Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ağaçlandırma

Gürsu Haber - Ağaçlandırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağaçlandırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Çevre ve İklim Değişikliği Uyarısı: “Doğanın İhtiyaçlarını Görmezden Gelemeyiz” Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Çevre ve İklim Değişikliği Uyarısı: “Doğanın İhtiyaçlarını Görmezden Gelemeyiz”

Aşırı Yaz Sıcaklıkları Ekosistemi Tehdit Ediyor DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, son yıllarda etkisini giderek artıran aşırı sıcaklıkların doğa üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek çevre bilincinin artırılması ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda daha kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. “Doğanın İhtiyaçları” başlıklı değerlendirmesinde yaz aylarında yaşanan sıcak hava dalgalarının yalnızca insan yaşamını değil, tüm canlıları ve doğal yaşamı tehdit ettiğini belirten Genişler, özellikle su kaynakları, ormanlar, tarım alanları ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki risklere dikkat çekti. Küresel İklim Değişikliği Yaz Aylarını Daha Tehlikeli Hale Getiriyor Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de yaz aylarında sıcaklıkların her geçen yıl daha yüksek seviyelere ulaştığını belirten Recep Genişler, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin artık günlük yaşamda net şekilde hissedildiğini ifade etti. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların yalnızca geçici bir hava olayı olmadığını söyleyen Genişler, bu durumun doğal dengeyi doğrudan etkileyen ciddi bir çevresel sorun haline geldiğini kaydetti. Yaz mevsiminin normal şartlarda doğanın canlandığı, tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştığı ve insanların açık alanlarda daha fazla zaman geçirdiği bir dönem olduğunu belirten Genişler, son yıllarda yaşanan aşırı sıcaklıkların bu olumlu tabloyu tersine çevirmeye başladığını söyledi. Su Kaynaklarında Kritik Azalma Yaşanıyor Aşırı sıcakların en önemli sonuçlarından birinin su kaynaklarında meydana gelen kayıplar olduğuna dikkat çeken Genişler, göller, akarsular, barajlar ve yer altı su rezervlerinde ciddi seviyelerde azalma görüldüğünü belirtti. Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte buharlaşmanın hızlandığını ifade eden Genişler, özellikle yaz aylarında artan tarımsal sulama ihtiyacının mevcut kaynaklar üzerindeki baskıyı daha da artırdığını söyledi. Su seviyelerindeki düşüşün yalnızca insanların kullanımını değil, su ekosistemlerinde yaşayan balıklar, amfibiler ve diğer canlı türlerinin yaşamını da tehdit ettiğini vurguladı. Uzmanların kuraklık riskine karşı sık sık uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Genişler, su tasarrufunun artık bireysel bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Orman Yangınları Doğal Yaşamı Yok Ediyor Yüksek sıcaklıklar ve düşük nem oranlarının yaz aylarında orman yangınlarının başlıca nedenleri arasında yer aldığını belirten Recep Genişler, Türkiye’nin özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde son yıllarda çok sayıda büyük yangınla karşı karşıya kaldığını söyledi. Kuruyan bitki örtüsünün en küçük bir kıvılcımla bile tutuşabildiğini belirten Genişler, yangınların yalnızca ağaçları değil, tüm ekosistemi yok ettiğini dile getirdi. Orman yangınlarının sonuçlarına değinen Genişler şunları kaydetti: Binlerce hektarlık orman alanı yok oluyor. Yüzlerce canlı türü yaşam alanlarını kaybediyor. Toprak verimliliği azalıyor. Atmosfere büyük miktarda karbon salınıyor. Erozyon riski artıyor. Ekolojik denge uzun yıllar boyunca onarılamayacak zararlar görüyor. Yangınların ardından ortaya çıkan tahribatın yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de etkilediğini ifade eden Genişler, ormanların