Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adalet

Gürsu Haber - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da Staj ve Çıraklık Mağdurlarından Güçlü Ses: "Sigorta Başlangıcımız Hak Ettiğimiz Tarih Olsun" Haber

Bursa'da Staj ve Çıraklık Mağdurlarından Güçlü Ses: "Sigorta Başlangıcımız Hak Ettiğimiz Tarih Olsun"

Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu, staj ve çıraklık dönemindeki ilk işe giriş tarihlerinin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi talebiyle Bursa'da bir kez daha meydanlara çıktı. Fomara Meydanı'nda gerçekleştirilen geniş katılımlı basın açıklamasında, binlerce mağdur emeklilikte yaşadıkları mağduriyetin giderilmesini isterken, muhalefet partileri de eyleme destek verdi. Programa, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu katıldı. Ayrıca çok sayıda siyasi parti il başkanı, parti yöneticisi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş da mağdurlara destek verdi. "Bize Sigortalısınız Dediler" Basın açıklamasında konuşan Bursa Staj Mağdurları Derneği Başkanı Ahmet Orhan, yıllardır süren mağduriyetin temelinde devletin verdiği sözlerin bulunduğunu söyledi. Meslek liselerinde eğitim gördükleri dönemde kendilerine sigorta kartlarının teslim edildiğini belirten Orhan, öğretmenlerinin kendilerine "Devlet olarak sigorta primlerinizi biz ödüyoruz. Sizler çalışma hayatına sigortalı başlayan şanslı kişilersiniz. 25 yıl sonra priminizi tamamladığınızda emekli olacaksınız." denildiğini ifade etti. Aradan geçen yılların ardından bunun tam tersinin yaşandığını belirten Orhan, şunları söyledi: "35 yıl sonra bizden beş yıl daha geç SGK'lı olan, yaşı bizden küçük kişiler daha az primle emekli oldu. Biz ise onları izlemek zorunda kaldık." "Sigorta Kartıyla Kandırıldık" Mücadelelerinin erken emeklilik talebi olmadığını vurgulayan Orhan, esas taleplerinin verilen sigorta kartının hukuki karşılığının kabul edilmesi olduğunu söyledi. "Hiç kimse meslek lisesi diplomasıyla emeklilik istemiyor." diyen Orhan, şu ifadeleri kullandı: "Bu mücadele sigorta kartıyla kandırılan insanların mücadelesidir. Yıl olarak da hak ettik, prim olarak da hak ettik, yaş olarak da hak ettik. Tek hak etmediğimiz şey sigorta kartıyla kandırılmaktır." SGK sistemindeki çelişkilere dikkat çeken Orhan, sanayide yıllarca çalışan çırakların emeğinin görmezden gelindiğini belirterek, sistemin adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. Mahmut Arıkan: "Bu Haklı Mücadelenin Yanındayız" Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da yaptığı konuşmada staj ve çıraklık mağdurlarının taleplerinin haklı olduğunu belirterek destek mesajı verdi. Arıkan, şu değerlendirmede bulundu: "Şuna yürekten inanıyorum. Vermiş olduğunuz bu kutlu mücadele çok yakın bir zamanda karşılık bulacak. Bugün insanlar aileleriyle vakit geçirmek yerine meydanlarda hak aramak zorunda kalıyorsa bu mevcut düzenin sonucudur. Saadet Partisi ve diğer muhalefet partileri olarak bu haklı mücadelenin sonuna kadar yanındayız. Elimizden geleni değil, gerekeni yapacağız." Selçuk Türkoğlu: "Bu Bir Nitelikli Dolandırıcılık Hadisesidir" İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise konuşmasında sert ifadeler kullandı. Staj ve çıraklık mağduriyetini "nitelikli dolandırıcılık" olarak nitelendiren Türkoğlu, devletin verdiği sigorta kartının bugün yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Türkoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "13-16 yaşındaki çocuklara devlet sigorta kartı verdi. O çocuklar kısa vadeli, uzun vadeli sigorta kolunu nereden bilecekti? Devlet vatandaşını kandırmaz. Yapılması gereken çok basit; staj başlangıç tarihi sigorta başlangıcı olarak kabul edilecek. Bu konuyu defalarca Meclis'e taşıdık ancak AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi." Talepler Tek Cümlede Özetlendi Fomara Meydanı'nda toplanan staj ve çıraklık mağdurları, yıllardır dile getirdikleri temel taleplerini bir kez daha yineledi: "Staj ve çıraklıkta yapılan ilk sigorta girişimizin emeklilikte sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini istiyoruz." Basın açıklaması, katılımcıların sloganları ve alkışları eşliğinde sona ererken, federasyon yetkilileri mücadelelerini Türkiye genelinde sürdürmeye devam edeceklerini belirtti.

