Hava Durumu

#Alım Gücü

Gürsu Haber - Alım Gücü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alım Gücü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Memur Emeklilerinin Ekonomik Mağduriyetini Gidermeye Yönelik Yasa Teklifi TBMM Başkanlığı’nda Haber

Memur Emeklilerinin Ekonomik Mağduriyetini Gidermeye Yönelik Yasa Teklifi TBMM Başkanlığı’nda

Memur emeklilerinin uzun süredir gündemde olan maaş kaybı ve gelir adaletsizliği sorununu gidermeye yönelik yasa teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunuldu. Teklif, aktif görevdeki memurlar ile emekli memurlar arasında giderek açılan maaş farkının kapatılmasını ve özellikle 2023 Temmuz ayında yapılan seyyanen zammın emeklilere de yansıtılmasını öngörüyor. Teklifte, memur emeklilerine 22 bin 157 TL tutarında seyyanen zam hakkı verilmesi gerektiği vurgulanarak mevcut uygulamanın sosyal devlet ilkesi ve hakkaniyet anlayışıyla bağdaşmadığı ifade edildi. 2023 Temmuz Seyyanen Zammı ve Ortaya Çıkan Sorun 2023 yılı Temmuz ayında, kamu görevlilerine enflasyon farkı ve toplu sözleşme zammına ek olarak 8.077 TL seyyanen artış yapılmış, bu tutar sonraki katsayı artışlarıyla birlikte 22 bin TL seviyesine kadar yükselmişti. Ancak söz konusu artış, maaş kalemlerine ek ödeme şeklinde düzenlendiği için emekli memurların aylıklarına yansıtılmadı. Bu durum, aktif memurlar ile emekliler arasındaki gelir makasının hızla açılmasına neden oldu. Aynı unvan ve dereceden emekli olmuş bir memur ile halen görev yapan meslektaşı arasındaki maaş farkı bazı kadrolarda 20 bin TL’nin üzerine çıktı. Yasa teklifinin gerekçesinde, yaklaşık 2 milyon 540 bin memur emeklisinin bu uygulama nedeniyle mağdur olduğu belirtiliyor. Gelir Farkının Derinleşmesi Teklif sahibi milletvekili, aktif çalışan memurlar ile emekliler arasındaki gelir farkının her geçen gün daha da arttığını vurguladı. Özellikle yüksek enflasyon ortamında emekli maaşlarının reel alım gücünün ciddi şekilde gerilediğine dikkat çekildi. Ekonomik veriler incelendiğinde: 2021–2024 döneminde yüksek enflasyon nedeniyle sabit gelirli kesimlerin alım gücü önemli ölçüde azaldı. Aktif memurlar, ek ödeme ve tazminat artışlarıyla görece korunurken, emekli memurlar bu artışlardan sınırlı ölçüde faydalandı. Seyyanen zam emeklilere yansıtılmadığı için maaş sisteminde yapısal bir dengesizlik oluştu. Uzmanlara göre, emekli maaşlarının görev maaşına oranı geçmişte yüzde 75-80 seviyelerindeyken, son düzenlemeler sonrası bu oran bazı meslek gruplarında yüzde 55-60 seviyelerine kadar geriledi. Teklifin Hukuki Dayanakları: 5510 Sayılı Kanun ve 375 Sayılı KHK Teklif, iki temel mevzuatta değişiklik öngörüyor: 1. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Bu kanun, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temel çerçevesini belirliyor. Memur emeklilerinin aylık bağlama sistemi de bu kanun kapsamında düzenleniyor. Yapılması planlanan değişiklikle, seyyanen artışın emekli aylıklarına da yansıtılmasının önü açılmak isteniyor. 2. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) 375 sayılı KHK, kamu personeline yapılan ek ödeme ve mali hak düzenlemelerini içeriyor. 2023’te yapılan seyyanen artış bu KHK kapsamında düzenlenmişti. Ancak düzenleme aktif personeli kapsadığı için emekliler kapsam dışında kaldı. Teklif, bu ayrımı ortadan kaldırmayı hedefliyor. Sosyal Devlet İlkesi ve Anayasal Boyut Teklifin gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan “sosyal devlet” ilkesine atıf yapılıyor. Sosyal devlet anlayışı; gelir dağılımında adaleti sağlama, dezavantajlı kesimleri koruma ve sosyal güvenlik hakkını güvence altına alma yükümlülüğünü içeriyor. Memur emeklilerinin aktif çalışanlarla aynı sistemi paylaşmalarına rağmen benzer mali iyileştirmelerden yararlanamaması, teklif sahiplerine göre anayasal eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle çelişiyor. Bütçe Etkisi ve Ekonomik Tartışmalar Yaklaşık 2 milyon 540 bin memur emeklisine 22 bin 157 TL tutarında ek artış verilmesi halinde kamu bütçesine aylık milyarlarca liralık ek yük getireceği hesaplanıyor. Ekonomistler bu konuda iki farklı görüş ortaya koyuyor: Destekleyen görüşler: Emeklilerin alım gücünün artırılması iç talebi canlandırabilir. Sosyal adalet ve gelir dengesi açısından gereklidir. Enflasyon karşısında korunma sağlanmalıdır. Temkinli yaklaşan görüşler: Bütçe açığı ve kamu harcamaları üzerindeki baskı artabilir. Enflasyonist etki yaratma riski bulunabilir. Uzun vadede sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesi etkilenebilir. Siyasi ve Toplumsal Yansımalar Memur emeklileri, son dönemde sendikalar ve emekli dernekleri aracılığıyla eşit zam taleplerini sık sık dile getiriyor. Özellikle seçim dönemlerinde gündeme gelen “zam eşitliği” konusu, kamuoyunda geniş yankı bulmuş durumda. Teklifin yasalaşması halinde: Emekli maaş sisteminde yapısal bir değişiklik yapılmış olacak. Aktif-emekli gelir dengesi kısmen yeniden sağlanacak. Benzer düzenlemelerin diğer emekli grupları için de gündeme gelmesi olası olacak. Sonuç TBMM’ye sunulan yasa teklifi, memur emeklilerinin ekonomik kayıplarını telafi etmeyi ve aktif memurlarla aralarındaki gelir farkını kapatmayı amaçlıyor. 2023 Temmuz ayında yapılan seyyanen zammın emeklilere yansıtılmamasıyla ortaya çıkan mağduriyetin giderilmesi, teklifin temel dayanağını oluşturuyor. Yaklaşık 2 milyon 540 bin memur emeklisini doğrudan ilgilendiren düzenleme, hem sosyal devlet ilkesi hem de kamu maliyesi dengeleri açısından Meclis’te kapsamlı tartışmalara sahne olmaya aday görünüyor. İlerleyen süreçte teklifin komisyon aşamasında nasıl şekilleneceği ve hükümetin bu konudaki tutumu belirleyici olacak.

