Hava Durumu

#Adalet

Gürsu Haber - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“GÜÇLÜ DEĞİL, GÜVEN VEREN YÖNETİMLER İÇİN YOLA ÇIKTIK” Haber

“GÜÇLÜ DEĞİL, GÜVEN VEREN YÖNETİMLER İÇİN YOLA ÇIKTIK”

Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) başkan adaylığı sürecine ilişkin yapılan açıklamada, yönetim anlayışının temelinde sorumluluk, şeffaflık ve adaletin yer aldığı vurgulandı. Açıklamada, destek mesajı verilen Sadi Aydın için güçlü bir duruş sergilendi. “Makam Değil, Sorumluluk Talibiyiz” Açıklamada, yönetime talip olmanın yalnızca bir görev üstlenmek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve vicdani yük anlamına geldiği ifade edildi. Makamların, hesap verebilirlik bilinciyle hareket edenlerin omuzlarında yükseleceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Bizler makama talip olurken sadece bir göreve değil; bir sorumluluğa, bir vebale talip oluyoruz. Çünkü biliyoruz ki makamlar, hesap vermeyi bilenlerin omuzlarında yükselir.” Liyakat ve Şeffaflık Vurgusu Açıklamada, yönetim anlayışının temel ilkeleri açık şekilde ortaya konuldu. Adam kayırmacılığa karşı net bir duruş sergilendiği belirtilirken, liyakat esaslı bir sistemin benimseneceği vurgulandı. “Bizim yolumuz; adam kayırmanın değil, liyakatin yoludur. Şeffaflıktan korkanların değil, hesap vermekten çekinmeyenlerin yeridir orası.” “Ortak Akıl ve Ortak Fayda Esas Olacak” Yönetim anlayışında bireysel çıkarların değil, ortak aklın ve esnafın menfaatinin esas alınacağı ifade edildi. Makamın kişisel kazanç aracı olarak değil, hizmet aracı olarak görüleceği belirtildi. “Makamı şahsi menfaat için değil, ortak akıl ve ortak fayda için kullanacağız.” “Güven Veren Yönetimler Kalıcıdır” Açıklamada, kalıcı başarının güçlü görünmekten değil, güven vermekten geçtiğine dikkat çekildi: “Güçlü yönetimler değil, güven veren yönetimler kalıcıdır. Koltuklar insanı büyütmez; insan, karakteriyle koltuğa değer katar.” Net Mesaj: “Adalet, Cesaret ve Duruş” Destek mesajında, çözüm üretmeyen, sorunları biriktiren yönetim anlayışlarına karşı duruş sergilenirken; adaletli, cesur ve kararlı bir yönetim anlayışının desteklendiği belirtildi. Tehdit ve kumpasla koltuk koruyanlara karşı Çıkar ve menfaat teklif edenlere karşı Çözümsüzlük üreten anlayışlara karşı net bir tavır ortaya konulduğu ifade edildi. “Doğru Yolda Birlikteyiz” Açıklamanın sonunda, Sadi Aydın’a açık destek verilerek şu sözlerle mesaj tamamlandı: “Sadi Aydın başkan yanındayız, arkandayız. Seninle doğru yoldayız.” Bu açıklama, BESOB seçim sürecinde şeffaflık, adalet ve liyakat vurgusunun ön planda olacağı yeni bir yönetim anlayışının işareti olarak değerlendiriliyor.