korunmasının iklim değişikliğiyle mücadelede hayati önem taşıdığını vurguladı. Bitki Örtüsü ve Tarım Alanları Risk Altında Aşırı sıcaklıkların doğal bitki örtüsü üzerinde de ciddi olumsuz etkiler oluşturduğunu belirten Genişler, yüksek sıcaklık ve yetersiz yağış nedeniyle birçok bitki türünün su kaybına uğradığını söyledi. Fotosentez faaliyetlerinin yavaşlamasıyla birlikte bitkilerin gelişiminin olumsuz etkilendiğini belirten Genişler, bazı türlerin tamamen kuruyarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Kuraklık nedeniyle; Çayır ve meralar verimsizleşiyor, Tarımsal ürünlerde verim kaybı yaşanıyor, Doğal bitki çeşitliliği azalıyor, Toprak yüzeyi çıplaklaşarak erozyona açık hale geliyor. Tarımsal üretimde yaşanan düşüşlerin gıda güvenliği açısından da önemli riskler oluşturduğunu belirten Genişler, çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sağlayacak yeni yöntemlere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yaban Hayatı Sıcak Hava Dalgalarından Olumsuz Etkileniyor Recep Genişler, aşırı sıcakların yalnızca bitkileri değil, hayvan türlerini de doğrudan etkilediğini belirtti. Su kaynaklarının azalması ve besin zincirinde meydana gelen bozulmalar nedeniyle birçok hayvanın yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti. Özellikle kuşlar, sürüngenler ve memelilerin sıcak hava dalgalarından ciddi şekilde etkilendiğini söyleyen Genişler, bazı türlerin yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldığını, bazılarının ise yeterli su bulamadığı için hayatını kaybettiğini dile getirdi. Bu durumun biyolojik çeşitliliği tehdit ettiğini vurgulayan Genişler, doğal yaşamın korunmasının çevre politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Toprak Verimliliği Düşüyor, Çölleşme Riski Artıyor Toprağın ekosistemin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Genişler, aşırı sıcaklıkların toprağın nemini hızla kaybetmesine neden olduğunu belirtti. Kuruyan toprakların zamanla sertleştiğini ve verimliliğini yitirdiğini ifade eden Genişler, bitki örtüsünün azalmasının da toprağı koruyan doğal yapıyı zayıflattığını söyledi. Bu süreç sonucunda; Tarımsal üretim azalıyor, Çölleşme riski yükseliyor, Toprak canlılarının yaşam alanları zarar görüyor, Ekosistemlerin sürdürülebilirliği tehlikeye giriyor. Türkiye'nin birçok bölgesinde kuraklık ve çölleşme riskinin giderek arttığını belirten Genişler, toprağın korunmasının geleceğin korunması anlamına geldiğini ifade etti. Hava Kirliliği ve Sağlık Sorunları Artıyor Aşırı sıcaklıkların hava kalitesi üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu belirten Genişler, sıcak havalarda atmosferdeki kirletici maddelerin yoğunlaştığını söyledi. Orman yangınlarından kaynaklanan yoğun dumanın da hava kirliliğini artırdığını belirten Genişler, bunun hem insan sağlığını hem de çevreyi tehdit ettiğini kaydetti. Artan hava kirliliğinin bitkilerin gelişimini olumsuz etkilediğini ve ekosistemler üzerinde ek baskılar oluşturduğunu ifade eden Genişler, çevre ve halk sağlığı politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. İklim Değişikliği Kısır Döngüye Dönüşüyor Aşırı sıcaklıkların hem iklim değişikliğinin sonucu hem de bu süreci hızlandıran bir etken olduğunu söyleyen Genişler, orman yangınları ve kuraklık nedeniyle doğal karbon yutaklarının zarar gördüğünü belirtti. Atmosfere daha fazla sera gazı salınmasının küresel ısınmayı artırdığını ifade eden Genişler, bunun da daha sık ve daha şiddetli sıcak hava dalgalarına yol açtığını söyledi. “İklim değişikliği ve aşırı sıcaklıklar birbirini besleyen olumsuz bir döngü oluşturuyor. Bu döngünün kırılması için yerel, ulusal ve küresel ölçekte güçlü çevre politikalarına ihtiyaç vardır” dedi. Çözüm İçin Ortak Mücadele Çağrısı Recep Genişler, doğanın korunması için bireylerden kamu