Selçuk Türkoğlu ve İYİ Parti Heyeti, Sinan Ateş Davasının Duruşmasını Ankara'da Takip Etti Haber

Selçuk Türkoğlu ve İYİ Parti Heyeti, Sinan Ateş Davasının Duruşmasını Ankara'da Takip Etti

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kamuoyunun yakından takip ettiği Sinan Ateş cinayeti davasına ilişkin Ankara'da görülen duruşmaya katıldı. Türkoğlu, duruşmayı İYİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcıları İskender Kandemir, Ö. Esma Arslan ve Alper Yılmaz ile birlikte izledi. Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in Ankara'da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin ardından başlayan yargı süreci, Türkiye'nin gündemindeki yerini korumaya devam ediyor. Ana davadan ayrılan dosyanın duruşmasının görüldüğü Ankara Adliyesi'nde hazır bulunan İYİ Parti heyeti, davanın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğine vurgu yaptı. Duruşma sonrası değerlendirmelerde bulunan Selçuk Türkoğlu, Sinan Ateş cinayetinin yalnızca bir adli vaka değil, aynı zamanda toplumun adalet duygusunu yakından ilgilendiren önemli bir süreç olduğunu belirterek, yargılamanın şeffaf, eksiksiz ve kamu vicdanını tatmin edecek şekilde yürütülmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Türkoğlu, "Bu dava yalnızca Sinan Ateş'in ailesinin değil, adalet beklentisi içinde olan milyonlarca vatandaşın da yakından takip ettiği bir davadır. Hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi hepimizin ortak beklentisidir" dedi. İYİ Parti heyeti, duruşma salonunda ve adliye çevresinde davayı takip eden vatandaşlarla da görüşerek sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Parti temsilcileri, adaletin gecikmeden ve eksiksiz şekilde tecelli etmesinin toplumsal barış ve hukuk devleti ilkesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kamuoyunun yakından izlediği davanın ilerleyen duruşmalarının da takipçisi olacaklarını belirten Türkoğlu ve beraberindeki heyet, Sinan Ateş cinayetinin tüm boyutlarıyla aydınlatılması yönündeki beklentilerini bir kez daha dile getirdi.

Bursa’ya Demokrat Yaklaşım! Haber

Bursa’ya Demokrat Yaklaşım!

“Bursa İçin Artık Söz Değil, Çözüm Üretme Zamanı” Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral: “Kongre Bitti, Şimdi Şehrin Gerçek Sorunlarına Odaklanıyoruz” Demokrat Parti Bursa İl Başkanlığı’nda kongre sürecinin tamamlanmasının ardından yeni dönem mesajları kamuoyuna açıklandı. İl Başkanı Kamil Goral, yaptığı kapsamlı değerlendirmede Bursa’nın birikmiş yapısal sorunlarına dikkat çekerek, siyasette yeni bir yaklaşımın zorunlu hale geldiğini vurguladı. Goral, yeni dönemin temel eksenini “makam siyaseti değil, şehir meselesi siyaseti” olarak tanımladı. “Kongre bitti, artık Bursa için çalışma zamanı” Kongre sürecinin geride kaldığını belirten Goral, artık iç siyasi tartışmaların değil, doğrudan kent sorunlarının konuşulması gerektiğini ifade etti. Bursa’nın geleceği için rekabetçi söylemlerden ziyade çözüm odaklı bir siyaset anlayışının zorunlu hale geldiğini belirten Goral, şu mesajı öne çıkardı: “Artık Bursa’da kimin ne dediği değil, bu şehrin hangi sorununa ne çözüm üretildiği konuşulmalıdır.” Bursa’nın büyüyen kronik sorunları gündemde Açıklamada Bursa’nın son yıllarda giderek ağırlaşan yapısal sorunları geniş bir çerçevede ele alındı. Özellikle: Plansız ve kontrolsüz kentleşme Günlük yaşamı kilitleyen trafik ve ulaşım krizi Tarım alanlarının hızla yok olması Sanayi baskısının çevresel tahribatı artırması Derinleşen ekonomik sıkıntılar ön plana çıkarıldı. Goral, bu tablo içinde hem üreticinin hem esnafın hem de gençlerin aynı anda ciddi bir ekonomik baskı altında kaldığını vurguladı. Tarımsal üretimde gelir kaybı, küçük esnafın ayakta kalma mücadelesi ve gençlerde artan gelecek kaygısının artık görmezden gelinemeyecek seviyeye ulaştığını ifade etti. “Eleştiren değil, çözüm üreten siyaset” vurgusu Demokrat Parti Bursa teşkilatının yeni dönemde yalnızca eleştiri yapan bir yapı değil, aynı zamanda somut çözüm önerileri geliştiren bir siyasi çizgi izleyeceğini belirten Goral, Bursa’nın sahip olduğu potansiyele dikkat çekti. Bursa’nın; sanayi gücü tarımsal üretim kapasitesi turizm potansiyeli nitelikli insan kaynağı ile Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu söyleyen Goral, bu potansiyelin yeniden doğru planlama ile harekete geçirilmesi gerektiğini ifade etti. “Ortak akıl” ve iş birliği çağrısı Açıklamanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise “ortak akıl” vurgusu oldu. Goral, Bursa’nın geleceği için tüm kurumlarla diyalog içinde olacaklarını belirterek şu mesajı verdi: Yerel yönetimler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve tüm siyasi partilerle iş birliğine açık olduklarını ifade eden Goral, kentin sorunlarının ancak geniş bir mutabakatla çözülebileceğini dile getirdi. “Sorunların üzeri örtülmemeli” uyarısı Kamil Goral, Bursa’daki sorunların görmezden gelinmesi veya normalleştirilmesine karşı net bir tavır alacaklarını belirtti. Vatandaşın yaşadığı sıkıntıların açıkça konuşulmasının demokratik bir sorumluluk olduğunu vurguladı. “Bursa’nın ihtiyacı kutuplaşma değil” Açıklamanın sonunda Türkiye ve Bursa siyasetine ilişkin genel bir değerlendirme yapan Goral, kent yönetiminde kutuplaşmanın yerine akıl, liyakat ve adalet temelli bir anlayışın gelmesi gerektiğini söyledi. Demokrat Parti Bursa İl Başkanlığı’nın yeni dönemde saha çalışmalarını artırarak kentin sorunlarına doğrudan temas edeceği ve yerel gündemi daha yakından takip edeceği bildirildi.