“İfade Özgürlüğüne Ceza Kesildi” Haber

“İfade Özgürlüğüne Ceza Kesildi”

Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel’den Sert Tepki… Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, Anadolu Gençlik Derneği üyesi öğrencilere Osmangazi Belediyesi tarafından “çığırtkanlık” gerekçesiyle kesilen cezaya ilişkin sert bir basın açıklaması yayımladı. Gürsel, söz konusu uygulamanın ifade özgürlüğüne açık bir müdahale olduğunu belirterek belediyeye tepki gösterdi. Gürsel açıklamasında, Bursa’nın tarih boyunca toplumsal itirazların ve kamusal ifadelerin merkezi olduğunu vurgulayarak, özellikle Tophane–Ulu Cami hattının bu anlamda simgesel bir öneme sahip olduğunu hatırlattı. Ancak son yaşanan olayın bu tarihsel mirasa zarar verdiğini savundu. Açıklamaya göre, Anadolu Gençlik Derneği mensubu gençlerin söz konusu bölgede İsrail’i protesto eden sloganlar atması ve tekbir getirmesi, “çığırtkanlık” kapsamında değerlendirilerek cezai işleme tabi tutuldu. Gürsel, cezaya gerekçe olarak gösterilen “ürün tanıtımı” ifadesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, ortada herhangi bir ticari faaliyetin bulunmadığını ifade etti. Gürsel, yapılan nitelendirmenin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal değerler açısından da ciddi bir sorun teşkil ettiğini ileri sürdü. Bursa’nın tarihsel ve kültürel kimliğine atıfta bulunan Gürsel, tekbir ve protesto söylemlerinin cezalandırılmasının şehir hafızasına aykırı olduğunu savundu. Açıklamada ayrıca, benzer alanlarda farklı içerikte sloganlar atıldığında herhangi bir yaptırım uygulanmadığı iddiasına da yer verildi. Bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirten Gürsel, uygulamanın “seçici” bir yaklaşım izlenimi oluşturduğunu ifade etti. Saadet Partisi Bursa İl Başkanı, Osmangazi Belediyesi’nden söz konusu cezanın gerekçesinin kamuoyuna açık şekilde açıklanmasını talep etti. Gürsel ayrıca, cezaya maruz kalan gençlerden özür dilenmesi gerektiğini belirterek, başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı. OSMANGAZİ BELEDİYESİ’NİN ‘ÇIĞIRTKANLIK’ DİYEREK GENÇLERİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE KESTİĞİ CEZAYA DAİR Bursa, tarih boyunca yalnızca bir şehir değil; aynı zamanda sözün, itirazın ve toplumsal hafızanın mekânı olmuştur. Özellikle Tophane-Ulucami-Setbaşı hattı, farklı dönemlerde pek çok sivil ve siyasi duruşun ifade edildiği bir zemin olarak öne çıkmış; kamusal tepkinin ve toplumsal ifadenin doğal bir alanı olagelmiştir. Ancak son günlerde yaşanan bir olay, bu tarihsel sürekliliğin zedelendiğini göstermektedir. Afyonkarahisar Anadolu Gençlik Derneği’mizin gençlerinin, Tophane-Ulucami hattında İsrail’i