kurumlarına kadar herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirterek alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı: Su kaynakları tasarruflu kullanılmalı. Orman yangınlarına karşı toplumsal farkındalık artırılmalı. Ağaçlandırma çalışmaları yaygınlaştırılmalı. Yenilenebilir enerji yatırımları desteklenmeli. Doğal alanların korunmasına öncelik verilmeli. Modern ve tasarruflu sulama sistemleri kullanılmalı. Karbon salımını azaltacak çevreci politikalar uygulanmalı. İklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birlikleri güçlendirilmeli. “Doğayı Korumak Geleceği Korumaktır” Açıklamasının sonunda çevre duyarlılığı çağrısında bulunan DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, doğanın korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de sorumluluğu olduğunu belirtti. Genişler, “Su kaynaklarının azalması, orman yangınlarının artması, biyolojik çeşitliliğin zarar görmesi ve toprak verimliliğinin düşmesi gibi sorunlar artık geleceğin değil, bugünün gerçeğidir. Doğaya karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek zorundayız. Daha yaşanabilir bir çevre ve sürdürülebilir bir gelecek için çevre dostu uygulamaları yaygınlaştırmalı, iklim değişikliğiyle mücadeleyi kararlılıkla sürdürmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Peyzaj Mimarları Bursa’da İftar Sofrasında Buluştu: “Kentlerin Geleceği Doğru Planlanmış Yeşil Alanlardan Geçiyor” Haber

Peyzaj Mimarları Bursa’da İftar Sofrasında Buluştu: “Kentlerin Geleceği Doğru Planlanmış Yeşil Alanlardan Geçiyor”

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu meslektaşları ve kent yöneticileriyle paylaşmak amacıyla anlamlı bir iftar programı düzenledi. Program, Merinos Hüdavendigar Salonu’nda gerçekleştirildi. İftar programına Raşit Gürbüz, Hamiyet Arıkaslan, Nazlı Yazgan, Zehra Çakır ve çok sayıda peyzaj mimarı ile oda üyesi katıldı. Meslek temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği buluşma, yalnızca bir iftar organizasyonu olmanın ötesinde Bursa’nın kentsel gelişimi, yeşil alan politikaları ve peyzaj mimarlığının şehir planlamasındaki kritik rolünün tartışıldığı önemli bir platforma dönüştü. “Ramazan’ın Paylaşma Ruhu Mesleki Dayanışmayı Güçlendiriyor” Programın açılış konuşmasını yapan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şube Başkanı Zehra Çakır, Ramazan ayının birlik ve paylaşma kültürünü pekiştirdiğini belirterek aynı sofrada buluşmanın meslektaşlar arasındaki dayanışmayı güçlendirdiğini vurguladı. Çakır konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ramazan ayının birlik, paylaşma ve dayanışma ruhunu aynı sofrada paylaşmak bizler için son derece kıymetlidir. Bugün burada yalnızca bir iftar sofrasını değil, aynı zamanda mesleğimizin ortak sorumluluklarını ve kentimize karşı taşıdığımız görev bilincini de paylaşıyoruz.” Göreve geldikleri günden bu yana geçen iki yıllık süreçte mesleki hakların korunması ve peyzaj mimarlığının kent planlamasındaki yerinin güçlendirilmesi için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Çakır, özellikle kamu kurumlarında peyzaj mimarlarının yeterli ölçüde temsil edilmemesinin ciddi bir sorun olduğunu söyledi. “Kentler Betonlaşırken Peyzaj Mimarlarının Uyarıları Görmezden Gelinmemeli” Konuşmasında Bursa’da ve Türkiye genelinde hızla artan yapılaşmaya dikkat çeken Çakır, kentlerin sürdürülebilirliği açısından peyzaj mimarlığının vazgeçilmez bir disiplin olduğunun altını çizdi. Çakır, şu uyarılarda bulundu: Plansız kentleşme yeşil alanları hızla azaltıyor. Doğal ekosistemler üzerindeki baskı giderek artıyor. Kentsel dönüşüm projelerinde peyzaj planlaması çoğu zaman ikinci planda kalıyor. Yeşil altyapı planlaması yapılmadan gerçekleştirilen projeler, gelecekte ciddi çevresel sorunlara yol açabiliyor. Çakır’a göre peyzaj