İşçiler adliye koridorlarında, sendikal kriz mahkemeye taşındı Haber

İşçiler adliye koridorlarında, sendikal kriz mahkemeye taşındı

Bursa’da enerji sektörünün en kritik şirketlerinden biri olan BursaGaz bünyesinde yaşanan işten çıkarmalar ve sendikal yetki tartışmaları, giderek sertleşen bir işçi-işveren krizine dönüşmüş durumda. Direnişin 13. gününde işçiler, hem işten çıkarmaları hem de toplu iş sözleşmesi sürecini protesto ederek hukuki ve fiili mücadelelerini sürdürdüklerini açıkladı. İşçiler ve bazı sendikal yapılar, işveren ile TES-İŞ arasında yürütülen yetki itiraz davasını “süreci uzatma ve işçi iradesini zayıflatma girişimi” olarak nitelendiriyor. Yapılan açıklamalarda, yargı sürecinin hızla sonuçlandırılabileceği halde bilinçli şekilde uzatıldığı iddia edilerek sert eleştiriler yöneltildi. “Adalet süreci bilinçli olarak mı uzatılıyor?” tartışması İşçi temsilcileri, davanın dosya üzerinden sonuçlandırılabilecek nitelikte olmasına rağmen duruşmalı şekilde ilerlemesinin “sermaye lehine zaman kazanma stratejisi” olduğunu öne sürüyor. Bu iddialar, yargı sürecinin tarafsızlığına yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi. Öte yandan işçiler, adliye süreçlerini takip etmek üzere aileleriyle birlikte geldiklerinde güvenlik güçleriyle karşı karşıya bırakıldıklarını, adliye koridorlarında “suçlu muamelesi” gördüklerini ifade ederek duruma tepki gösterdi. Adliye önünde gergin bekleyiş Direnişin 13. gününde işçiler, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi önünde toplanarak davaları takip etti. Açıklamalarda, işten çıkarılan enerji işçilerinin işe iadesi sağlanana ve “insanca çalışma koşulları” içeren bir toplu iş sözleşmesi imzalanana kadar mücadeleden geri adım atılmayacağı vurgulandı. İşçi grupları, özellikle enerji sektöründe örgütlenme mücadelesinin baskı altına alınmaya çalışıldığını savunarak süreci “hak arama mücadelesine karşı sistematik bir engelleme” olarak tanımladı. “Baskılar bizi durduramaz” mesajı İşçi temsilcileri, tehdit ve baskı iddialarına rağmen geri adım atmayacaklarını belirterek şu mesajı verdi: mücadele sürecek, işten çıkarılan çalışanlar geri alınacak ve toplu iş sözleşmesi süreci yeniden şekillenecek. Açıklamalarda ayrıca DİSK ve Enerji-Sen destekli bir örgütlenme hattı üzerinden hareket edildiği de vurgulandı. Valilikte kritik görüşme Gelişmelere paralel olarak işçi temsilcilerinin Bursa Valiliği bünyesinde bir toplantı gerçekleştirdiği bildirildi. Görüşmenin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, sürecin ilerleyen günlerde daha da kritik bir aşamaya girmesi bekleniyor. Sürecin yönü belirsiz BursaGaz’daki işçi hareketi, yalnızca bir işten çıkarma krizi değil; aynı zamanda sendikal temsil, toplu sözleşme hakkı ve yargı sürecinin işleyişi üzerinden büyüyen çok katmanlı bir çatışmaya dönüşmüş durumda. Tarafların karşılıklı sert açıklamaları, önümüzdeki günlerde gerilimin daha da artabileceğine işaret ediyor.

