinin yetersiz kaldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bursa artık günü kurtaran projelerle yönetilemez. Uzun vadeli, bilimsel ve sürdürülebilir ulaşım planlarına ihtiyaç var. Raylı sistemlerin genişletilmesi ve toplu taşımanın cazip hale getirilmesi şart.” Parti Politikaları ve Çözüm Önerileri Aydınlık Geleceğin Partisi’nin Bursa için hazırladığı yol haritasını da paylaşan Özen, çözüm önerilerini şu başlıklar altında topladı: Sürdürülebilir Sanayi Çevre dostu üretim teşvikleri Yeşil enerji yatırımları Sanayi bölgelerinde denetimlerin artırılması Tarımın Korunması Tarım arazilerinin imara kapatılması Çiftçiye doğrudan destek Kooperatifleşmenin güçlendirilmesi Gençlik ve İstihdam Yerel istihdam projeleri Teknoloji ve girişimcilik merkezleri Gençlere yönelik eğitim programları Ulaşım Reformu Raylı sistem yatırımlarının artırılması Trafik yoğunluğunu azaltacak akıllı sistemler Toplu taşıma teşvikleri “Bursa’yı Kaybedersek, Türkiye Kaybeder” Açıklamalarının sonunda Bursa’nın Türkiye için taşıdığı öneme dikkat çeken Özen, çarpıcı bir uyarıda bulundu: “Bursa yalnızca bir şehir değil, Türkiye’nin üretim gücünün kalbidir. Eğer bu şehir plansızlık, çevre tahribatı ve sosyal sorunlar altında ezilirse, bunun bedelini tüm ülke öder.” Gözler Bursa’da Siyasi partilerin yerel politikalara ağırlık verdiği bu süreçte, Bursa üzerine yapılan değerlendirmeler daha da önem kazanıyor. İrfan Özen’in açıklamaları, yalnızca bir partinin görüşlerini değil, aynı zamanda Bursa’nın karşı karşıya olduğu çok boyutlu sorunları da gözler önüne seriyor. Önümüzdeki dönemde bu sorunlara hangi çözümlerin üretileceği ve siyasi aktörlerin nasıl bir yol haritası izleyeceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.