protesto eden sloganlar atması ve tekbir getirmesi, “çığırtkanlık” gerekçesiyle cezai işleme konu edilmiştir. Cezaya “ürün tanıtımı” başlığı altında konu edilen fiilin mahiyeti, idari tasnif ile fiili gerçeklik arasındaki açık çelişkiyi ortaya koymaktadır. Zira ortada herhangi bir ticari faaliyet bulunmamaktadır. Söz konusu olan; gençlerin İsrail’i telin etmeleri ve Allah’ın büyüklüğünü ifade etmeleridir. Bu yürüyüşün “çığırtkanlık” olarak nitelendirilmesi, yalnızca hukuki bir tartışma değil; aynı zamanda değerler düzeyinde ciddi bir anlam kaymasına işaret etmektedir. Dahası, tekbirlerle kurulmuş bir şehrin insanlarının tekbirden ve İsrail’in telin edilmesinden rahatsız olduğu iddiası, bu şehrin tarihine ve toplumsal hafızasına yöneltilmiş açık bir bühtandır. Öte yandan, aynı hatta farklı içerikte sloganlar atıldığında herhangi bir yaptırım uygulanmazken; söz konusu gençlerin ifadelerinin cezalandırılması, kamusal alanda eşitlik ilkesinin değil, seçici bir müdahale anlayışının devreye girdiğini göstermektedir. Nitekim aynı güzergahta ve mekanda; “Direne direne kazanacağız” veya “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” şeklinde sloganlar atılmış olsaydı, benzer bir cezai işlem uygulanıp uygulanmayacağı sorusunun cevabı ne olacaktır? Bu sorunun varlığı dahi, uygulamanın adalet duygusunu zedelediğini göstermeye yeterlidir. Bu yürüyüşün başlayıp bittiği Tophane’den Ulucami’ye , sıradan mekânlar değildir. Bursayı tekbirlerle kuran iradenin kalbinde yer alan bu mekânlar; Osman Gazi’den Orhan Gazi’ye, Yıldırım Bayezid’den bugüne uzanan bir medeniyet tasavvurunun güzergahıdır. Bu tasavvur; korkuyla değil, inançla, adalet ve ifade serbestisiyle inşa edilmiştir. Bugün ise bu mirasın gölgesinde, gençlerin bir slogan ve tekbir sebebiyle cezalandırılması, yalnızca idari bir işlem olarak değerlendirilemez. Bu durum, aynı zamanda bir zihniyet meselesidir. Eğer Osmangazi Belediyesi bu uygulamanın kendi yönetim anlayışını yansıtmadığını düşünüyorsa, bu durumu kamuoyuna açık ve net bir şekilde izah etmekle yükümlüdür. Aksi halde ortaya çıkan tablo; seçici ve çelişkili bir yaklaşımın kurumsallaştığı yönünde güçlü bir kanaat oluşturacaktır. Bu çerçevede başta Osmangazi Belediye Başkanı Sayın Erkan Aydın olmak üzere ilgili tüm yetkililerden; Bu uygulamanın gerekçesini kamuoyuna açık ve net biçimde izah etmelerini, Ve en önemlisi, cezaya muhatap olan gençlerden özür dilemelerini bekliyoruz. Çünkü Bursa, yalnızca taş ve topraktan ibaret değildir. Bursa; bir ruhun, bir duruşun ve bir adalet anlayışının adıdır. Ve o ruh, seçiciliği değil; hakkaniyeti esas alır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