SAADET PARTİSİ BURSA TEŞKİLATI GELENEKSEL BAYRAMLAŞMA PROGRAMINDA BULUŞTU Haber

SAADET PARTİSİ BURSA TEŞKİLATI GELENEKSEL BAYRAMLAŞMA PROGRAMINDA BULUŞTU

Hamza Gürsel: “Haksızlık sadece fiili zulüm değildir; insanları yurtlarından eden politikalar da zulümdür” Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen geleneksel Kurban Bayramı Bayramlaşma Programı, partililerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Birlik, kardeşlik ve dayanışma atmosferinin hâkim olduğu programda teşkilat mensupları, dava arkadaşları ve misafirler bir araya gelerek bayramın manevi iklimini birlikte yaşadı. Programa Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Genel İdare Kurulu Üyesi Doç. Dr. Bekir Gündoğmuş, Bursa İl Müfettişi Salih Kocatepe, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Selim Sait Terzioğlu, ilçe başkanları, siyasi partilerin temsilcileri, il ve ilçe teşkilat mensupları ile çok sayıda partili katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, bayramların sadece bir kutlama vesilesi olmadığını, aynı zamanda birlik ve beraberliğin güçlendiği, kardeşlik duygularının pekiştiği müstesna zamanlar olduğunu ifade etti. Bayramlaşma programında teşkilat mensuplarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Gürsel, “Birlik, kardeşlik ve muhabbet ikliminde gerçekleşen programımızda davamıza gönül veren yol arkadaşlarımızla hasbihal ederek bayramın bereketini ve sevincini hep birlikte paylaştık. Rabbim birliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin” dedi. “Zulüm Sadece Fiziki Baskı Değildir” Konuşmasında adalet, hak ve özgürlükler konusuna da dikkat çeken İl Başkanı Hamza Gürsel, zulüm kavramının yalnızca fiili baskı ve şiddetle sınırlı olmadığını vurguladı. “Haksızlık sadece insanlara fiili olarak zulmetmek değildir” diyen Gürsel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazen öyle politikalar uygulanır, öyle kararlar alınır ki insanlar köylerinden, yerlerinden ve yurtlarından edilir. İnsanların yaşam alanlarını ellerinden almak, onları çaresiz bırakmak da zulümdür. İşte Milli Görüş, her türlü haksızlığın ve zulmün karşısında duran bir anlayışın adıdır. Bizler insan onurunu, adaleti ve hakkaniyeti esas alan bir medeniyet tasavvurunun temsilcileriyiz.” “Kurban Bayramı Teslimiyetin ve Kardeşliğin Sembolüdür” Programda konuşan Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Doç. Dr. Bekir Gündoğmuş ise Kurban Bayramı'nın taşıdığı manevi anlamlara dikkat çekti. Kurban Bayramı'nın ibadet yönüyle itaati ve teslimiyeti ifade ettiğini belirten Gündoğmuş, hac ibadetiyle birlikte düşünüldüğünde ise İslam kardeşliğini ve İslam birliğini hatırlatan güçlü bir mesaj taşıdığını söyledi. “Biz biliyoruz ki bugün dünyada yaşanmakta olan bütün zulümlerin en temel sebeplerinden biri İslam ümmetinin dağınık olmasıdır” diyen Gündoğmuş, şu değerlendirmelerde bulundu: “İslam ümmeti bir araya gelmeyi başarmadan, ortak bir bilinç ve güç oluşturamadan bu zulümlerin sona ermesi mümkün değildir. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan acılar, işgaller, katliamlar ve insanlık dramları karşısında güçlü bir dayanışmaya ihtiyaç vardır. Bu nedenle Kurban Bayramı'nın, İslam birliğinin tesis edilmesine ve zulmün durdurulması için gerekli gücün oluşturulmasına vesile olmasını temenni ediyorum.” Teşkilat Mensupları Bayram Coşkusunu Paylaştı Program boyunca partililer ve davetliler bayramlaşarak karşılıklı iyi dileklerde bulundu. Teşkilat mensupları arasında samimi sohbetlerin gerçekleştirildiği etkinlikte, birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Katılımcılar, Saadet Partisi'nin Milli Görüş çizgisinde adalet, hakkaniyet ve kardeşlik anlayışını güçlendirmeye devam edeceğini ifade ederken, teşkilatın önümüzdeki dönemde Bursa genelinde çalışmalarını artırarak sürdüreceği vurgulandı. Yoğun katılımın gerçekleştiği bayramlaşma programı, toplu fotoğraf çekimi ve karşılıklı bayram tebriklerinin ardından sona erdi.

“Türkiye’yi Yoksulluğa Mahkûm Ettiler, Şimdi Muhalefeti Susturmaya Çalışıyorlar” Haber

“Türkiye’yi Yoksulluğa Mahkûm Ettiler, Şimdi Muhalefeti Susturmaya Çalışıyorlar”

İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Geleneksel Kurban Bayramı Bayramlaşma Programı, sert siyasi mesajların damga vurduğu bir organizasyona dönüştü. Ekonomik krizden siyasi baskılara, muhalefete yönelik operasyon iddialarından milli kimlik tartışmalarına kadar birçok başlıkta iktidarı hedef alan açıklamalar yapılırken, salonda verilen mesajlar adeta erken seçim atmosferini yansıttı. Programda özellikle İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya’nın hükümete yönelik sert eleştirileri ile Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun “Bursa’dan Amed olmaz” çıkışı dikkat çekti. Bayramlaşma programı, yalnızca bir kutlama organizasyonu olmaktan çıkıp doğrudan iktidara meydan okunan siyasi bir kürsüye dönüştü. İYİ Parti Bursa Teşkilatı Tam Kadro Sahadaydı İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı’nın düzenlediği programa Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, GİK Üyesi ve Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, İYİ Gençlik Teşkilat Başkanı İskender Kandemir, İl Gençlik Kolları Başkanı Nilay Ülker, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı. Programa ayrıca BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ve farklı siyasi çevrelerden davetliler de katılım sağladı. Salonun tamamen dolduğu programda partililerin coşkusu dikkat çekerken, sık sık “Türkiye iyi olacak”, “Adalet gelecek” ve “Müsavat Dervişoğlu” sloganları atıldı. Salondaki Detay Dikkat Çekti Programda sahne ve salonun büyük bölümünün İYİ Parti bayrakları ve Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu posterleriyle donatıldığı görüldü. Ancak salonda Atatürk posteri ile Türk bayrağının yer almaması dikkat çekti ve kulislerde farklı yorumlara neden oldu. Bazı partililerin bu eksikliği kendi aralarında dile getirdiği öğrenilirken, organizasyon sonunda partiye yeni katılan üyelere rozet takılmasıyla program devam etti. İsmail Kaya’dan İktidara Çok Sert Sözler Programın en sert konuşmalarından birini yapan İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Türkiye’nin ağır bir ekonomik ve siyasi krizden geçtiğini belirterek hükümete yüklendi. Kaya, ülkede emekliden çiftçiye, gençlerden esnafa kadar herkesin büyük bir çıkmaz içinde olduğunu söyledi. “Milletimiz ağır bir ekonomik darboğazdan geçiyor. Emekli geçim sıkıntısıyla mücadele ediyor, gençler gelecek kaygısıyla yaşıyor. Çiftçi maliyetlerin altında eziliyor, esnaf ayakta kalmaya çalışıyor.” Türkiye’nin üretim gücünün zayıflatıldığını savunan Kaya, iktidarın ekonomi yönetimini sert sözlerle hedef aldı. “Bu millet alın teriyle ayakta kalmaya çalışırken saray düzeni vatandaşın gerçeklerinden tamamen kopmuştur. İnsanlar artık ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını düşünüyor.” “Belediyelere Çöktüler, Şimdi Partilere Yöneldiler” İsmail Kaya’nın konuşmasının en dikkat çeken bölümü ise siyasi baskılar ve muhalefete yönelik uygulamalarla ilgili sözleri oldu. Kaya, hükümetin yalnızca ekonomik alanda değil, siyasi alanda da baskıcı bir anlayış sergilediğini savundu. “Yetmiyor belediyelere çöküyorlar, yetmiyor şirketlere çöküyorlar, yetmiyor partilere çökmeye kalkıyorlar.” Cumhuriyet değerlerine vurgu yapan Kaya, Türkiye’nin demokratik hukuk devleti niteliğinin zedelendiğini ileri sürdü. “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi bugün yaşananlar tam olarak budur. Bizim görevimiz Cumhuriyet’i ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” Bu sözler salonda uzun süre alkışlanırken, partililer sık sık “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları attı. “Hiç Kimse Teşkilattan Büyük Değildir” İYİ Parti içerisindeki tartışmalara da göndermede bulunan İsmail Kaya, sosyal medya üzerinden yürütülen iç çekişmelere tepki gösterdi. Partinin kişisel hesaplarla değil, ortak dava bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kaya şu ifadeleri kullandı: “Hiç kimse kendisini teşkilattan büyük göremez. Biz kişisel hesapların değil memleket davasının peşindeyiz.” Kaya’nın bu sözleri, parti içindeki bazı tartışmalara yönelik dolaylı bir mesaj olarak yorumlandı. Selçuk Türkoğlu’ndan “Amed” Çıkışı Programın en çok konuşulan açıklaması ise İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’ndan geldi. Konuşmasında Bursaspor üzerinden milli kimlik vurgusu yapan Türkoğlu, özellikle Nevruz sürecinde yaşanan tartışmalara sert ifadelerle değindi. “Bursaspor’a niye saldırıyorlar biliyor musunuz? Çünkü Bursaspor taraftarının milli duruşu var.” Türkoğlu’nun konuşmasının devamında kullandığı ifadeler salonda büyük alkış aldı: “Bursa’dan Buhara olur, Semerkant olur, Diyarbakır olur, Muş olur ama Amed olmaz.” Bu sözler salonda büyük coşku oluştururken, bazı kesimlerde yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. “Parola Vatansa Gerisi Teferruattır” Konuşmasının sonunda milliyetçi ve Cumhuriyetçi vurgular yapan Türkoğlu, sözlerini sert sloganlarla tamamladı. “Parola vatansa gerisi teferruattır. Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet ve adalet. Ne mutlu Türküm diyene.” Salon uzun süre ayakta alkışlarla karşılık verirken, partililer Türk bayrakları eşliğinde sloganlar attı. İYİ Parti’den “Mücadeleye Devam” Mesajı Bayramlaşma programı boyunca verilen ortak mesaj ise “iktidara karşı mücadeleyi büyütme” kararlılığı oldu. İYİ Parti kurmayları, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi krizden çıkışın güçlü bir demokratik mücadeleyle mümkün olacağını savundu. Program sonunda yapılan değerlendirmelerde, İYİ Parti Bursa teşkilatının özellikle saha çalışmalarını hızlandıracağı ve önümüzdeki süreçte ekonomik kriz, hukuk ve milli kimlik başlıklarında daha sert bir muhalefet dili kullanacağı ifade edildi. İYİ Parti cephesinden verilen en net mesaj ise şu oldu: “Türkiye sahipsiz değildir. Millet susmayacak, muhalefet geri adım atmayacak.”