mimarlarının sürece dâhil edilmediği şehircilik politikaları uzun vadede hem ekonomik hem de ekolojik maliyetler doğuruyor. “Kentler sadece binalardan ibaret değildir. Sağlıklı kentler; parkları, koridorları, ekolojik ağları, su sistemleri ve kamusal yeşil alanlarıyla bir bütündür. Eğer bu bütünlük korunmazsa şehirler nefes alamaz hale gelir.” İstihdam Sorunu Gündemde Programda dile getirilen önemli başlıklardan biri de peyzaj mimarlarının istihdam sorunu oldu. Zehra Çakır, birçok belediye ve kamu kurumunda peyzaj mimarı kadrolarının sınırlı olduğunu ve bu durumun şehirlerin planlama süreçlerinde ciddi eksikliklere yol açtığını ifade etti. Çakır’a göre: Yerel yönetimlerde peyzaj mimarı sayısı artırılmalı Yeşil alan planlaması uzmanlık alanı olarak ele alınmalı Park ve rekreasyon projeleri sadece estetik değil ekolojik planlama perspektifiyle hazırlanmalı “Kentlerin sağlıklı gelişimi için peyzaj mimarlarının karar mekanizmalarında daha fazla yer alması gerekiyor. Bu yalnızca mesleki bir talep değil; aynı zamanda toplum sağlığı, iklim uyumu ve yaşam kalitesi açısından zorunluluktur.” İklim Krizi ve Kuraklık Uyarısı Konuşmasında küresel iklim değişikliğinin kentler üzerindeki etkilerine de değinen Çakır, özellikle kuraklık, sıcaklık artışı ve su kaynaklarının azalması gibi sorunların şehir planlamasında yeni yaklaşımlar gerektirdiğini söyledi. Peyzaj mimarlarının bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini belirten Çakır şu değerlendirmeyi yaptı: İklime uyumlu peyzaj tasarımları geliştirilmeli Yağmur suyu yönetimi ve geçirgen yüzeyler yaygınlaştırılmalı Kent içindeki doğal habitatlar korunmalı Ağaçlandırma politikaları bilimsel verilerle yürütülmeli “İklim krizi artık uzak bir tehdit değil; kentlerin günlük gerçeği haline gelmiştir. Eğer bugün doğru planlama yapılmazsa yarının şehirleri susuz, gölgesiz ve yaşanamaz hale gelebilir.” Teknoloji ve Yapay Zekâ Meslekleri Dönüştürüyor Çakır ayrıca teknoloji ve yapay zekâ alanındaki hızlı gelişmelere de değinerek peyzaj mimarlığının bu dönüşümden etkilendiğini ifade etti. Oda olarak üyelerin mesleki gelişimini desteklemek amacıyla: eğitim programları seminerler teknik çalıştaylar yeni teknolojilere yönelik bilgilendirme toplantıları düzenlemeyi planladıklarını belirtti. “Bursa’yı Daha Yeşil Bir Kent Yapmak İçin İş Birliği Şart” Programda söz alan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nazlı Yazgan da Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Yazgan konuşmasında, kent yönetiminde meslek odalarıyla iş birliğinin önemine vurgu yaptı. “Ramazan ayının manevi atmosferinde paylaşmanın ve dayanışmanın verdiği mutlulukla sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bursa’yı daha yaşanabilir ve daha yeşil bir şehir yapmak için meslek odalarıyla birlikte yürüttüğümüz çalışmalar devam ediyor.” Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Planlama Ajansı aracılığıyla meslek odalarıyla ortak çalışmalar yürütüldüğünü belirten Yazgan, Bursa’nın çevresel sürdürülebilirliğini güçlendirmeye yönelik projelerin sürdüğünü ifade etti. Meslek Dayanışmasının Güçlendiği Bir Buluşma Programın sonunda katılımcılar Ramazan ayının birlik ve paylaşma atmosferinde bir araya gelerek meslektaşlık dayanışmasını pekiştirdi. Peyzaj mimarları, kentlerin geleceğinin yalnızca mimari ve mühendislik projeleriyle değil, doğa ile uyumlu planlama anlayışıyla şekillenebileceğini vurguladı. Uzmanlara göre, Bursa gibi hızlı büyüyen şehirlerde peyzaj mimarlığının planlama süreçlerinde daha aktif rol alması; iklim değişikliğine uyum yaşam kalitesinin artırılması doğal kaynakların korunması sürdürülebilir şehircilik açısından kritik önem taşıyor. İftar programı, meslektaşların karşılıklı görüş alışverişi ve kent üzerine yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.