DEVA Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet, Siyasi Hesapların Gölgesinde Bırakılamaz” Haber

DEVA Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet, Siyasi Hesapların Gölgesinde Bırakılamaz”

Son günlerde yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin adalet anlayışının ne denli zedelendiğini ve hukuk devleti ilkesinin nasıl ayaklar altına alındığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bursa’daki siyasi atmosfer, özellikle eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ile ilgili tartışmalar ve mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında alınan kararlarla daha da karmaşık bir hal almış durumda. Bu süreç, siyasi tutarlılığın ve adaletin nasıl farklı bakış açılarıyla şekillendirildiğine dair ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Sözde Adalet, Gerçekte Siyasi Operasyonlar Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, yaşanan gelişmeleri sert bir dille eleştirerek, “Dün susanların bugün konuşması, bugün konuşanların ise dün yaşananlara sessiz kalması, toplum vicdanında derin yaralar açmaktadır. Bu tablo ne hukuka ne de demokrasiye yakışmaktadır” ifadelerini kullandı. Öztürk, toplumsal adaletin ve hukukun kişilere, koltuklara ve siyasi kimliklere göre farklı muamele görmemesi gerektiğinin altını çizdi. Öztürk, geçmişte siyasi kimliklere veya parti aidiyetine göre hareket edenlerin bugün farklı tutumlar sergileyerek aynı hassasiyeti göstermediklerini belirterek, şu soruları gündeme getirdi: “Sayın Bozbey bugün görevde olmasaydı ya da farklı bir siyasi partide olsaydı, aynı çevreler yine aynı hassasiyeti gösterecek miydi? Ya da geçmişte görev yapmış bir belediye başkanı hakkında benzer süreçler yaşandığında neden aynı sesler yükselmedi?” Adaletin Kriteri: Siyasi Hesaplar Değil, Evrensel Hukuk İlkeleri DEVA Partisi'nin Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, adaletin yalnızca kişilere göre değil, evrensel hukuk ilkelerine göre işletilmesi gerektiğine inandıklarını vurguladı. “Adalet, ne bir rövanş aracı, ne bir siyasi hesaplaşma yöntemi, ne de koltukları koruma refleksidir” diyen Öztürk, “Adalet, halkın hakkıdır ve doğru kimden gelirse gelsin yanında; yanlış kimden gelirse gelsin karşısında duracağız” şeklinde konuştu. Öztürk, bugün halkın sesinin duyulmadığını, toplumun adalet talebinin siyasi hesapların gölgesinde bırakıldığını belirtti. Bu durumun, sadece demokratik bir gerilemeye değil, aynı zamanda hukuk düzenine ve toplumsal barışa büyük zarar verdiğine dikkat çekti. “Halk, tarafsız ve bağımsız bir yargı düzenini hak etmektedir. Ancak, ne yazık ki bugün siyasal çıkarlar, adaletin önünde bir engel teşkil etmektedir” diyerek, siyasi çıkarların adaletin önüne geçmesinin büyük bir tehlike yarattığını vurguladı. Adalet, Kişilere Göre Değil, Evrensel İlkelere Göre İşlemelidir Tayfun Öztürk, DEVA Partisi olarak her zaman doğruyu ve hakkı savunacaklarını, kimden gelirse gelsin, haksızlığa karşı duracaklarını belirtti. “Adaletin evrensel ilkeler çerçevesinde, herhangi bir siyasi kimlikten bağımsız bir şekilde işlemelidir. Bizim için adalet, sadece hukuki bir mesele değil, toplumsal bir sorumluluktur” ifadelerini kullanan Öztürk, sadece bireysel çıkarların değil, tüm halkın haklarının savunulması gerektiğine işaret etti. Bugün, Türkiye'deki siyasi tabloyu gözler önüne sererek, halkın sesiyle siyasi hesapların sesinin karıştığını, bu durumun ise adaletin tecelli etmesini engellediğini söyleyen Öztürk, “Bizler her zaman doğru kimden gelirse gelsin yanında, yanlış kimden gelirse gelsin karşısında durmaya devam edeceğiz. Siyasi partilere, koltuklara veya siyasi hesaplara dayalı bir adalet anlayışının değil, halkın adalet talebine ve evrensel hukuk ilkelerine dayalı bir adalet anlayışının hâkim olması gerektiğini savunuyoruz” şeklinde konuştu. Sonuç: Hukukun ve Adaletin Gücü Sonuç olarak, Tayfun Öztürk ve DEVA Partisi, adaletin sadece bir kavram değil, her bir vatandaşın hakkı olduğunu vurgulamaya devam edecek. Toplumun vicdanını temsil etmek ve siyasi hesaplardan bağımsız olarak doğruyu savunmak, sadece bir parti için değil, tüm ülke için önemli bir sorumluluktur. Hukukun ve adaletin her alanda ve her şartta üstün olması gerektiğini belirten Öztürk, bu anlayışla hareket etmeye devam edeceklerini söyledi.