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz! Haber

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Niğde halk buluşmasına katıldı. Vatandaşın yaşadığı sorunlara ‘razı değiliz’ diyerek itiraz eden Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Bizler parti değil devlet, oy değil millet demeye karar vermiş bir hareketiz. O yüzden AK Parti’ye düşmana ya da hasıma bakar gibi bakmıyoruz; adeta aynaya bakar gibi bakıyoruz. O aynada neyin iyi, neyin kötü olduğunu; ne yapılınca memleketin abad, ne yapılınca berbat olduğunu görerek, bunun derin muhasebesini yaparak yürüyoruz. Anahtar Parti olarak, geride kalan 24 yılın muhasebesini yapıyor ve gür bir sesle haykırıyoruz: 2026 yılında biz bu emekli ücretine razı değiliz! Biz bu asgari ücrete razı değiliz! Çocuklarımıza reva görülen bu yarım yamalak eğitime, evlatlarımızın işsizliğine ve mesleksiz kalmasına razı değiliz! Tarımdaki bu plansızlığa, çiftçimizin omuzlarına yüklediğiniz ağır yüklere razı değiliz! Bu dağınıklık yüzünden ürünün tarlada çürümesine sebep olan savurganlığınıza, programsızlığınıza razı değiliz! Yüksek faize, bu ağır enflasyona razı değiliz! Adaletin bu denli siyasallaşmasına, mülakat adaletsizliklerine, torpile ve yoksulluğa asla razı değiliz! Bizler bir zamanlar emekli ikramiyemizle bir ev, bir araba alabiliyorduk; şimdi ise o ikramiyeyle bir koltuk takımı dahi alınamıyor. Biz bu düzene razı değiliz! Biz bu memleketi bu hale getiren sizin dağınıklığınızdan, plansızlığınızdan, israfınızdan ve hesapsız harcamalarınızdan bizim hissemize düşen bu fakirliğe razı değiliz! Size bu memleketi yönetin diye vekalet verdik. Biz sizin asiliniz, siz bizim vekilimiz olmanıza rağmen, elinizdeki devlet gücüyle bizleri korkutmaya çalışmanıza razı değiliz! Sizin artık bir patatesi bile yönetemeyecek durumda olduğunuzu görüyoruz ve size razı değiliz! Her gün bir dediğinizin ertesi gün tersini söylüyorsunuz, razı değiliz. Her yaptığınızın mutlak doğru olduğuna inanıyor, insanların dinini, imanını, vatan ve millet sevgisini sorgulama hakkını kendinizde görüyorsunuz; bu saygısızlığınıza razı değiliz! Bir gün Öcalan’a sövüp oy toplamanıza, ertesi gün Öcalan ile yol yürümeye kalkmanıza razı değiliz! Bu kadar varlığı, imkanı olan bir memleketi bu büyük darlığa düşürmenize razı değiliz! Biz bugün doğru soruları soruyoruz. Peki, bu gidişata sadece razı olmamakla mı kalacağız? Elbette hayır. Anahtar Parti, bu düzene razı olmayanların ve ‘tüm bu saydıklarımızı düzeltecek imkân da akıl da bu devlette var’ diyenlerin partisidir. Dolayısıyla biz; eksiklerin yerine halkı aşa ve işe kavuşturan, finansal istikrarı sağlamış, enflasyonsuz ve faizsiz bir ülkeyi inşa edecek olan iradeyiz. Liyakati kurumsallaştıracak, mülakatı tamamen kaldıracak, çocuklarımıza dünya standartlarında bir eğitim verip bu eğitimi istihdamla birleştirecek olan biziz. Tarımı ve tarladaki ürünü planlayacak; çiftçi ekerken maliyetine ortak olup, biçerken harmanda bereketi büyütecek olan kadroyuz. Biz bu memleketi ayağa kaldıracak olan tarafı temsil ediyoruz. Biz, sermayenin korkup kaçtığı değil, güven duyup gelebildiği bir ülkeyi organize edeceğiz. Paranın hangi ülkeye, neden gittiğini sizler de gayet iyi biliyorsunuz; çünkü bu memleketten kazandığınız paraları bizzat kendiniz nerelere götürüyorsanız, hukuk ve güven ortamı tam olarak oralarda yatıyor. Anahtar Parti olarak bizler, Türk siyasetinde nezaketin, mesuliyetin, terbiyenin ve devlet ciddiyetinin adresiyiz. Sayın Cumhurbaşkanı bugüne kadar karşısına çıkan pek çok rakibi kolayca yendi, hiçbirini dişine göre bulmadı ve bu kadar soruna rağmen o rakipleri yenmenin konforunu yaşadı. İşte Anahtar Parti, Reis Bey’in bu siyasi konforunu bozmak ve siyasete gerçek bir kalite getirmek için kurulmuştur. Tayyip Bey’in dilinden düşürmediği bir söz var: ‘Yahu bu yalan dünyada bir dişimize göre muhalefet bulamadık.’ Sayın Cumhurbaşkanım, biz tam dişinize göre bir hareketiz; siz şimdiden o dişlerinizi bir kontrol ettirin! Bizler sadece kuru bir iktidar koltuğu için değil, bu aziz milleti hak ettiği zenginlikle buluşturmak ve elinizde mağdur olmuş halkımızla kenetlenmek için geliyoruz. Bu yüzden bizim işimiz kolay. Neden mi kolay? Çünkü zor olanı bugüne kadar onlar yaptılar. Bu kadar yetişmiş insan gücü olan, bu kadar birikimi, imkânı ve potansiyeli bulunan muazzam bir memleketi bu darlığa, bu zorluğa düşürmek gerçekten büyük bir beceriksizlik isterdi; onlar işte bu zoru başardılar! Toprağınız olmasa, suyunuz olmasa, ekecek çiftçiniz, üretecek girişimciniz, satacak tüccarınız, projeyi yapacak mühendisiniz ya da dünyanın her yerine koşacak enerjiniz olmasa, dersiniz ki ‘ne yapalım, imkâanımız yok.’ Ama bu kadar varlığı olan bir memleketi siz yokluğa mahkum ettiniz. ANAHTAR PARTİ GELİNCE NE OLACAK? Biz gelince ne mi olacak? Biz gelince şu olacak: Bu partili cumhurbaşkanlığı işi devletimizi de milletimizi de çok yordu. Anahtar Parti iktidarında kesinlikle partili cumhurbaşkanlığı uygulaması olmayacak. Cumhurbaşkanı herkesin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacak. Kendi partisine yaslanıp diğer partilere öfke kusan bir figür yerine; her partiyi, her vatandaşı bu devletin öz evladı gibi gören kapsayıcı bir cumhurbaşkanlığı makamı tesis edilecek. Anahtar Parti iktidara geldiğinde, ilk ve en mühim adalet şemsiyesi bizzat cumhurbaşkanlığı makamından aşağıya doğru açılacak. Devletin başı, milletin de gerçek başı olacak; cumhurun başı, cumhurun tamamını kucaklayacak. Bizim iktidarımızda teröristler asla meclise giremeyecek. Anahtar Parti iş başına geldiğinde, kırk yıldır aziz milletimizin ümit şafaklarına kabus gibi çöken, yüreklere hüzün düşüren bu bölücü terör örgütlerini övenler, devletin tek bir kuruşuna dahi el süremeyecekler. Çocuklarımızın katiline meclis kürsülerinden övgüler dizip, bir de üstüne devletten maaş alma dönemi tamamen son bulacak. Bizim iktidarımızda teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü denir. Teröristlere ‘umut hakkı’ falan tanınmayacak, hainlerin adı dahi anılmayacak. Onların isimleri bir umutla değil, hak ettikleri en ağır cezalarla tarihin kara sayfalarına gömülecek. Kendilerine infaz edilmesi için verilen o cezaları son gününe kadar çekecek ve kirlettikleri bu dünyadan defolup gidecekler. Bizim, teröristlerin isimleriyle kirletilecek bir meclisimiz yoktur. Teröristler bizim devlet iktidarımızda asla ‘kurucu önder’ olarak kabul edilemez, edilmeyecektir. Hainler muhatap alınmayacak, önlerine mikrofonlar konulmayacak, prompter cihazları gönderilmeyecek ve onlarla asla kirli pazarlıklar, hediyeleşmeler yapılmayacaktır. Siyaset her şeyden önce ilkeli ve öngörülebilir olacak; milletimiz nihayet terbiyeli, seviyeli bir siyasete şahitlik edecek. Millet siyasetçilerden korkmayacak; aksine siyasetçiler milletten, milletin sandıktaki iradesinden korkacak. Bizim iktidarımızla birlikte; ‘Milletime verdiğim sözü tutamazsam, ben bir daha halkımın huzuruna çıkamam’ diyen edep sahibi siyasetçilerin dönemi başlayacak. Bugün seçip meclise gönderdiğimiz vekillerin, yarın bize ne yapacaklarını düşünmekten ödümüz patlıyor. Oysa onlar bizim vekilimiz, onları seçen asıl biziz. Bizler kadrolarımızı kurarken asla partili atamayacağız, partili kartviziti aramayacağız; sadece bileni arayacak, işin uzmanını bulacağız. O liyakatli isim bizim partimizden olmasa bile gözümüzü kırpmadan göreve getireceğiz. Çünkü bizim tek şiarımız liyakattir; biz liyakatin yanında, liyakat de bizim yanımızda olacak. Biz bu memleketi gençlerle ve kadınlarla birlikte omuz omuza vererek ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin bütün yükünü şimdiye kadar hep birlikte çekmiş olduğumuz için önümüzde duran kalan yük, geçmişte göğüslediklerimizden asla daha fazla değildir. O yüzden inancınız tam olsun, memleketi ayağa kaldırmak çok kolaydır. TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ Bugünden itibaren artık net bir şekilde seçim sathına girmiş bulunuyoruz. Anahtar Parti’yi önümüzdeki dönemde iktidar yapacaksak, bugünden tezi yok topyekûn bir seferberlik ilan ediyoruz. Biz sadece kürsülerden konuşan bir hareket değiliz. Türkiye’nin her bir köşesinde açtığımız bu teşkilatları; herkesin kendi helal alın terinden, zamanından, eşinden, işinden ve sevdiklerinden fedakarlık ede ede, gece gündüz emek vererek kurduk. Halısını omuzunda taşıyan, boyasını kendi elleriyle yapan, kirasını cebinden veren, evinde eşine yemeğini yaptırıp kermesine koşan, anasının hayır duasını alıp, babasını o kalabalığa omuz versin diye faaliyetlere çağıran, evlatlarına ‘Biz sizlerin geleceği için çalışıyoruz’ diyerek onları bu kutlu organizasyonlara katan koca bir neferiz biz. Bir milletin omuzlarına yeni bir yük düşmesin diye bunca meşakkati omuzlayıp, sadece bir yıl içinde 800 teşkilatı birden açan bu tertemiz partiye ve kadrolara hiçbir mecrada hakaret ettirmem, nezaketsizlik yapılmasına asla müsaade etmem; bunu herkes böyle bilsin!”