Yıldırım’da Kritik Çalışma! Haber

Yıldırım’da Kritik Çalışma!

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis: “Yıldırım’ın 71 Mahallesinde 15 Bin Esnafımızı Dinledik, Sorunları Raporlaştırıyoruz” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, ilçede yürüttükleri kapsamlı saha çalışmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 71 mahallede yaklaşık 15 bin esnafı ziyaret ettiklerini belirten Seyis, Yıldırım’ın ekonomik, sosyal ve yapısal sorunlarını yerinde tespit ettiklerini ve hazırladıkları detaylı raporu kamuoyuyla paylaşacaklarını açıkladı. Seyis, “Siyaseti masa başında değil, sahada yapıyoruz. Esnafımızın kapısını çaldık, çayını içtik, halini hatırını sorduk. Dertlerini dinledik, taleplerini not aldık. Yıldırım’ın gerçek gündemi neyse onu yerinde gördük” dedi. 71 Mahallede Ortak Sorun: Ekonomik Daralma ve Güven Kaybı Yapılan ziyaretlerde en çok dile getirilen konuların başında ekonomik sıkıntılar geldiğini belirten Seyis, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ciddi bir daralma yaşadığını ifade etti. Esnafın temel sorunları arasında şunların öne çıktığını belirtti: Artan kira ve enerji maliyetleri Vergi ve SGK prim yükü Düşen alım gücü nedeniyle azalan müşteri sayısı Finansmana erişim zorluğu Kayıt dışı ve haksız rekabet “Esnafımız ayakta kalma mücadelesi veriyor” diyen Seyis, birçok işletmenin ya kepenk kapatma noktasına geldiğini ya da borç sarmalı içinde faaliyet göstermeye çalıştığını vurguladı. Kentsel Dönüşüm, Altyapı ve Ulaşım Sorunları Yıldırım’ın yapısal sorunlarına da dikkat çeken Seyis, özellikle plansız yapılaşma, riskli binalar ve yetersiz altyapının vatandaşları tedirgin ettiğini belirtti. Kentsel dönüşüm sürecinin şeffaf, adil ve hızlandırılmış bir şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Seyis, şu değerlendirmede bulundu: “Yıldırım, deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorunda. Ancak dönüşüm vatandaşın mağdur edildiği değil, güven içinde yaşadığı bir modele dönüştürülmeli. Hak sahiplerinin rızası ve şeffaf süreç esas alınmalı.” Ayrıca ulaşım ve trafik yoğunluğu, otopark yetersizliği ve bazı mahallelerdeki altyapı eksikliklerinin de sıkça dile getirildiğini belirtti. Genç İşsizliği ve Sosyal Alan Eksikliği İlçe genelinde genç nüfusun önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak yeterli istihdam ve sosyal imkânlara erişimde sorun yaşandığını söyleyen Seyis, özellikle meslek edindirme ve girişimcilik desteklerinin artırılması gerektiğini ifade etti. “Gençlerimiz iş bulamıyor, umutsuzluğa sürükleniyor. Oysa Yıldırım üretim, ticaret ve hizmet sektöründe büyük bir potansiyele sahip. Doğru planlama ve teşviklerle bu potansiyel harekete geçirilebilir” dedi. Mahallelerde sosyal yaşam alanlarının yetersizliğine de değinen Seyis, kadınlar ve çocuklar için daha fazla kültürel ve sportif alan oluşturulması gerektiğini belirtti. Çözüm Önerileri: Yerel Kalkınma ve Esnaf Destek Modeli İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı olarak hazırladıkları raporda yalnızca tespitlerin değil, somut çözüm önerilerinin de yer alacağını belirten Seyis, öne çıkan başlıkları şu şekilde sıraladı: Yerel Esnaf Destek Fonu Belediye ve ilgili kurumlar aracılığıyla düşük faizli, erişilebilir finansman modeli oluşturulması. Mahalle Bazlı Ekonomik Envanter Her mahallenin ekonomik profilinin çıkarılarak ihtiyaçlara göre özel destek programlarının geliştirilmesi. Şeffaf ve Hızlı Kentsel Dönüşüm Planı Deprem riskine karşı öncelikli alanların belirlenmesi ve hak kaybı yaşanmadan dönüşüm sürecinin yürütülmesi. Gençlere ve Kadınlara Girişimcilik Desteği Kooperatifleşme ve yerel üretim ağlarının güçlendirilmesi. Altyapı ve Trafik Master Planı Uzun vadeli, bilimsel ve katılımcı bir planlama süreci. “Bu Rapor Yıldırım’ın Yol Haritası Olacak” Seyis, saha çalışmasının ardından hazırlanacak kapsamlı raporun yalnızca bir siyasi değerlendirme değil, aynı zamanda Yıldırım’ın geleceğine ilişkin bir yol haritası olacağını ifade etti. “Biz eleştirmek için değil, çözüm üretmek için sahadayız. Yıldırım’ın sorunlarını biliyoruz, çözüm iradesini de ortaya koyuyoruz. Bu raporu kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşacağız” dedi. Teşekkür Mesajı İlçe Başkanı İsmail Seyis, saha çalışmaları sürecinde kendilerine ilgi ve destek gösteren mahalle muhtarlarına, esnafa ve Yıldırımlı vatandaşlara teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı: “71 mahallemizde bizleri samimiyetle karşılayan muhtarlarımıza, esnafımıza ve tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Yıldırım’ı birlikte yönetecek, birlikte büyüteceğiz.”

“EMEKLİ MEMURLAR 2002’NİN GERİSİNDE” Haber

“EMEKLİ MEMURLAR 2002’NİN GERİSİNDE”

Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) emekli memur maaşlarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili olan Altaca Kayışoğlu, TBMM Dilekçe Komisyonu’nda yapılan görüşmelerde emekli memurların ekonomik durumuna dikkat çekti. Kayışoğlu, emekli memur maaşlarının yıllar içinde ciddi şekilde eridiğini belirterek, 2002 yılıyla yapılan karşılaştırmanın tabloyu net biçimde ortaya koyduğunu söyledi. 2002 Vurgusu: “O Günün İki Katı, Bugünün Altında” Altaca Kayışoğlu, 2002 yılında en düşük emekli memur maaşının asgari ücretin yaklaşık iki katı seviyesinde olduğunu hatırlattı. Bugün ise birçok emekli memurun asgari ücretin altında gelirle yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti. “Bir dönem asgari ücretin iki katı maaş alan memur emeklisi, bugün asgari ücretin altında gelirle geçinmeye çalışıyor” diyen Kayışoğlu, bu gerilemenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir sorun haline geldiğini vurguladı. “22 Bin Lira Seyyanen Zam Gerekiyor” Bütçe görüşmeleri sırasında yapılan hesaplamalara değinen Kayışoğlu, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerinin verilerine göre emekli memurların 2002 yılındaki alım gücü seviyesine ulaşabilmesi için dahi ciddi bir artış gerektiğini belirtti. Kayışoğlu’nun açıklamalarına göre: Emekli memurların 2002 seviyesine gelebilmesi için yaklaşık 22 bin lira seyyanen zam yapılması gerekiyor. Kişi başına düşen millî gelirin 2 bin 500 dolardan 13 bin dolara çıktığı ifade edilse de, emekli memurların bu artıştan pay alamadığı savunuluyor. Mevcut maaş seviyelerinin iyileştirilmesi bir yana, geçmiş alım gücüne ulaşmak için dahi yüksek oranlı artış şart görülüyor. Kayışoğlu, “Bırakın iyileştirmeyi, 2002 seviyesine gelebilmek için bile en az 22 bin liralık artış gerekiyor” ifadelerini kullandı. “Emekli Olmak İstemiyorlar” Ekonomik koşulların memurlar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten Kayışoğlu, birçok memurun geçim kaygısı nedeniyle emekli olmak istemediğini söyledi. “Memurlar yaş haddini doldurana kadar emekli olmamaya çalışıyor. Emekli olmak zorunda kalanlar ise yeniden çalışmak zorunda kalıyor ya da kıt kanaat geçiniyor” diyen Kayışoğlu, emekliliğin dinlenme dönemi olmaktan çıkıp yeni bir mücadele sürecine dönüştüğünü savundu. “Millî Gelirden Hak Ettikleri Payı Almalılar” Altaca Kayışoğlu, emekli memur maaşlarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, millî gelir artışının toplumun tüm kesimlerine adil biçimde yansıması gerektiğini ifade etti. Emekli memurların yaşam standartlarının korunmasının sosyal devlet ilkesinin gereği olduğunu vurgulayan Kayışoğlu, konunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet meselesi olduğunu söyledi. Gözler Olası Düzenlemelerde TBMM’de emekli memur maaşlarına ilişkin dilekçeler ve talepler gündemdeki yerini korurken, kamuoyu olası düzenlemelere odaklanmış durumda. Emekli memurların alım gücünün artırılmasına yönelik atılacak adımların, önümüzdeki süreçte bütçe dengeleri ve ekonomik politikalar çerçevesinde şekillenmesi bekleniyor.