Kumla’daki Park Geliri Tartışması Büyüyor: İYİ Parti’den Sert Tepki Haber

Kumla’daki Park Geliri Tartışması Büyüyor: İYİ Parti’den Sert Tepki

Bursa’nın Gemlik ilçesine bağlı Kumla Mahallesi’nde yeni açılan park alanından elde edilecek gelirin kullanımına ilişkin tartışmalar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı konuyla ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı. İlçe Başkanı Orhan Karaduman imzasıyla yayımlanan açıklamada, söz konusu gelirin Gemlik Belediyespor’a aktarılacağı yönündeki iddialara sert tepki gösterildi. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, daha önce de konuya ilişkin net bir duruş sergilediklerini hatırlatarak, park gelirinin öncelikle Kumla Mahallesi’nin ihtiyaçları ve Kumlaspor için kullanılması gerektiğini güçlü bir şekilde dile getirdiklerini vurguladı. “Açıklama beklentileri karşılamadı” Tartışmaların odağındaki konuya ilişkin Gemlik Belediyespor Yönetim Kurulu tarafından yapılan son açıklamanın kamuoyunda oluşan soru işaretlerini gidermediği belirtilen açıklamada, spora yapılan katkıların detaylı şekilde sıralanmasına rağmen asıl soruya yanıt verilmediği ifade edildi. Açıklamada, “Kumla’daki park gelirinin nereye aktarılacağı” sorusunun yanıtsız bırakıldığına dikkat çekilerek, bu yaklaşımın çözüm üretmekten ziyade konuyu dağıtma ve belirsizleştirme çabası olarak değerlendirildiği kaydedildi. “Kumla’nın hakkı Kumla’ya aittir” İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, açıklamasında en net mesajını ise şu ifadelerle verdi: “Kumla’nın hakkı Kumla’ya aittir.” Mahalle sınırları içerisinde oluşturulan bir ekonomik değerin, o bölgenin ihtiyaçları göz ardı edilerek başka alanlara yönlendirilmesinin adalet, hakkaniyet ve vicdan ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulandı. Kumla halkının beklentisinin açık ve net olduğu belirtilerek, bu talebin yok sayılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. “Geri adım atılmıyor, ancak biz de atmayacağız” Gelinen süreçte karar alıcıların geri adım atmamakta ısrarcı olduğunun gözlemlendiği belirtilen açıklamada, İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’nın da bu karara karşı mücadelesini sürdüreceği ifade edildi. Açıklamada, “Bu yanlışın karşısında geri adım atmayacağız” denilerek, sürecin sonuna kadar takipçisi olunacağı vurgulandı. “Mücadelemiz sürecek” İlçe Başkanı Orhan Karaduman, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı olarak; Kumla halkının hakkını savunmaya, Yerelin hakkını yerelde bırakmaya, Adaletli ve vicdanlı bir yönetim anlayışı için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceklerini belirtti. Açıklamada ayrıca, söz konusu karar geri çekilene kadar sürecin yakından takip edileceği ve kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği ifade edildi. Kumla Mahallesi’ndeki park geliri üzerinden başlayan bu tartışmanın önümüzdeki günlerde de yerel siyasetin önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam etmesi bekleniyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında; yolsuzluk, rüşvet ve imar usulsüzlüğü iddiaları kapsamında yürütülen soruşturma neticesinde verilen tutuklama kararı, kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır. Haber

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında; yolsuzluk, rüşvet ve imar usulsüzlüğü iddiaları kapsamında yürütülen soruşturma neticesinde verilen tutuklama kararı, kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır.