Orhan Karaduman’dan Gemlik Belediyesi’ne Kaldırım Tepkisi: “Denetimler Eşit Uygulanmalı” Haber

Orhan Karaduman’dan Gemlik Belediyesi’ne Kaldırım Tepkisi: “Denetimler Eşit Uygulanmalı”

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, Gemlik Belediyesi tarafından yapılan kaldırım işgallerine yönelik açıklamaya tepki gösterdi. Karaduman, uygulamaların sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini savunarak denetimlerin eşit ve adil şekilde yapılması gerektiğini ifade etti. Belediyenin açıklamasında “düzen sağlama” vurgusu yapıldığını belirten Karaduman, kaldırım işgali denildiğinde yalnızca esnafın hedef alındığını öne sürdü. İlçede kaldırımların sadece işletmeler tarafından değil, park halindeki araçlar tarafından da yoğun şekilde işgal edildiğini dile getiren Karaduman, bu konuda yeterli denetim yapılmadığını iddia etti. Karaduman, yaptığı açıklamada özellikle yayaların yaşadığı zorluklara dikkat çekerek, “Bebek arabasıyla yürüyen anneler, engelli vatandaşlar ve yaşlı bireyler kaldırımları kullanmakta ciddi sıkıntı yaşıyor. Bu durumun temel nedeni, kaldırımların araçlar tarafından işgal edilmesidir” ifadelerini kullandı. Belediyenin esnafa yönelik denetimlerde cezai işlemler uyguladığını ancak araç işgallerine karşı aynı hassasiyetin gösterilmediğini savunan Karaduman, bu durumu “çifte standart” olarak nitelendirdi. Kaldırımların asli kullanım amacının yayalar olduğunu vurgulayan Karaduman, gerçek bir düzenin ancak kuralların herkese eşit uygulanmasıyla sağlanabileceğini belirtti. Araçların kaldırımları işgal etmesine karşı daha etkin denetim yapılması gerektiğini ifade eden Karaduman, caydırıcı cezaların uygulanması ve özellikle engelli erişiminin güvence altına alınması çağrısında bulundu. Açıklamasında, mevcut uygulamaların yeterli olmadığı görüşünü dile getiren Karaduman, “Gemlik halkı eşitlik, adalet ve samimiyet bekliyor” dedi.

Anahtar Parti Gürsu: Avukatlar hedef değil, adaletin teminatıdır Haber

Anahtar Parti Gürsu: Avukatlar hedef değil, adaletin teminatıdır

İki genç kadının güpegündüz silahlı kişilerce ateş altına alınması sonucu iki genç kadından Avukat Hatice Kocaefe hayatını kaybetti, kardeşi ise yaralandı.Talihsiz avukat dün son yolculuğuna uğurlandı. Anahtar Parti Gürsu İlçe Başkanı Süleyman Ağırman, saldırının sadece bireysel bir suç olmadığını vurgulayarak, “Bu alçak saldırı yalnızca bir insanın hayatını hedef almamış, aynı zamanda savunma makamına, hukuk devletine ve adalet için emek veren tüm hukukçulara yöneltilmiş açık bir tehdittir” ifadelerini kullandı. “Avukatlar Hedef Değil, Adaletin Teminatıdır” Açıklamada, avukatların davaların tarafı olmadığına dikkat çekilerek, “Bir davadaki husumetin avukata yöneltilmesi asla kabul edilemez. Avukatlar adaletin teminatı ve hukukun temsilcileridir” denildi. Avukatlara yönelik şiddetin, toplumsal barışı ve hukuk düzenini doğrudan hedef aldığı ifade edildi. “Gürsu Karrdeşlik ve Huzur Kentidir” Süleyman Ağırman, Gürsu’nun kardeşlik ve huzur kenti olduğuna vurgu yaparak, “Şiddetin her türlüsüne karşı durmaya devam edeceğiz. Bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyor, sorumluların hukuk önünde en ağır şekilde cezalandırılmasını bekliyoruz” dedi. Açıklamada ayrıca, hayatını kaybeden Hatice Kocaefe için rahmet, yaralı vatandaş için ise acil şifa dilekleri iletilirken, ailesine ve hukuk camiasına başsağlığı mesajı verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.