İŞÇİDER Toplantısında Sert Çıkış Haber

İŞÇİDER Toplantısında Sert Çıkış

İşçi Haklarını Koruma ve Dayanışma Derneği (İŞÇİDER), haftalık olağan toplantısını Bursa’nın Osmangazi ilçesi Soğanlı Mahallesi’nde, Yönetim Kurulu Üyesi Besim Özdemir’in ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Toplantıya Bursa’nın tanınmış esnaflarından Ahmet Kırcıman da konuk olarak katıldı. Ekonomik kriz, emekli maaşları, asgari ücretteki erime, küçük esnafın içinde bulunduğu çıkmaz ve kıdem tazminatı tartışmalarının masaya yatırıldığı toplantıda, İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru’nun açıklamaları dikkat çekti. Doru, ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmesinde sert ifadeler kullanarak, “Sorun işçide değil, patronlar doymuyor” dedi. “Emeklinin 12 Bin Lirası Buhar Oldu” Toplantıda söz alan yöneticiler, emeklilerin bayram ikramiyelerinin yıllar içinde ciddi değer kaybına uğradığını vurguladı. 2018 yılında 1000 TL olarak verilen bayram ikramiyesinin alım gücü üzerinden değerlendirme yapan İsmail Doru, çarpıcı bir hesaplama ortaya koydu: “2018’de 1000 TL alan emekli, bugünün ekonomik şartlarında en az 17 bin TL almalıydı. Ancak bugün 5 bin TL verileceği konuşuluyor. Aradaki 12 bin TL emeklinin cebinden buhar olup uçtu. Bu açık bir hak kaybıdır.” Doru, emeklilerin yıllarca çalışarak ülke ekonomisine katkı sunduğunu, ancak bugün yaşam mücadelesi vermek zorunda bırakıldığını belirterek, “Emekli sadaka değil, hakkını istiyor” ifadelerini kullandı. “Asgari Ücret Daha Şubat’ta Yüzde 30 Eriydi” Toplantıda en çok üzerinde durulan başlıklardan biri de asgari ücretteki alım gücü kaybı oldu. Yıl başında yapılan artışın daha Şubat ayına gelmeden büyük ölçüde eridiğini söyleyen Doru, yüksek enflasyon karşısında maaşların hızla değer kaybettiğini ifade etti. “Henüz yılın ikinci ayındayız. Asgari ücret yüzde 30 değer kaybetti. Maaşlar eridi. İşçi daha cebine girmeden kaybediyor. Bu tablo sürdürülebilir değil.” Doru, asgari ücretlinin temel gıda ve barınma giderlerini karşılamakta zorlandığını belirterek, “Asgari ücretli açlıkla imtihan ediliyor” dedi. Küçük Esnaf Alarm Veriyor: “Batıyoruz, Kimse Duymuyor” Toplantıya katılan Bursa’nın sevilen esnaflarından Ahmet Kırcıman da küçük esnafın yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Artan maliyetler, düşen alım gücü ve kredi yükü nedeniyle esnafın ayakta kalmakta zorlandığını belirten Kırcıman, şu ifadeleri kullandı: “Küçük esnaf olarak batıyoruz. Tek tek yok oluyoruz. Yöneticiler batmamızı izliyor. Hiçbir şekilde çözümle ilgili adım atılmıyor.” Esnafın artan kira, enerji ve vergi yükü altında ezildiğini ifade eden Kırcıman, piyasanın daraldığını ve ticaretin ciddi biçimde yavaşladığını söyledi. İsmail Doru ise küçük esnafın sistem içinde “yok hükmünde” görüldüğünü savunarak, “Esnaf da işçi de aynı girdabın içinde” dedi. “Bu Kriz Değil, Tercih” Bursa özelinde değerlendirmelerde bulunan Doru, özellikle tekstil ve inşaat sektörlerinde yaşanan daralmaya dikkat çekti. “Tekstil Bursa’da bilerek çökertildi. İnşaat sektörü kontrollü biçimde daraltıldı. Bunun adı kriz değil, tercihtir. Sonuç: işsizlik, güvencesizlik ve ucuz iş gücü cenneti.” Doru, üretim merkezlerinin zayıflatılmasının binlerce kişiyi işsizliğe ittiğini ve kayıt dışı, düşük ücretli çalışma koşullarının yaygınlaştığını savundu. “Kıdem Tazminatı İşçinin Son Kalesidir” Toplantının en sert başlıklarından biri kıdem tazminatı oldu. Son dönemde yeniden gündeme gelen “kıdem tazminatının fona devredilmesi” tartışmalarına net bir şekilde karşı çıkan Doru, geri adım atmayacaklarını söyledi. “Kıdem tazminatı işçinin son güvencesidir, son kalesidir. Fonlara devredilemez. Bu konu tartışmaya bile kapalıdır.” Doru, kıdem tazminatının işçinin yıllar süren emeğinin teminatı olduğunu belirterek, “Bu hak zayıflatılırsa işçinin elinde hiçbir güvence kalmaz” dedi. “Sorun Fakirde Değil, Azgın Kapitalistlerde” Toplantının sonunda ekonomik düzeni sert sözlerle eleştiren Doru, gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekti. “Sorunlar çözümsüz değil. Fakirlerde bir sıkıntı yok. Zenginler doymak bilmeyen azgın kapitalistler gibi vahşice saldırıyor. İşçinin, emeklinin, esnafın sırtından daha ne kadar yük bindirilecek?” Doru, işçilerin ve emeklilerin tarihin hiçbir döneminde bu denli ağır bir ekonomik baskı altında kalmadığını savunarak, mücadele mesajı verdi. “Mücadele Sürecek” Toplantı, emekli, işçi ve küçük esnafın ortak sorunlarına karşı dayanışmanın artırılması ve hak arama mücadelesinin sürdürülmesi yönünde kararlılık mesajıyla sona erdi. İŞÇİDER yönetimi, ekonomik adaletsizliğe karşı seslerini yükseltmeye devam edeceklerini belirtirken, özellikle kıdem tazminatı ve ücret politikaları konusunda geri adım atılmayacağını vurguladı. Bursa’da yapılan bu toplantı, yalnızca yerel bir buluşma değil; artan geçim sıkıntısına karşı yükselen toplumsal itirazın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.