Yeniden Refah Partisi Osmangazi İlçe Başkanlığı olarak açıkça ifade ediyoruz ki, bu süreçte herhangi bir kişi ya da kurumu koruyan ya da hedef alan bir yerde değiliz. Bizim durduğumuz yer nettir: adalet, ahlak ve hakkaniyet. Ortada sıradan iddialar değil, kamu kaynaklarını ve milletin hakkını doğrudan ilgilendiren son derece ciddi yolsuzluk, rüşvet ve imar usulsüzlüğü iddiaları bulunmaktadır. Bu tür iddiaların görmezden gelinmesi ya da hafife alınması asla kabul edilemez. Bununla birlikte, kamuoyuna uzun süredir yansıyan bu iddiaların ancak bugün bu noktaya gelmiş olması da ayrı bir soru işaretidir. Adaletin gecikmesi, toplum vicdanında güven zedelenmesine yol açmaktadır. Bizim anlayışımızda belediyecilik; sadece hizmet üretmek değil, aynı zamanda ahlaklı, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını hâkim kılmaktır. Kamu malı, milletin emanetidir ve bu emanete uzanan her elin karşısında durmak, bizim için bir sorumluluktur. Bu nedenle sürecin bağımsız, tarafsız ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi; ortaya atılan tüm iddiaların eksiksiz biçimde aydınlatılması gerekmektedir. Bizler, ne haksızlığın üzerini örten, ne de adaletsizliğe sessiz kalan bir anlayışın parçasıyız. Yolsuzluğa karşı duruşumuz nettir. Yeniden Refah Partisi Osmangazi İlçe Başkanlığı Osmangazi İlçe Başkanı Yunus KOÇAK

ÇATALTEPE DOSYASI: İDDİALAR BÜYÜYOR, TEPKİLER SERTLEŞİYOR Haber

ÇATALTEPE DOSYASI: İDDİALAR BÜYÜYOR, TEPKİLER SERTLEŞİYOR

Bursa kamuoyunu yıllardır meşgul eden Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi projesine ilişkin tartışmalar, ÇATSANDER yönetiminin sert ve kapsamlı açıklamasıyla yeniden alevlendi. Dernek Başkanı Zekai Akdoğan, Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş ve Başkanvekili Aydın Çitil imzasıyla yapılan açıklamada, sürecin başından bu yana yaşananlar “kabul edilemez bir tablo” olarak nitelendirildi. Açıklamada en dikkat çekici vurgu, yaklaşık 3.200 Bursa esnafının mağduriyetinin uzun yıllardır giderilememesi oldu. ÇATSANDER yönetimi, bu gecikmenin ve ortaya çıkan sonuçların ardında ciddi soru işaretleri bulunduğunu dile getirerek, kamuoyunun vicdanını hedef alan sert sorular yöneltti. “PROTOKOLÜ İMZALAYANLARIN AKIBETİ DİKKAT ÇEKİYOR” 2008 yılında TOKİ, BESOB, belediye ve valilik arasında imzalanan Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi Projesi protokolüne de dikkat çekilen açıklamada, sürece imza atan isimlerin sonrasında yaşadığı gelişmeler tek tek hatırlatıldı. Bu gelişmelerin tesadüf olup olmadığı kamuoyunun takdirine bırakılırken, sürecin şeffaflığı ciddi şekilde sorgulandı. “3 BİN ESNAFIN HAKKI NE OLDU?” İddialara göre: Proje kapsamında binlerce esnafın yer hakkı elinden çıktı Tapuların kooperatif yapısı üzerinden devredildiği öne sürüldü Bursa’daki siyasi temsilcilerin konuya sessiz kaldığı iddia edildi ÇATSANDER, özellikle Bursa milletvekillerine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, “herkesin haberi var ama kimse konuşmuyor” diyerek tepkisini ortaya koydu. “7 BİN LİRALIK KOOPERATİFE MİLYARLIK PROJE” İDDİASI Açıklamanın en çarpıcı başlıklarından biri ise BESKOOP’un yapısına ilişkin iddialar oldu. Dernek, sermayesi yalnızca 7.000 TL olduğu öne sürülen bir kooperatifin, milyarlarca lira değerindeki sanayi arazisinin sahibi haline getirildiğini savundu. Bu durum şu ifadelerle eleştirildi: “Bu tabloyu ne hukuk açıklar ne vicdan. Bu, düpedüz bir peşkeştir.” “YENİ SUÇ DUYURULARI YOLDA” ÇATSANDER, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yeni suç duyurularına hazırlandığını da açıkladı. Sürecin yalnızca bir kurumla sınırlı olmadığını vurgulayan dernek, ilgili tüm yapıların sorumluluğunun araştırılması gerektiğini savundu. “BU HESAP KAPANMAYACAK” Açıklamanın en sert bölümlerinden birinde ise bazı kişi ve açıklamalara doğrudan tepki gösterildi. Yapılan beyanların gerçeği yansıtmadığı iddia edilerek, tüm açıklamaların tek tek kamuoyu önünde yanıtlanacağı belirtildi. Ayrıca, sürece ilişkin haber yapan bazı medya mensupları da eleştirildi; iddiaların araştırılmadan kamuoyuna sunulduğu öne sürüldü. “ADALET MUTLAKA TECELLİ EDECEK” ÇATSANDER yönetimi, açıklamasını kararlılık vurgusuyla tamamladı: Mücadelenin süreceği Tüm iddiaların yargıya taşınacağı Kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği ifade edildi Çataltepe sürecine ilişkin bu ağır iddialar ve sert çıkışlar sonrası gözler, hem yargı sürecine hem de adı geçen taraflardan gelecek açıklamalara çevrildi. Bursa kamuoyu ise yıllardır süren bu dosyada artık net ve şeffaf bir sonuç bekliyor.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet Yoksa Hiçbir Şey Yoktur” Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet Yoksa Hiçbir Şey Yoktur”

Bursa’da adalet tartışmaları sürerken, DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, yargı ve hukukun bağımsızlığı konusundaki sert ve net duruşunu ortaya koydu. Öztürk, adaletin sadece bir kişi ya da makam için değil, herkes için, her koşulda ve hiçbir ayrım gözetmeden korunması gereken en temel değer olduğunu vurguladı. “Yargının Bağımsız Olmadığı Yerde Güven Olmaz” Öztürk, “Yargının bağımsız olmadığı bir yerde güven olmaz. Güvenin olmadığı yerde ne ekonomi büyür ne toplum huzur bulur” diyerek, hukukun siyasetin gölgesinde kalmasının toplumsal ve ekonomik felaketlere yol açacağını açıkça belirtti. DEVA Partisi olarak hiçbir güdümlü sürecin ve siyasi müdahalenin yargının üzerine düşmesini kabul etmediklerini söyleyen Öztürk, meseleyi kişisel ya da makam odaklı değil, hukukun siyasete göre şekillenip şekillenmediği meselesi olarak tanımladı. Siyasi Operasyonlara Net Tepki Öztürk, siyasi operasyon görüntüsü veren her adımın toplumun devlete olan inancını zedelediğini vurguladı. DEVA Partisi’nin duruşu nettir: Müdahalesiz, bağımsız ve tarafsız yargı Vicdanı hür hakimler ve savcılar Hukukun üstünlüğü Kim olursa olsun, hakkın ve hukukun dışında atılan her adımın karşısında duracaklarını kaydeden Öztürk, “Çünkü biliyoruz ki; adalet yoksa, hiçbir şey yoktur” diyerek sert ve meydan okuyan mesajını sonlandırdı. DEVA Partisi Bursa İl Başkanlığı’nın açıklaması, hukukun siyasete kurban edilmesine karşı sert bir duruş niteliğinde. Öztürk’ün mesajı, yalnızca siyasi tartışmalara değil, Türkiye’nin gelecekteki hukuk ve demokrasi yoluna dair net ve meydan okuyan bir uyarı olarak öne çıkıyor.

CHP Bursa: Bursalıların iradesine darbe Haber

CHP Bursa: Bursalıların iradesine darbe

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in sabah saatlerinde gözaltına alınmasına CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’tan sert tepki geldi. Yeşiltaş, operasyonu “Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik siyasi operasyonların yeni bir halkası” olarak nitelendirerek, sürecin sandık iradesine açık bir müdahale olduğunu savundu. Yeşiltaş, yazılı açıklamasında Marmara Belediyeler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasını, “doğrudan Bursalıların iradesine, demokrasiye ve hukuk devletine yönelik açık bir müdahale” olarak değerlendirdi. Sandıkta tecelli eden millet iradesini hiçe sayan bu yaklaşımın asla kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yeşiltaş, “Unutulmamalıdır ki milletin iradesi yok sayılamaz” ifadelerini kullandı. Açıklamada, Bozbey hakkında yürütülen sürecin 10 yıl öncesine ait olduğu iddia edilen bir dosyayla ilişkilendirilerek yıllar sonra gündeme getirilmesinin hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi. Yeşiltaş, “Hukuk, siyaseti dizayn etmenin bir aracı haline getirilemez. Bu tür uygulamalar, adalet duygusunu zedelediği gibi halkın hukuka olan güvenini de derinden sarsmaktadır” dedi. “31 Mart’ın ikinci yıl dönümünde şafak operasyonu” Yeşiltaş, operasyonun zamanlamasına da dikkat çekerek, Bozbey’in tam da Bursa halkının iradesiyle seçildiği gün olan 31 Mart’ın ikinci yıl dönümünde bir şafak operasyonuyla gözaltına alınmasının asla kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kaçma şüphesi bulunmayan, çağrılsa ifadeye gidebilecek olan Bozbey’in halkın arasında çalışan bir belediye başkanı olduğunu belirten Yeşiltaş, “Bu operasyonun hukuki değil, tamamen siyasi olduğu apaçık ortadadır” ifadelerini kullandı. “Saat 19.00’da belediye binası önünde buluşuyoruz” CHP’li isim, halkın iradesini yok sayan her türlü girişimin karşısında durmaya devam edeceklerini belirterek, Bozbey’in bir an önce serbest bırakılarak görevinin başına dönmesinin vicdan sahibi her yurttaşın en temel beklentisi olduğunu söyledi. Yeşiltaş, bu doğrultuda halkın iradesinin gasp edilmesine itiraz eden herkesi saat 19.00’da Bursa Büyükşehir Belediye Binası (Ankara Yolu) önüne beklediklerini duyurdu. Açıklamasını “Hiçbir güç, halkın iradesinden üstün değildir” sözleriyle tamamlayan Yeşiltaş, demokrasiye, hukuka ve adalete olan inançlarıyla Bursa halkının seçilmiş iradesine sahip çıkmayı sürdüreceklerini kaydetti. “31 Mart’ın ikinci yıl dönümünde şafak operasyonu” Yeşiltaş, operasyonun zamanlamasına da dikkat çekerek, Bozbey’in tam da Bursa halkının iradesiyle seçildiği gün olan 31 Mart’ın ikinci yıl dönümünde bir şafak operasyonuyla gözaltına alınmasının asla kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kaçma şüphesi bulunmayan, çağrılsa ifadeye gidebilecek olan Bozbey’in halkın arasında çalışan bir belediye başkanı olduğunu belirten Yeşiltaş, “Bu operasyonun hukuki değil, tamamen siyasi olduğu apaçık ortadadır” ifadelerini kullandı. “Saat 19.00’da belediye binası önünde buluşuyoruz” CHP’li isim, halkın iradesini yok sayan her türlü girişimin karşısında durmaya devam edeceklerini belirterek, Bozbey’in bir an önce serbest bırakılarak görevinin başına dönmesinin vicdan sahibi her yurttaşın en temel beklentisi olduğunu söyledi. Yeşiltaş, bu doğrultuda halkın iradesinin gasp edilmesine itiraz eden herkesi saat 19.00’da Bursa Büyükşehir Belediye Binası (Ankara Yolu) önüne beklediklerini duyurdu. Açıklamasını “Hiçbir güç, halkın iradesinden üstün değildir” sözleriyle tamamlayan Yeşiltaş, demokrasiye, hukuka ve adalete olan inançlarıyla Bursa halkının seçilmiş iradesine sahip çıkmayı sürdüreceklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.